İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulunda konuşmak üzere 24 Eylül Perşembe günü kürsüye çıktığında onlarca ülkenin diplomatik temsilcisi ayağa kalkarak Genel Kurul salonunu terk etti.
Netanyahu konuşmaya başlayınca salonda yuhalama sesleri yükseldi. İsrail heyeti ve galerideki Netanyahu destekçileri ise ayağa kalkarak alkışladı ve İbranice sloganlar attı. Oturum başkanı salondakileri düzeni korumaya çağırdı.
Netanyahu protestoya kürsüden karşılık verdi:
“Bu salondan henüz çıkmamış başka ahlaki korkaklar varsa, lütfen şimdi ayrılsınlar.”
Filistin heyeti toplu çıkış çağrısı yaptı
Genel Kurul'daki protesto öncesinde Filistin heyeti BM'deki diplomatik misyonlara gönderdiği notta, Netanyahu'nun konuşması sırasında salonu terk etmeleri çağrısında bulunmuştu. Çağrıda, eylemle İsrail hükümetinin Gazze'de yürüttüğü savaşa ve Batı Şeria'daki politikalarına yönelik bir ortak diplomatik mesaj verilmesi önerilmişti.
Reuters'in geçtiği görüntülerde Netanyahu kürsüye gelirken delegelerin gruplar halinde çıkışlara yöneldiği ve İsrail Başbakanı'nın hemen hemen boş bir Genel Kurul salonuna hitaben konuştuğu görüldü.
Erdoğan’a “tiran” dedi
Netanyahu konuşmasında Türkiye’yi ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı da hedef aldı. Türkiye’yi İsrail karşıtı söylemleri yayan ülkeler arasında gösteren Netanyahu, Erdoğan için “O bir tiran” dedi; Hamas yöneticilerine ev sahipliği yaptığını, gazetecileri ve muhalefet liderlerini hapsettirdiğini ve Kürt sivillerin ölümünden sorumlu olduğunu ileri sürdü.
Netanyahu, Türkiye’nin Kıbrıs’ın kuzeyini “yasa dışı biçimde işgal ettiğini”, Yunanistan’a karşı ihlallerde bulunduğunu ve Erdoğan’ın “Suriye’yi ele geçirmek istediğini” de iddia etti.
Erdoğan’ın İsrail’in yok edilmesini savunduğunu öne süren Netanyahu, Türkiye Cumhurbaşkanı’na “Kudüs’ün hâkimi olacağını söylüyorsunuz. Hayır efendim, olmayacaksınız” diye seslendi ve Kudüs’ü İsrail’in “ebedî başkenti” olarak niteledi.
Netanyahu: "İran'a saldırmak en kolay kararlarımdan biriydi"
Netanyahu konuşmasının ağırlık merkezinde Gazze'nin yanı sıra İran'la savaş ve İsrail'in bölgedeki askeri operasyonlarının savunulmasını yerleştirmişti. İsrail Başbakanı İran'a saldırma kararı için “Hayatımda verdiğim en kolay kararlardan biriydi” dedi.
Netanyahu, konuşmasında İran'a yönelik saldırılarını da savundu; İran yönetiminin sonunda kendi halkı tarafından devrileceğini ileri sürdü ve İsrail'in yürüttüğü savaşların, ülkesinin varlığını korumak açısından zorunlu olduğunu savundu.
Konuşma, Gazze'deki savaş dolayısıyla Netanyahu üzerindeki uluslararası baskının arttığı, Batı Şeria'daki yerleşimlerin genişletilmesine karşı yeni yaptırım girişimlerinin gündeme geldiği ve İsrail'in geleneksel müttefikleri arasında da Netanyahu hükümetine verilen desteğin azaldığı bir dönemde gerçekleşti.
BM Genel Kurulu dışında da protesto
Netanyahu'ya yönelik protestolar BM Genel Kurulu'yla sınırlı kalmadı. Konuşması sürerken BM binası çevresinde yüzlerce Filistinli, Yahudi, İranlı ve Lübnanlı New York sakiniyle birlikte savaş karşıtı göstericiler toplandı. Göstericiler “Yaşasın Gazze” ve “Bütün dünya izliyor” sloganları attı; bazıları “İnsanları finanse edin, bombaları değil” yazan tişörtlerle yürüdü.
Göstericilerin bir bölümü BM Genel Merkezi yakınındaki yollarda yaklaşık bir saat boyunca oturma eylemi yaparak trafiği engelledi. Resmî konvoyların güzergâhları değiştirildi.
Polis oturma eylemine müdahale ederek göstericileri gözaltına aldı. Düzenleyiciler, aralarında Hannah Einbinder ve Susan Sarandon gibi sinema oyuncularının da bulunduğu 100'ü aşkın kişinin gözaltına alındığını bildirdi.
“ABD hükümeti İsrail'i finanse etmeyi bıraksın”
Eylemin düzenleyicileri arasında Barış Eylemi İçin Yahudi Sesi (Jewish Voice for Peace Action-JVP Action) hareketi de vardı. Örgütün siyasal yöneticisi Beth Miller, Netanyahu'nun New York ziyaretine karşı gösterilerin yalnızca Filistin dayanışma hareketinin değil, Yahudi Amerikalılar arasındaki muhalefetin de büyüdüğünü gösterdiğini söyledi.
ABD'nin İsrail'e askeri desteğinin sona erdirilmesini isteyen oyuncu Hannah Einbinder protestoya katılma gerekçesini şöyle açıkladı:
“Bir Yahudi, bir Amerikalı ve bir insan olarak konuşmak ve ABD'nin bunu finanse etmeyi bırakmasını istemek ahlaki yükümlülüğüm.”
New York Belediye Başkanı da Netanyahu'ya karşı
Netanyahu'nun BM ziyareti, New York Belediye Başkanı Zohran Mamdani ve İsrail Başbakanı arasındaki sert siyasi çatışma sürerken gerçekleşti.
Mamdani daha önce Netanyahu'yu “savaş suçlusu” olarak nitelemiş ve New York'ta istenmediğini söylemişti. Seçim kampanyasında Netanyahu New York'a gelirse tutuklanması gerektiğini savunan Mamdani, tutuklama emri verme yetkisinin bulunmadığını kabul etmiş ve sorumluluğun federal makamlarda olduğunu belirtmişti.
Netanyahu ise BM konuşmasında Mamdani'yi de hedef aldı ve New York Belediye Başkanı'nı İsrail'in Gazze'deki eylemleri konusunda “yalanlar yaymakla” suçladı.
Mamdani protestolardan önce yaptığı açıklamada gösterilere katılmayacağını ancak New Yorkluların protesto hakkının korunacağını söyledi
“Onlara her zaman söylediğim şey, bu kentte protesto etme haklarının olduğudur.”
Netanyahu Genel Kurul'da üçünü kez protesto ediliyor
Netanyahu, BM kürsüsünde protestoyla ilk kez karşılaşmıyor; önceki Genel Kurul konuşmalarında da delegeler salonu terk etmişti. Ancak 24 Eylül'deki protesto, Genel Kurul salonundaki diplomatik boykot ve New York sokaklarındaki kitlesel gösterilerin aynı anda gerçekleşmesi bakımından daha büyük ses getirdi.
Netanyahu'nun New York ziyareti de kısa sürdü. ABD Başkanı Donald Trump ve Netanyahu arasında bir gçrüşme planlanmadı; İsrail heyetinin üst düzey bir görüşme aradığı ancak böyle bir buluşmanın ayarlanmadığı bildirildi. Kongre liderleriyle de programlanmış bir görüşmesi bulunmuyordu.
İsrail'in BM Büyükelçisi Danny Danon, konuşma öncesinde ülkesine yönelik eleştirilerin önemli bölümünü “yanlış bilgi dalgasına” bağlamış ve Netanyahu'nun kürsüden İsrail'in savaş boyunca elde ettiğini söylediği başarıları anlatacağını belirtmişti.
Netanyahu konuşmasında bu iddiaları dile getirdi. Ancak 81. Genel Kurul'daki konuşmasının görüntüsü zihinlere o konuşmaya başlamadan yerlerinden ayrılarak çıkışlara yönelen delegeler ve karşısındaki boş sıralar olarak yerleşti.
(AEK)

