Nepal’de sel felaketi: Can kaybı 903’e yükseldi, 4 binden fazla kişi kayıp
Nepal'in Çin sınırına yakın Rasuwa bölgesi ve çevresinde 26 Ağustos’ta buzul çökmesi sonrası meydana gelen selde hayatını kaybedenlerin sayısı 903'e yükseldi.
Nepal Ulusal Afet Risk Azaltma ve Yönetim Kurumu (NDRRMA) 31 Ağustos sabahı saat 09.00 itibarıyla açıkladığı verilerde felakette 903 kişinin öldüğü kaydetti.
Kurum, 4 bin 247 kişiden hala haber alınamadığını, kayıplar arasında 592 yabancı uyruklunun bulunduğunu açıkladı. Şimdiye kadar 10 bin 451 kişi kurtarıldı.
Ayrıca sel nedeniyle Çin'in Tibet Özerk Bölgesi'nde yaşamını yitirenlerin sayısı da 16'ya yükseldi.
Hidroelektrik tünellerinde zamana karşı yarış
Yetkililer, kayıplar arasında selden etkilenen bölgelerdeki çeşitli hidroelektrik projelerinde çalışan en az 933 işçinin bulunduğunu bildirdi.
Ancak bu kişilerin tamamının tünellerde olduğu doğrulanmış değil. Bazı çalışanların sel sırasında projelerin farklı bölümlerinde bulunduğu ve kendilerinden haber alınamadığı belirtiliyor. Birçok hidroelektrik tesisi sel ve yoğun çamur nedeniyle ağır hasar gördü.
Arama çalışmalarının en kritik noktalarından biri Trishuli-3A Hidroelektrik Projesi. Nepal ordusu 31 Ağustos'un ilk saatlerinde tünele ulaşabilmek için kontrollü patlatma yaptı. Yaklaşık 10 metre derinliğe kadar kazı yapan ekipler, tünel içerisindeki su, çamur ve tortuyu temizlemeye çalışıyor. Daha önce açılan deliklerden tünele hava verilmişti.
Trishuli-3B, Chilime, Upper Trishuli-1 ve Langtang projelerinde de operasyonlar devam ediyor.
Chilime’de yabancı uzmanların da yer aldığı ekipler tünelin yaklaşık 100 metre içine ilerledi ve iki kişinin cansız bedenine ulaştı. Upper Trishuli-1'de ise ekiplerin yaklaşık 300 metre ilerlemesinin ardından bir cansız beden bulundu. Öte yandan Chilime projesinde çalışan ve selden sonra kendilerinden haber alınamayan dokuz işçinin farklı bir güzergahtan güvenli bölgeye ulaştığı ve kurtarıldığı açıklandı.
Hindistan ve Çin’den gelen tünel kurtarma uzmanları Nepalli ekiplerle birlikte çalışırken Güney Kore’den uzmanlar da operasyonlara destek veriyor. Nepal hükümeti, bir önceki gün yaptığı açıklamada yaklaşık 19 bin güvenlik görevlisi ile 16 helikopterin sahada görevlendirildiğini bildirmişti.
Morglar doldu, kimlik tespiti için DNA örnekleri alınıyor
Felaketin boyutu, hayatını kaybedenlerin kimliklerinin belirlenmesini de büyük bir soruna dönüştürdü.
The Guardian’ın aktardığına göre çok sayıda cenaze sel sularıyla onlarca kilometre taşınması ve ağır şekilde zarar görmesi nedeniyle yakınlarının teşhisi son derece güçleşti. Yetkililer, ailelere bulunan kişilerin fotoğraflarından hazırlanan görüntüleri göstererek takı, yara izi veya benzeri ayırt edici özelliklerden kimlik belirlemeye çalışıyor.
Yetkililer, DNA eşleşmesi sağlanması halinde cenazelerin ailelerine teslim edilebileceğini belirtiyor.
Uluslararası yardım sürüyor
Felaketin ardından uluslararası yardım da genişliyor. Dünya Sağlık Örgütü (WHO), Nepal’deki acil sağlık müdahalesi için 150 bin dolar acil kaynak ayırdı. WHO ayrıca yaklaşık 10 bin kişinin üç aylık temel sağlık ihtiyacını karşılayabilecek tıbbi malzeme, çadır ve diğer acil yardım ekipmanlarının bölgeye gönderildiğini açıkladı.
Nepal hükümeti ise arama-kurtarma çalışmalarının yanı sıra uzun vadeli yeniden inşa sürecine hazırlanıyor. Yolların, köprülerin, evlerin ve hidroelektrik tesislerinin geniş ölçekte zarar gördüğünü belirten yetkililer, kesin hasar tespitinin sürdüğünü ve yeniden yapılanma aşamasında uluslararası desteğe ihtiyaç duyulacağını bildiriyor.
Uzmanlar, buzul çökmesine işaret ediyor
Felaketin nedenine ilişkin incelemeler de sürüyor. ABD Jeolojik Araştırmalar Merkezi (USGS), 26 Ağustos sabahı kaydedilen sismik hareketin ilk aşamada deprem olarak değerlendirildiğini, ancak daha ayrıntılı analizlerin bunun bir deprem olmadığını ortaya koyduğunu bildirmişti.
USGS’ye göre buzul içeren büyük bir yamaç çökmesi ve ardından meydana gelen enkaz akışı, 5,2 büyüklüğündeki bir depreme eşdeğer sismik enerji üretti. Buz, kaya ve su karışımı yaklaşık 100 kilometre boyunca ilerleyerek aşağı havzada yıkıcı sele dönüştü. USGS, ilk çöküşün doğrudan bir “buzul çökmesi” mi yoksa buzulu da içine alan büyük bir heyelan mı olduğuna ilişkin bilimsel incelemelerin henüz tamamlanmadığını belirtiyor.
Merkezi Katmandu'da bulunan Uluslararası Dağlık Kalkınma Merkezi (ICIMOD) de ilk değerlendirmelerinde Bhote Koshi Nehri’ndeki ani su yükselişinin Tibet tarafındaki yüksek dağlık alandan kaynaklandığını ve buz-kaya çığı ile nehir üzerinde oluşmuş geçici bir setin çökmesinin felaket zincirinde rol oynamış olabileceğini kaydetmişti.
Nepal-Tibet faciasının perde arkası: ‘‘İklim değişikliğinin zincirleme etkisine acı bir örnek’’
(HA)