Türkiye Otizm Meclisi ve Otizm Konfederasyonu, Konya’daki bir özel bakım merkezinden kamuoyuna yansıyan görüntüler üzerine ortak açıklama yaptı.
Örgütler, görüntülerin yalnızca tek bir kurumun değil, bakım hizmetlerinin bütünüyle denetim mekanizmalarının sorgulanmasını gerektirdiğini belirtti.
Açıklamada, son dönemde Niğde, Sakarya Arifiye, Elazığ, Şanlıurfa ve Bursa’daki bakım merkezlerinde yaşanan can kayıpları ve şiddet vakalarına dikkat çekilerek, yaşananların “geçici hata” ya da “münferit olay” olarak değerlendirilemeyeceği ifade edildi.

Otizmli Uğur Yıldırım'ın öldüğü bakım merkezinde 100'den fazla ihmal ve istismar
“Benden sonra çocuğuma ne olacak?”
Örgütler, bakım merkezlerinde yaşanan ihmal ve şiddet vakalarında sorumluluğun yalnızca doğrudan bakım veren personelle sınırlı olmadığını, yöneticilere kadar uzanan bir sorumluluk zinciri bulunduğunu dile getirdi.
Açıklamada, sorumluların hesap vermemesinin ailelerde “benden sonra çocuğuma ne olacak” kaygısını derinleştirdiği ve bunun engelli bireyler açısından ciddi hak ihlallerine yol açtığı vurgulandı.
Türkiye Otizm Meclisi ve Otizm Konfederasyonu, her olayın ardından yalnızca “soruşturma başlatıldı” açıklaması yapılmasını yeterli bulmadıklarını kaydetti.
Denetimlere ilişkin sorular
Örgütler, Konya’daki bakım merkezine ilişkin şu soruların yanıtlanmasını istedi:
Merkezin son iki yılda kaç kez denetlendiği, denetimlerde hangi eksikliklerin tespit edildiği ve herhangi bir yaptırım uygulanıp uygulanmadığı; kurum hakkında daha önce yapılan şikâyetlerin nasıl sonuçlandığı; olayın yaşandığı vardiyada personel başına düşen engelli sayısının mevzuata uygun olup olmadığı; kameraların ve kurum içi gözetim mekanizmalarının düzenli biçimde denetlenip denetlenmediği.
Açıklamada ayrıca personelin Mesleki Yeterlilik Kurumu sertifikalarının ve hizmet içi eğitimlerinin eksiksiz olup olmadığı ile otizmli ve zihinsel engellilerin iple bağlanması gibi uygulamaların denetimlerde neden tespit edilemediği de soruldu.
Örgütler, tüm özel ve resmi bakım merkezlerinde habersiz ve olağanüstü denetimlerin başlatılıp başlatılmayacağı konusunda da açıklama istedi.

Otizmlilerin RAM'larda puanları neden düşürüldü?
Talepler
Türkiye Otizm Meclisi ve Otizm Konfederasyonu, idari ve adli süreçlerin şeffaf biçimde kamuoyuyla paylaşılmasını ve sorumluların cezalandırılmasını istedi.
Örgütler ayrıca engellilere yönelik şiddette cezasızlığa son verilmesini; bu fiillerin Türk Ceza Kanunu kapsamında “nitelikli eziyet ve işkence” olarak değerlendirilmesini; bakım merkezlerinin sivil toplum örgütleri, aile temsilcileri ve uzmanların yer aldığı bağımsız izleme mekanizmalarına açılmasını talep etti.
Açıklamada, kapalı kurumsal bakım yerine topluma entegre “bağımsız yaşam evleri” modeline geçilmesi gerektiği de belirtildi.
“Engellilerin yaşam hakkı, beden bütünlüğü ve insan onuru korunmalıdır” denilen açıklamada, kamuoyuna yansıyan her yeni olayın ardından aynı açıklamaların tekrarlanmasının yeterli olmadığı vurgulandı.
Örgütler, bu kez yalnızca soruşturmanın sonucunu değil, bakım sisteminde neyin ve nasıl değiştirileceğinin somut biçimde açıklanmasını istediklerini belirtti.
(NÖ)







