ABD ve Venezuela arasında aylardır tırmanan gerilimde gelinen aşamada, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro ve eşi Amerikan güçlerince yakalanarak ülke dışına çıkarıldı. Bu gelişme, 2013’ten bu yana süren Maduro iktidarının fiilen sona erdiği anlamına geliyor.
Nicolás Maduro Moros, Karacas, Venezuela'da 23 Kasım 1962 tarihinde işçi sınıfı bir ailede doğdu. Önde gelen bir sendika lideri olan babası Nicolás Maduro García, 22 Nisan 1989'da motorlu taşıt kazasında öldü.
Maduro solcu bir ailede doğdu, babası bir sendika lideriydi ve "Movimiento Electoral del Pueblo'nun / Halkın Seçim Hareketi'nin (MEP) üyesiydi. Maduro, Karakas'ın batı eteklerinde işçi sınıfı bir mahalle olan Los Jardines, El Valle'de bir cadde olan Calle 14'te büyüdü. Dört kardeşin tek erkeğidir ve María Teresa, Josefina ve Anita adında üç kız kardeşi vardır. Sendikaların yasak olduğu 1970'ler ve 1980'lerde Karakas metro işçilerini temsil eden Maduro, bir otobüs şoförü olarak çalışırken siyasi kariyerine başladı.
Chávez döneminde yükseldi
On yıllardır ABD’nin yaptırımlarına ve ambargolarına maruz kalan Venezuela’da Maduro’nun siyasetteki yükselişi Hugo Chávez döneminde başladı.
Maduro’nun eşi Cilia Flores, 1992 yılındaki başarısız darbe girişiminin ardından tutuklanarak cezaevine konulan Chavez'in savunma ekibinde yer alıyordu. Chávez'in hapisten çıkıp 1998 yılındaki devlet başkanlığı seçimlerini kazanması Maduro ve Flores'in de yükselişini başlattı.
Otobüs şoförlüğü yaptı
Maduro, lise eğitimini yarıda bırakarak bir süre Küba’da yaşadı. Daha sonra Caracas’a dönen Maduro, belediye otobüsünde şoförlük yapmaya başladı. Bu dönemde Venezuela Sosyalist Partisi'ne katılan Maduro, sendika temsilcisi oldu ve 1990'ların başında Chávez'in ordu içinde kurduğu solcu muhalif grubun sivil kanadı olan MBR-200'e girdi.
1998’de devlet başkanı seçilen Hugo Chávez'in en yakınındaki isimlerden olan Maduro, önce Ulusal Meclis’e girdi, ardından Meclis Başkanlığı yaptı. 2006’da Dışişleri Bakanlığı görevine getirildi ve Chávez’in ölümüne kadar bu görevde kaldı.
Chávez halefi ilan etti
Chávez, Mart 2013’te yaşamını yitirmeden önce Maduro’yu açık biçimde "siyasi halefi" olarak işaret etti. Bu destek, Maduro’nun devlet başkanlığına giden yolun en kritik adımı oldu.
Maduro, Nisan 2013’te "Chávez'in varisi" sıfatıyla girdiği seçimleri çok küçük bir farkla kazanarak devlet başkanı seçildi. Ancak Chávez’in güçlü karizması ve geniş halk desteğiyle kıyaslandığında Maduro daha silik bir lider olarak görüldü.
2015’te muhalefetin parlamentoda çoğunluğu elde etmesi Maduro iktidarı için ciddi bir tehdit oluşturdu. Buna karşı 2017’de kurulan Kurucu Meclis, muhalefetin kontrolündeki Ulusal Meclis’i fiilen işlevsizleştirdi.
Ambargolar ve çöküş
Maduro iktidarının ilk yıllarında ABD’nin ambargolarının ve yaptırımlarının da etkisiyle Venezuela ekonomisi derin bir krize sürüklendi. Gıda ve ilaç ithalatı büyük ölçüde durdu, para basımı hiperenflasyonu tetikledi ve ulusal para değer kaybetti. Birleşmiş Milletler verilerine göre nüfusun yaklaşık yüzde 82’si yoksulluk sınırının altına geriledi.
Bu süreçte yaklaşık 7,7 ila 8 milyon Venezuelalı ülkeyi terk etti. Bu göç dalgası, Latin Amerika tarihinin en büyük kitlesel nüfus hareketlerinden biri olarak kayda geçti. 2018’de yapılan başkanlık seçimi muhalefetin boykotu altında gerçekleşti ve Maduro tekrar devlet başkanı seçildi.
Seçimlerin ardından başlayan protestoların neticesinde muhalefet lideri Guaido; Ulusal Meclis, ABD ve 50'yi aşkın ülke tarafından "Geçici Devlet Başkanı" ilan edildi.
2020’de ise muhaliflerin kontrolünde bulunan Ulusal Meclis'te 2026'ya kadar görev yapacak milletvekillerini belirleyecek seçimler düzenlendi. Muhalefet partileri bu seçimleri de boykot etti ve katılım yüzde 31’de kaldı. Venezuela Birleşik Sosyalist Partisi ile müttefikleri 5.2 milyon oyun yüzde 67.6'sını aldı.
2017’de ülke ekonomisini doğrudan hedef alan yaptırımlar uygulamaya başlayan ABD, ülke gelirlerinin yüzde 96'sını oluşturan ham petrol ticaretine darbe vurdu. Ticaret yarıdan fazla azalarak yüzde 41 düzeyine geriledi.
2024 seçimleri
Yaptırımlar, ambargolar, ekonomik kriz ve "meşruiyet" tartışmaları altında girilen 2024’teki başkanlık seçimlerini Maduro’nun kazandığı ilan edildi. Muhalefet ise Edmundo González’in seçimi kazandığını öne sürdü. González, ABD ile yakınlığıyla bilinen muhalif lider María Corina Machado’nun adaylıktan men edilmesinin ardından yarışa girmişti.
Seçimden men edilen Machado, geçen ay "diktatörlükten demokrasiye barışçıl geçiş mücadelesi" gerekçesiyle Nobel Barış Ödülü’ne layık görüldü ve ödülünü ABD Başkanı Donald Trump’a adadı.
Trump "iç güvenlik sorunu" ilan etti
Donald Trump, ikinci döneminde Venezuela’yı "iç güvenlik sorunu" olarak nitelendirdi ve "uyuşturucu, karteller, göç ve sınır güvenliği" söylemini öne çıkardı. Trump, ABD’ye yönelen yüz binlerce Venezuelalı göçmenin sorumlusu olarak doğrudan Maduro’yu işaret etti.
Maduro’nun, kanıt sunmaksızın "hapishaneleri ve akıl hastanelerini boşaltarak" bu kişileri ABD’ye gönderdiğini öne süren Trump, Cartel de los Soles’in bizzat Maduro tarafından yönetildiğini iddia etmişti.
Son dönemde Karayipler’deki gemileri hedef alan ABD, uzun zamandır sinyalini verdiği saldırıyı bugün gerçekleştirerek Maduro’nun 13 yıllık iktidarını dışarıdan müdahaleyle fiilen sonlandırdı.
(AB)




