Gezi davasında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilen ve 1 Kasım 2017’den bu yana cezaevinde tutulan sivil toplum ve insan hakları savunucusu Osman Kavala, AİHM kararının uygulanmamasına ilişkin açıklama yaptı.
Kavala, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nin “yargının itibarına zarar verdiğini” belirterek şunları söyledi:
“25 Ağustos tarihli AİHM kararında maruz kaldığım yargısal işlemler, adaletin inkârı olarak nitelendirilmişti. Bunun ana nedeni suç işlemiş olduğuma dair bir bulgu olmadan ve olmadığının bilinmesine rağmen hukukun özünü zedeleyen işlemlerle özgürlüğümün kısıtlanmasının sürdürülmesi oldu.
13. Ağır Ceza Mahkemesi’nin vahim bir insan hakları ihlaline son vermek yerine AİHM’e bireysel başvuru hakkı ve CMK maddelerini keyfi biçimde yorumlayarak yeniden yargılamayı reddetmesi yargının itibarına da zarar veriyor.”
AİHM Büyük Dairesi, 25 Ağustos’taki kararında Kavala’nın özgürlük ve güvenlik, adil yargılanma, ifade ve barışçıl toplanma özgürlüğü haklarının ihlal edildiğine hükmetmişti. Mahkeme, Kavala’nın mümkün olan en kısa sürede serbest bırakılması ve mahkumiyetinin bütün sonuçlarının ortadan kaldırılmasına karar vermişti.
İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi ise AİHM’e başvuru öncesinde iç hukuk yollarının tüketilmesi gerektiğini savunarak yeniden yargılama talebini reddetti. Mahkeme, AİHM’nin bir temyiz mahkemesi olmadığını ve delillerin değerlendirilmesinin ulusal mahkemelerin yetkisinde bulunduğunu ileri sürdü.

Mahkeme bir kez daha AİHM’nin Osman Kavala kararını tanımadı
Osman Kavala'nın hapsi
Sivil toplum ve insan hakları savunucusu Osman Kavala, 2013'teki Gezi Parkı protestolarını organize ve finanse ettiği iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında 18 Ekim 2017'de gözaltına alındı, 1 Kasım 2017'de tutuklandı.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), 10 Aralık 2019'da Kavala'nın tutuklanması için makul şüphe bulunmadığına ve tutukluluğunun kendisini insan hakları savunucusu olarak susturma amacı taşıdığına hükmederek serbest bırakılmasını istedi.
İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi, 18 Şubat 2020'de Gezi davasında Kavala'nın beraatine ve tahliyesine karar verdi. Ancak Kavala, cezaevinden çıkamadan yeniden gözaltına alındı ve farklı suçlamalarla tutuklandı. Beraat kararı daha sonra istinaf mahkemesince bozuldu.
Yeniden görülen Gezi davasında İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, 25 Nisan 2022'de Kavala'yı "hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüs" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırdı. Karar, 28 Eylül 2023'te Yargıtay tarafından onandı.
Türkiye'nin 2019 tarihli AİHM kararını uygulamaması üzerine Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi ihlal prosedürü başlattı. AİHM, 11 Temmuz 2022'de Türkiye'nin söz konusu karara uyma yükümlülüğünü ihlal ettiğine hükmetti.
AİHM Büyük Dairesi, 25 Ağustos 2026'da verdiği yeni kararda da Kavala'nın özgürlük ve güvenlik, adil yargılanma, ifade ve barışçıl toplanma özgürlüğü haklarının ihlal edildiğine karar verdi.









