Okul masrafı büyüyor: Eski çanta dikiliyor, yedek forma alınamıyor
2026-2027 eğitim öğretim yılının 14 Eylül'de başlamasına kısa bir süre kala İstanbul Eminönü'nde yapılan incelemede okul alışverişinin aile bütçesine ağır yükü ortaya çıktı. Okul çantaları 600 liradan başlayıp 3 bin liraya kadar çıkarken, ilkokul için forma ve kıyafet 3-8 bin lira arasında değişiyor. Tüm Kırtasiyeciler Derneğine göre temel kırtasiye ihtiyaçları yaklaşık 2 bin 500 lira tutarken, bu rakam net asgari ücretin yüzde 9'una denk geliyor. Birden fazla çocuğu okula giden veliler zorluk yaşıyor; iki çocuk için toplam masraf 50 bin liraya ulaşabiliyor.
Aileler eski çantaları diktirerek kullanmaya devam ediyor, ikinci forma takımından vazgeçiyor ve bazı ihtiyaçları erteliyor. Veliler hangi ürünün yenileneceği, hangisinin bir yıl daha kullanılacağı konusunda zorlu tercihler yapmak zorunda kalıyor.
2026-2027 eğitim öğretim yılı 14 Eylül’de başlayacak. Okul öncesi ve ilkokul birinci sınıf öğrencileri için uyum eğitimleri ise 7-11 Eylül arasında yapılacak.
Okulların açılmasına kısa bir süre kala İstanbul’da okul alışverişinin yapıldığı merkezlerden Eminönü’nü gezdik. Kırtasiye, okul çantası ve forma satan dükkânlarda raflardaki fiyatlara baktık; esnaf ve velilerle yeni eğitim yılının bütçesini konuştuk.
Raflarda farklı fiyatlara ürün bulmak mümkün. Ancak çanta, forma, ayakkabı ve kırtasiye aynı alışveriş listesinde birleştiğinde ailelerin hesabı büyüyor. Özellikle birden fazla çocuğu okula giden veliler için alışveriş yalnızca daha uygun fiyatlı ürünü bulmak anlamına gelmiyor. Hangi ürünün yenileneceği, hangisinin bir yıl daha kullanılacağı ve hangi harcamanın ertelenebileceği de bu hesabın parçası.

Çantalar 600 liradan başlıyor
Eminönü’nde gezdiğimiz dükkânlarda okul çantalarının fiyatı 600 liradan başlıyor. Marka, model ve ürünün niteliğine göre fiyat bin liranın üzerine çıkarken, daha yüksek fiyatlı ürünlerde 1.500-3 bin liraya kadar ulaşabiliyor.
Kalemliklerde yaklaşık 200-300 liralık fiyatlarla karşılaştık. Bazı spiralli defterler 25 liradan başlıyor ve 300 liranın üzerine çıkıyor, boya kalemi setleri ise 200 lira ve üzerindeki fiyatlarla raflarda yer alıyor.
Bu rakamlar Eminönü’nde ziyaret ettiğimiz satış noktalarında karşılaştığımız fiyatları yansıtıyor. Aynı ürünün farklı marka ve modellerinde daha düşük ya da daha yüksek fiyatlarla karşılaşmak mümkün.
Tüm Kırtasiyeciler Derneğinin açıkladığı sektör verilerine göre ise temel kırtasiye ihtiyaçlarıyla bir okul çantasını doldurmanın maliyeti yaklaşık 2 bin 500 lira. Bu rakama forma, ayakkabı, servis ve yemek gibi diğer okul giderleri dahil değil.

Forma 3 bin liradan 8 bin liraya kadar çıkıyor
Aile bütçesinin bir diğer önemli kalemi okul kıyafeti.
Eminönü’nde gezdiğimiz işletmelerde ilkokul öğrencileri için forma ve okul kıyafetlerinin toplam fiyatı, alınacak parçalara ve tercih edilen ürüne göre yaklaşık 3 bin liradan başlayıp 8 bin liraya kadar çıkabiliyor.
Okul kıyafeti satan bir dükkân sahibi, kendi işletmesindeki fiyatları şöyle anlatıyor:
İlkokul öğrencisinin kıyafeti yaklaşık 3 bin 500 lira tutuyor. Çantayı da 1.500 liraya aldığınızda 5 bin lirayı buluyor. Ortaokulda işler değişiyor. Eşofman takımı ayrı, pantolonu var, uzun kollusu, kısa kollusu, beden eğitimi kıyafeti var. Ortaokulda 6-7 bin lirayı buluyor. Eğer iki takımı da yedekli alısanız 10 bini de bulur ama öyle alabilen pek yok.
Çantada da farklı fiyat seçenekleri olduğunu belirten dükkân sahibi, “1.500 liraya da var, daha yüksek fiyatlı olanı 3 bin liraya kadar çıkıyor,” diyor.
Fiyat yükseldikçe velilerin aldığı ürün sayısı da azalıyor. Eminönü’nde görüştüğümüz esnafın anlattığına göre ailelerin önemli bir bölümü okul kıyafetinde ikinci takımı almamayı tercih ediyor. Önce zorunlu ihtiyaç karşılanıyor; yedek kıyafet ise bütçe elverirse alınıyor.

“İki çocuk için 50 bin lirayı bulabiliyor”
Eminönü’nde konuştuğumuz velilerden Nebahat Çelik’in iki çocuğu da okula gidiyor.
Çelik, yeni eğitim dönemi için yaptığı hesabın yalnızca kırtasiyeden ibaret olmadığını söylüyor. Forma, ayakkabı, çanta, kırtasiye ve ulaşım giderleri yan yana geldiğinde iki çocuğun masrafının 50 bin liraya kadar çıkabildiğini anlatıyor:
Forma, ayakkabı, çanta, kırtasiye, bir de yol derken iki çocuk için 50 bin lirayı bulabiliyor. Çocuklara, ‘Bunları zor alıyoruz, dikkatli kullanın, kaybetmeyin’ diyorum. Kız yine dikkatli ama oğlan her dönem bir yerini yırtıyor. Mecburen elde dikiyoruz. Ona her seferinde yenisini alsam başka bir eksiği kapatamam. Daha bunun defteri, beslenmesi, yolu var. Okulda sürekli etkinlik yapılıyor, oraya da para gidiyor. Şimdi bunları alıyoruz ama bunlar çocuk yani kaybediyor, sınıfta unutuyor o yüzden isteseler de pahalı bir şey almak istemiyoruz.

Eski çanta diktiriliyor, para ayakkabıya ayrılıyor
Velilerin bütçe hesabı çanta tercihinde de kendisini gösteriyor.
Görüştüğümüz veliler arasında geçen yıldan kalan okul çantasını yenilemek yerine sökülen ya da yıpranan yerlerini diktirerek bir yıl daha kullanmayı düşünenler var.
Bir veli, yeni çanta almak yerine ayakkabıya öncelik vereceğini şöyle anlatıyor:
Çantayı değiştirmek yerine diktirip yine kullanacağız. Ona vereceğimiz parayla ayakkabı alırız. Okul açılınca birbirlerinde yeni ayakkabılar görüyorlar, bu sefer onu istiyorlar. Çanta alsam bu kez ayakkabı eksik kalır. Bir şekilde yetişmeye çalışıyoruz.
Bu tercih, tasarrufun yalnızca aynı ürünün daha ucuzunu aramakla sınırlı olmadığını gösteriyor. Kullanılabilecek çantayı tamir ettirmek, geçen yıldan kalan malzemeleri değerlendirmek ya da bazı ihtiyaçları ertelemek de ailelerin okul bütçesini dengeleme yolları arasında.

Üç çocuk aynı anda okula gidiyor
Görüştüğümüz bir diğer velinin ise dört çocuğundan üçü okula gidiyor.
Üç çocuğun ihtiyaçlarını aynı bütçeden karşılamaya çalıştığını anlatan veli, her şeyi yeniden almanın mümkün olmadığını söylüyor:
Üçü de okula gidiyor. Birine ne alıyorsan öbürüne de almak zorundasın. Çantası var, kıyafeti var, defteri kalemi var… Üç çocuk olunca hepsini birden yenilemek mümkün değil. Geçen seneden kalan ne varsa önce ona bakıyoruz, hangisi hangisinin eşyasını kullanabiliyorsa ona göre yapıyoruz sonra açıkta kalan ihtiyaçlara bakıyoruz. Kullanılacak durumdaysa tekrar kullanıyorlar. Formada da mesela ikinci takımı almıyoruz artık. Bir takım olsun, işini görsün diyoruz. Eksik olanı alıyoruz, diğerlerini de mecburen sonraya bırakıyoruz.

Temel kırtasiye asgari ücretin yaklaşık yüzde 9’u
2026 yılında net asgari ücret 28 bin 75 lira 50 kuruş.
Sektörün açıkladığı yaklaşık 2 bin 500 liralık temel kırtasiye hesabı, tek başına bir aylık net asgari ücretin yaklaşık yüzde 9’una denk geliyor.
TÜİK’in Temmuz 2026 verilerine göre tüketici fiyatları bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 31,75 arttı. Bu oran kırtasiye ya da okul kıyafetlerindeki fiyat artışını değil, genel tüketici enflasyonunu ifade ediyor.
Eminönü’nde konuştuğumuz velilerin anlattıkları ise fiyatların alışveriş tercihlerine nasıl yansıdığını gösteriyor.
Bir aile ikinci forma takımını almıyor. Bir diğeri eski çantayı diktirip bütçesini ayakkabıya ayırıyor. Kullanılabilecek malzemeler bir yıl daha değerlendiriliyor, bazı ihtiyaçlar sonraya bırakılıyor. İki çocuğu okula giden bir veli ise forma, ayakkabı, çanta, kırtasiye ve ulaşım giderleriyle toplam masrafın 50 bin lirayı bulabildiğini söylüyor.
Ders zili henüz çalmadı. Ancak okul alışverişine çıkan aileler için yeni eğitim yılının bütçe hesabı çoktan başladı.
(NÖ)
Diyarbakır’da köpeklerin toplandığı alan için ‘yaşam hakkı’ çağrısı
İMRALI HEYETİ GAZETECİLERLE BULUŞTU
Yasa çıktı, şimdi barışın sınavı başlıyor
Epilepsi hastası 4 yaşındaki Ezidi çocuk geri gönderme merkezinde tutuluyor
Tülay Hatimoğulları: Garanti aramanın yolu süreci dönülmez hâle getirmek
Saruhan Oluç: Çerçeve yasa son değil, yeni düzenlemelerin başlangıcı