Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) 7 Nolu Şubesi, 12 Şubat 2026’da Millî Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) 81 il valiliğine gönderdiği “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli Kapsamında Ramazan Ayı Etkinlikleri” konulu talimata ilişkin Avcılar İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü önünde bir açıklama yaptı.

MEB'den Ramazan kılavuzu: 4-9 yaş grubundaki çocuklar camiye götürülecek
"Çoğunluğun dini pratiği 'birleştirici değer' olamaz"
Açıklamada, okul öncesinden ortaöğretime kadar tüm kademeleri kapsayan uygulamanın, okulları dini ritüellerin “uygulama alanı”na dönüştürme riski taşıdığı ileri sürüldü. Düzenlemenin Anayasa’nın laiklik ilkesine ve eğitimin bilimsel niteliğine aykırı olduğu savunuldu.
Yapılan değerlendirmede, okulların farklı inanç gruplarından ve inancı olmayan öğrencilerin birlikte eğitim aldığı kamusal alanlar olduğuna dikkat çekilerek, çoğunluğun dini pratiğinin “birleştirici değer” olarak sunulmasının pedagojik açıdan sakıncalı olduğu belirtildi. Açıklamada, farklı inançlara sahip öğrencilerin dışlanma riski yaşayabileceği, oruç tutmayan öğrencilerin akran baskısıyla karşılaşabileceği, etkinliklerin raporlanması ve kayıt altına alınmasının ise “ayrımcılık algısı” doğurabileceği ifade edildi.

"Öğrenci ve öğretmenler 'gönüllülük' adı altında fişlenecek"
"Okulla ibadet merkezi gibi kurgulanıyor"
Pansiyonlu okullara ilişkin ayrı bir başlık açılarak, yemek düzeni ve ortak yaşam kuralları nedeniyle “hassasiyet” oluşabileceği; öğrencilerin doğrudan ya da dolaylı biçimde bir tercihe zorlanabileceği öne sürüldü. Bu çerçevede, “okulları bir ibadet merkezi gibi kurgulayan” yaklaşımın devletin inançlar karşısındaki tarafsızlığıyla bağdaşmadığı belirtildi.
Metinde ayrıca, etkinliklere katılımın mesai saatleri dışında planlanmasının öğretmenler açısından hukuki ve idari sorunlar doğuracağı savunuldu. Yasa ve yönetmeliklerde bu etkinliklerin öğretmenlerin görev tanımları içinde yer almadığı belirtilerek, “gönüllülük” vurgusuna rağmen katılmayan öğretmen ve öğrencilerin fişlenmesi, öğrencilerin akran zorbalığı ve dışlanma yaşaması riskine dikkat çekildi.

Eğitim-İş'ten eylem kararı: Öğretmenlerimiz Ramazan etkinliklerinin parçası olmayacak
"Laik, bilimsel ve kamusal eğitim"
Açıklamada Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e de çağrı yapılarak, eğitimde önceliğin yoksulluk kaynaklı fırsat eşitsizliğiyle mücadele olması gerektiği ifade edildi. Metinde, okul öncesinde uygulandığı belirtilen “bir öğün yemek ve içilebilir su” hakkının tüm kademelere yaygınlaştırılması istenirken; temizlik personelinin çalışma koşulları, öğretmenler arasındaki statü farklılıkları, özel okullarda ücretler ve MESEM’lere ilişkin eleştiriler de yer aldı.
Son bölümde ise MEB’e, Anayasa ve Milli Eğitim Temel Kanunu’na aykırı olduğu savunulan “fiili durum yaratma” yönteminden vazgeçmesi ve “laik, bilimsel ve kamusal eğitime aykırı” uygulamalara son vermesi çağrısı yapıldı.
(NÖ)

