Adalet Bakanı Akın Gürlek, İsmail Akın ve 10 yaşındaki kızı Elif Akın'ın Mardin'in Nusaybin ilçesine bağlı İlkadım (Hebisê) kırsalında 26 Mart 2012’de öldürülmesine ilişkin soruşturmanın 14 yıl sonra yeniden ele alındığını açıkladı.
Bakanlığın verdiği bilgiye göre, dosyadaki ifadelerde belirlenen çelişkiler, HTS kayıtları, telefonların olay sırasındaki konumunu belirlemeye yarayan daraltılmış baz çalışmaları ve yeni bulgular birlikte değerlendirildi. Dört ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda 15 şüpheli gözaltına alındı; bir şüphelinin yakalanması için çalışmalar sürüyor. Gözaltına alınanların kimlikleri ve cinayetle nasıl ilişkilendirildikleri henüz açıklanmadı.
Bakanlık, soruşturma sonucunda cinayetin şüphelilerinin tespit edildiğini ve dosyanın “aydınlatıldığını” duyurdu. Ancak 15 kişinin henüz gözaltında olması ve açık bir yargılamanın henüz başlamamış olması nedeniyle dosyanın hukuken sonuçlandığından söz etmek mümkün değil.
Ne olmuştu?
İsmail Akın ve kızı Elif, olay tarihinde hayvan otlatmak için gittikleri arazide ateşli silahla öldürülmüş halde bulunmuştu.
Türkiye İnsan Hakları Vakfı'nın (TİHV) 2012 Raporu’nda aktarılan ön otopsi bulgularına göre İsmail Akın’ın vücudunda 4 kurşun izi vardı. Elif Akın’a isabet eden kurşunlardan biri, kendisini korumaya çalıştığı elini parçalayarak göğsüne saplanmıştı; başka bir kurşunun ise çocuğun başına bitişik denecek kadar yakın mesafeden ateşlendiği belirlendi.
Bugün yayımlanan yerel haberlerde baba ile kızın başlarından vurulduğu ve başlarının taşla ezilmiş halde bulunduğu da belirtildi.
Cinayet yeri askeri güvenlik bölgesindeydi
İHD Mardin Şubesi olayın ardından hazırladığı raporda cinayetin gerçekleştiği bölgenin yetkili makamlar tarafından “askeri güvenlik bölgesi” ilan edildiğine ve Dallıca Karakolu yakınında bulunduğuna dikkat çekmişti. İHD ve Mardin Barosu soruşturmanın derinleştirilmesini istemişti.
Dönemin haberlerinde cesetlerin bulunduğu alanın karakola yaklaşık 1,5 kilometre mesafede olduğu belirtilmişti.
Aradan geçen 14 yılda failler belirlenemedi. Bugünkü operasyonla soruşturma ilk kez çok sayıda şüpheliyi kapsamına aldı. Bakanlık, eski ifadelerdeki çelişkilerin ve telefon kayıtlarının yeniden incelenmesinin yeni bulgular sağladığını bildirmekle birlikte şüphelilerin kimlikleri, aralarında kamu görevlilerinin bulunup bulunmadığı ve 2012’deki soruşturmanın sonuçsuz kalmasının nedenleri konusunda bilgi vermedi.
Faili meçhul dosyaları için kurulan "yeni birim"
Dosyanın incelenmesi, Adalet Bakanlığı bünyesinde 24 Nisan 2026’da kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığının koordinasyonunda gerçekleştirildi. Bakanlık, birimin kuruluşundan bu yana 46 kişinin ölümü ve 7 kişinin yaralanmasını kapsayan faili meçhul dosyaların yeniden ele alındığını açıkladı.
Gürlek açıklamasında İstanbul’da 2022’den beri kayıp olan Zeynep Yıldırım dosyası ve 2016’da Manisa’nın Akhisar ilçesinde öldürülen Abdurrahman Aysu cinayeti hakkında da yeni gözaltı ve tutuklama kararları bulunduğunu bildirdi.
(AEK)




