İzmir’deki kliniğinde 14 Ağustos’ta yaşamını yitiren 48 yaşındaki Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Özlem Gültekin’in ailesi, ölümünün ardından kamuoyuna yansıyan açıklamalara ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Ölümü şüpheli bulunan Gültekin’in kesin ölüm nedeninin belirlenmesi için otopsi yapılırken, olayla ilgili soruşturma sürüyor.
Haber spikeri Erhan Çelik ile boşanma aşamasında olan Gültekin, 14 Ağustos’ta İzmir’deki kliniğinde hareketsiz halde bulunmuş, kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirmişti. İlk değerlendirmelerde kalp krizi geçirdiği belirtilen Gültekin’in ölümünün şüpheli bulunması üzerine adli soruşturma başlatılmıştı.
Gültekin’in ailesi, yaptıkları açıklamada yaklaşık bir buçuk yıldır devam eden boşanma sürecinde kızlarının şiddet, tehdit ve baskıya maruz kaldığını söyledi. Aile, Çelik’in Gültekin’in ölümünün ardından yaptığı açıklamaların kızlarının hatırasına ve altı yaşındaki çocuğunun geleceğine zarar verdiğini belirtti.
“Ölümünün ardından basın açıklaması yapmaya zorlandık”
Aile, Gültekin’in ölümünden yalnızca üç gün sonra kendilerinden belirli bir metin üzerinden basın açıklaması yapmalarının istendiğini iddia etti.
Açıklamada, ailenin önceliğinin Gültekin’in altı yaşındaki çocuğunun ruhsal gelişimini ve geleceğini korumak olduğu vurgulandı. Aile, bu nedenle bugüne kadar herhangi bir yayın kuruluşuna görüntülü ya da sesli açıklama yapmadıklarını belirtti.
Çelik’in açıklamalarına tepki gösteren aile, “Merhumenin aramızdan ayrılışının ardından matemimizi yaşamamıza dahi fırsat verilmedi” ifadelerini kullandı.
Aile, Gültekin’in boşanma sürecinde darp, şiddet, tehdit ve baskıya maruz kaldığını ileri sürerek, bu konularla ilgili adli süreçlerin devam ettiğini belirtti. Ayrıca Çelik’in, Gültekin’in çocuğunun babalığı konusunda DNA testi yapılmasına neden olacak şekilde baskı kurduğunu ve Gültekin’in yanında çalışanlara da baskı uyguladığını iddia etti.
“Maddi ve manevi yetersizlik içinde olduğu iddiası gerçeği yansıtmıyor”
Aile, Çelik tarafından yayımlanan bir videoda Gültekin’in maddi ve manevi açıdan yetersiz bir yaşam sürdüğü ve bağımlı olduğu yönünde iddialar dile getirildiğini belirterek bunları reddetti.
Açıklamada, Gültekin’in 26 yıllık hekimlik yaşamı boyunca kendi ayakları üzerinde duran, mesleği ve çevresi tarafından saygı gören bir kadın olduğu ifade edildi.
Aile, Gültekin’in çocuğuna yetecek bir mal varlığı ve güçlü bir mesleki miras bıraktığını savundu. Çelik’in söz konusu açıklamalarının, Gültekin’in evlilik sürecinde maruz kaldığını ileri sürdükleri psikolojik ve fiziksel şiddete ilişkin devam eden yargı süreçlerinden kendisini aklama çabası olduğunu öne sürdü.
Aile ayrıca daha önce reddedildiğini belirttiği darp ve şiddet görüntülerinin farklı bir biçimde kamuoyuna sunulduğunu iddia etti.
“Hayatı boyunca kendi ayakları üzerinde durdu”
Gültekin’in ailesi, kızlarının yaşamı boyunca güçlü ve bağımsız bir kadın olduğunu belirtti.
Açıklamada, “Canımız Özlem’imiz, hayatı boyunca kendi ayakları üzerinde durmuş, hiçbir baskıya boyun eğmemiş, güçlü ve cesur bir kadındır” denildi.
Aile, Gültekin’in evliliği boyunca yaşadığını ileri sürdüğü psikolojik ve fiziksel baskılara rağmen annelik ve hekimlik sorumluluklarını sürdürdüğünü belirtti.
Açıklamada ayrıca Gültekin’in ölümünden kısa süre önce avukatına ve arkadaşlarına gönderdiği öne sürülen “Ben bu adamla artık mücadele edemiyorum” ve “Yaşam enerjimi tüketti” ifadelerinin de paylaşıldığı belirtildi.
“Evladının zarar görmesini istemiyoruz”
Aile, Gültekin’in artık kendisine yöneltilen iddialara yanıt veremeyeceğini vurgulayarak, kamuoyu önünde karşılıklı açıklamalar yapmanın altı yaşındaki çocuk açısından uzun vadeli sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekti.
Açıklamada, Gültekin hakkında ortaya atılan iddiaların dijital ortamda kalıcı hale gelmesinin, annesini kaybeden çocuğun gelecekte bu içeriklerle karşılaşmasına neden olabileceği ifade edildi.
Aile, bu nedenle Çelik’ten medya üzerinden sürdürülen tartışmalara son vermesini ve çocuklarının annesi hakkında yapılan açıklamaların çocuğa verebileceği zararı gözetmesini istedi.
Açıklamanın sonunda aile, Gültekin’in ölümüne ilişkin tüm hukuki süreçleri takip edeceklerini belirterek, “Diğer tüm hususları, insan olma erdemini yitirmeden, en büyük güvencemiz olan yüce adaletimize teslim ederek yargı önünde sürdürmeye devam edeceğiz” dedi.
(EMK)

