TBMM Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, 5 Ağustos 2025’te başladığı çalışma sonucunda ortak raporunu tamamladı. 51 üyeli komisyonda raporun onaylanması için yapılan toplantıda en az 31 "evet" oyu arandı.
Komisyonun, ortak raporu oy çokluğuyla kabul etti. DEM parti rapora şerh koyarak kabul oyu verirken, TİP ve EMEP dışındaki tüm partiler de kabul oyu verdi. Böylece rapor 2 ret, 1 çekimser oyla; oy çokluğu ile kabul edilmiş oldu. Komisyonda CHP’li Türkan Elçi, çekimser oy kullandı. Elçi’nin faili meçhul cinayetlerle ilgili vurgu olmaması sebebiyle çekimser kaldığı öğrenildi.

Çözüm komisyonu raporunun detayları ortaya çıktı
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, komisyonunun son toplantısında yaptığı konuşmayla nihai raporun içeriğini kamuoyuna açıkladı. Kurtulmuş, raporun yedi ana bölümden oluştuğunu belirterek, her bölümde komisyon çalışmalarının farklı boyutlarının ele alındığını ifade etti.
Raporun 7 bölümü
Kurtulmuş’un verdiği bilgilere göre raporun birinci bölümünde komisyonun çalışma süreci ayrıntılı biçimde anlatılıyor. İkinci bölümde, komisyonun temel hedefleri çerçevesinde yürütülen tartışmalara ilişkin vurgular yer alıyor. Üçüncü ana başlıkta Türk-Kürt kardeşliğinin tarihi kökleri ve kardeşlik hukuku ele alınıyor. Dördüncü bölümde, komisyonda dinlenen kişi ve kurumların söylem analizlerinden hareketle ortaya çıkan mutabakat alanları değerlendiriliyor. Beşinci bölüm PKK’nin kendisini feshetmesi ve silah bırakması sürecine ayrılırken, altıncı bölümde sürece ilişkin yasal düzenleme önerileri, yedinci bölümde ise demokratikleşmeye yönelik öneriler yer alıyor. Rapor, sonuç ve değerlendirme bölümüyle tamamlanıyor.
Ana rapora ek olarak bugüne kadar beş ayrı ek hazırlandığını açıklayan Kurtulmuş, bu eklerde komisyon üyeleri listesi, çalışma usul ve esasları, siyasi partiler tarafından sunulan raporların dijital bağlantıları ve QR kodları, gerçekleştirilen yirmi toplantının özetleri ile dinlenen kurum ve kişilerin listesinin bulunduğunu söyledi. Yirmi birinci toplantıya ilişkin tutanakların ise tam metin halinde yayımlanacağını belirtti.
"Tarihi dönemden geçiyoruz"
Kurtulmuş, Komisyonun 21. toplantısının açılışında şöyle konuştu:
"Toplantımızda titizlikle hazırlamış olduğumuz raporun burada komisyon üyelerimizle bir kez daha değerlendirilmesi hem de kamuoyuyla paylaşılması için toplantımızı gerçekleştiriyoruz. Halkımızın uzun yıllar boyunca ağır bedeller ödeyerek karşı karşıya kaldığı sorunlar, Gazi Meclis'imizin yasa yapıcı ve denetleyici niteliği ile ele alındığında kalıcı bir çözüm ufku kazanmaktadır. Bugün terör meselesinde tarihi bir dönemden geçiyoruz. Meclis'imiz üzerine düşen vazifeyi tereddütsüz üstlenmiştir. Kardeşliği büyüten her adımı destekliyoruz. Türkiye küresel güçlerin hilafına bölgede barışın öncüsü olmaya devam edecektir.
"Bölgede barışın tesisi"
"Türkiye’de terör meselesinin kalıcı biçimde çözülmesi; sadece güvenlik boyutuyla sınırlı olmayan, siyasal meşruiyeti, toplumsal kabulü ve demokratik kapasiteyi birlikte güçlendiren çok boyutlu politikaları zorunlu kılmaktadır. Küresel sistemin meşruiyet krizleriyle sarsıldığı bu dönemde, devletlerin gücü; egemenlik, toplumsal bütünlük ve hukuk devletini aynı irade çizgisinde sürdürebilme kapasitesiyle ölçülmektedir.
"İçeride milli dayanışmayı derinleştirirken, bölgede barışın tesis edilmesi, refahın artırılması ve adalet duygusunun güçlendirilmesi yönündeki sorumluluklarımız artmaktadır. Kardeşliği ve toplumsal barışı büyüten her sözü ve her adımı desteklemekteyiz. Bu mesele, dar siyasi çıkarların ya da risk hesaplarının konusu olamayacak kadar hayati bir nitelik taşımaktadır.
'Toplumsal meşruiyet' vurgusu
"Kalıcı sükûnetin sağlanması; güvenlik, hukuk devleti pratiği, demokratik siyaset ahlakı ve milli dayanışma iradesinin birlikte güçlendirilmesini gerektirmektedir. Terörün ülke gündeminden çıkarılması, hepimiz için tarihi bir sorumluluktur. Bu süreç, Gazi Meclisin denetimi ve toplumsal meşruiyet zemininde ilerlediğinde, alınan kararlar hukukla tahkim edilmiş sağlam bir istikamete kavuşacaktır.
"Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, acıları inkâr etmeden geleceği birlikte kurma iradesinin ifadesidir. Komisyon çalışmaları, milletimizin farklı düşünceleri baskıdan ve önyargıdan uzak biçimde ifade edebilme olgunluğuna sahip olduğunu göstermiştir. Ortak aklı önceleyen bu yaklaşım sayesinde, uzlaşı zemininden kopmadan meseleler derinlikli biçimde ele alınabilmiştir.
"Elinizdeki rapor, komisyon çalışmalarının olgunlaştırdığı müşterek idraki görünür kılmayı amaçlamaktadır. Rapora eklenen parti raporları, her partinin kendi siyasal duruşunu yansıtan politika belgeleri niteliğindedir. Türkiye modeli olarak adlandırılan yaklaşımın kurucu ilkeleri; kamu düzeninin korunması, hak ve özgürlüklerin genişlemesi, toplumsal bütünleşmenin güçlenmesi, demokrasinin ilerlemesi ve refahın kalıcı biçimde büyümesini birbirini tamamlayan bir bütün olarak ele almaktadır.
"Komisyonun ortaya koyduğu yaklaşım; örgütsel yapının feshi ve silah bırakmasının güvenli biçimde teyidiyle birlikte yürürlüğe alınması öngörülen idari ve hukuki düzenlemelere rehberlik edecek ilkeleri belirlemeyi, tespit ve takip mekanizmalarında öngörülebilirlik sağlamayı ve toplumla uyum adımlarını özgürlük ile güvenlik dengesini koruyan bir çerçevede tasarlamayı hedeflemektedir.
"Rapor af mahiyetinde değil"
"Rapor, af mahiyetinde algı üretecek başlıklardan bilinçli biçimde uzak duran, hukuk düzeninin belirlilik ilkesini merkeze alan ve kamu vicdanının hassasiyetini gözeten yaklaşımının ana hatlarını ortaya koymaktadır. Aynı zamanda devlet aklı ile millet vicdanını birlikte koruyan demokratik iradenin, bütünlük içinde ve kararlılıkla harekete geçtiğinde toplumsal barışın kalıcı zeminini kurduğuna işaret etmektedir.
"Terörsüz Türkiye hedefi, daha geniş bir ufukla terörsüz bir bölge tasavvuruna açılmakta; iç huzuru pekiştiren her adım, bölgesel ve küresel adalet arayışında Türkiye’nin gücünü artırmaktadır. Meclisimizin görevi; müşterek hayatın hukukunu kurmak, farklılıkların sesini ortak geleceğin sesine katmak, her yurttaşın kendisini eşit, güvende ve saygın hissettiği demokratik yapıyı güçlendirmek ve hürriyet ufkunu genişletmektir.
"Türkiye modeli olarak anılacak"
"Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, toplumsal huzur ve sükûnu zedeleyen terör eylemleri ile şiddet ikliminin sona erdirilmesine yönelik iradeyi raporlaştırmıştır. Raporun giriş bölümü ve değerlendirmeleri; kavramsal bir çerçeve sunmayı, komisyon çalışmaları boyunca oluşan ortak idraki görünür kılmayı ve çatışma çözümleri alanında uluslararası literatürde Türkiye modeli olarak anılacağına inanılan bu çalışmaların ilke ve hedeflerini siyasi bir metin disiplini içinde kayda geçirmeyi amaçlamaktadır.
"Şeffaf ve açık yaklaşım sayesinde komisyon toplantıları kamuoyu tarafından ilgiyle takip edilmiş, çalışmalara ilişkin gelişmeler medya organlarında geniş yer bulmuş ve süreç milletin denetimine açık biçimde ilerletilmiştir. Yapılan çalışmalar, gelinen aşamayla sınırlı ve tamamlanmış bir süreç olarak değerlendirilmemelidir. Komisyonun sergilediği sağduyulu, kapsayıcı ve çözüm odaklı yaklaşım; yarının güçlü, etkili ve huzurlu Türkiye’sine uzanan sağlam bir çerçeve ortaya koymuştur.
"Rapor bir nihayet değil, başlangıç"
"Komisyon tarafından titizlikle hazırlanan rapor, bundan sonraki süreçte atılacak adımlara istikamet çizen ve ortak hedefler doğrultusunda yol gösteren kıymetli bir başvuru metni niteliğindedir. Bu bakımdan rapor, bir nihayet değil; bilakis atılan ve atılacak kararlı adımların mihenk taşı olarak değerlendirilmelidir.
"Yeni bir anayasa hazırlama konusu komisyonun doğrudan görev alanında yer almamakla birlikte, ülkemiz açısından tehir edilemez ve yerine getirilmesi gereken ortak bir sorumluluk olarak önümüzde durmaktadır. Komisyon çalışmaları sonucunda raporda yer alan düzenleme ve önerilere ek olarak, siyasi partilerin daha önce çeşitli vesilelerle kamuoyuyla paylaştıkları metinlerde de ifade edildiği üzere; daha demokratik, sivil, özgürlükçü, katılımcı ve kapsayıcı yeni bir anayasa ihtiyacı açıktır. Bunun yanında, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü, Siyasi Partiler Kanunu ve Seçim Kanunlarında yapılacak demokratik değişiklikler de Yüce Meclisin sorumlulukları arasındadır.
"Komisyonun adını oluşturan milli dayanışma, kardeşlik ve demokrasi hedefi, bu adımların hayata geçirilmesiyle birlikte nihayete erecektir. Bu çerçevede, sorunun çözümü için ilk ve önemli adımları atarak meseleyi bir devlet politikası olarak benimseyen Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a; yaptığı kritik ve yol gösterici çağrılarla sürecin başlamasına katkı sunan Sayın Devlet Bahçeli’ye; komisyonda milletvekillerinin temsiline imkân sağlayan ve samimi destek veren genel başkanlar Sayın Özgür Özel, Sayın Tuncer Bakırhan, Sayın Tülay Hatimoğulları Oruç, Sayın Mahmut Arıkan, Sayın Ali Babacan, Sayın Ahmet Davutoğlu, Sayın Zekeriya Yapıcıoğlu, Sayın Muhammed Ali Fatih Erbakan, Sayın Erkan Baş, Sayın Said Aslan, Sayın Önder Aksakal ve Sayın Gültekin Uysal’a teşekkür ediyorum.
137 kişi dinlendi
"Geçmiş dönem Türkiye Büyük Millet Meclisi başkanları, bakanlar ve ilgili kamu kurumlarının temsilcileri, Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanı, şehit aileleri ve gaziler, sivil toplum temsilcileri, baro başkanları, hukuk çevreleri, insan hakları örgütleri, işçi ve memur sendikaları ile işveren temsilcileri, akademi camiası, düşünce kuruluşları, emekli güvenlik mensuplarının temsilcileri, gençlik ve kadın örgütleri dâhil olmak üzere farklı alanlardan toplam 137 kişi dinlenmiş; bu dinlemelerin her biri rapora önemli katkılar sunarak ufkunu genişletmiştir.
Sırrı Süreyya Önder anıldı
"Son olarak, komisyonumuzun çalışmaları sürerken aramızdan ayrılan; sürecin sükûnetle yürütülmesi, güven zemininiň korunması ve ortak aklın güçlenmesi için büyük emek veren Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkan Vekilimiz, değerli dostum Sırrı Süreyya Önder’i rahmet ve minnetle yâd ediyorum."
(AB)

