Nepal’de yapılan genel seçimlerde oyların sayımı henüz tamamlanmamış olsa da erken sonuçlar ülkede önemli bir siyasi dönüşümün tüm işaretlerini veriyor.
Halen oyların en çok yüzde 15 ila 30'unun sayılmış olduğu bildiriliyor. Ancak bu erken sayım geçmiş seçimlerin erken sonuçlarından tamamen farklı bir gelişmeyi haber veriyor.
Ulusal Bağımsızlık Partisi ezici çoğunluğa yürüyor
Yeni kurulan Milli Bağımsızlık Partisi (Rastriya Swatantra Party [RSP]) çok sayıda seçim çevresinde önde gidiyor. Kimi haberlerde partinin her çevreden en çok oy alan adayın kazandığı 1 iskemleli 165 seçim çevresinin yaklaşık 100’ünde önde olduğu bildiriliyor.
Bu gelişme şimdiden uluslararası medyada “siyasal tsunami” olarak nitelenmeye başladı.
Geleneksel siyasal düzen sarsılıyor
Nepal siyasetini uzun yıllardır belirleyen Nepal Kongresi (NC), Nepal Komünist Partisi (Birleşik Marksist-Leninist) (NCP [UML]) ve farklı fraksiyonlarıyla Nepal Komünist Partisi (CPN) geleneklerinin oluşturduğu siyasal yapı erken sonuçlara göre büyük bir meydan okumayla karşı karşıya görünüyor.
Özellikle genç seçmenlerin yoğun desteğini alan RSP’nin simgesi Çan erken sayım sonuçlarına göre kent merkezlerinden Himalaya dağ kuşağındaki kırsal bölgelere kadar birçok yerde öne çıktı. Gözlemciler, bu tabloyu Nepal’de son yıllarda giderek artan siyasal hoşnutsuzluğun sandığa yansıması olarak değerlendiriliyor.
Eski seçkinlere yönelik tepkiler
Resmi olmayan erken sonuçlar Nepal siyasetinin tanınmış şahsiyetlerinin önemli bir bölümünün de zorlandığına işaret ediyor. Eski başbakan Khadga Prasad Sharma Oli (Khadga Prasad Şarma Oli), savunma ve güvenlik politikalarında önemli roller oynamış siyasetçilerden Ishwar Pokhrel (İşvar Pokhrel) ve maliye politikalarında etkili şahsiyetlerden Bishnu Prasad Poudel (Bişnu Prasad Poudel) gibi kişilerin seçim bölgelerinde ciddi rekabetle karşı karşıya olduğu bildiriliyor. Aynı şekilde Nepal Kongresinin Minendra Prasad Rijal ve Bimalendra Nidhi gibi deneyimli politikacılarının da zorlandıkları görülüyor.
Bu tablo yalnızca parti dengelerini değil, Nepal’in son otuz yılına damgasını vuran siyasal seçkinlerin meşruiyetini de tartışmaya açıyor. 1990’da çok partili demokrasiye dönüşten bu yana sık sık hükümet değişiklikleri, koalisyon krizleri ve yolsuzluk iddialarıyla karşı karşıya kalan ülkede ekonomik büyümenin sınırlılığı ve genç işsizliğinin yükseklerde seyretmesi, seçmenlerin geleneksel partilere yönelik güvenini önemli ölçüde aşındırdı.
Yeni kuşak siyaset
Bu seçimlerin dikkat çekici yönlerinden biri, siyaset sahnesine yeni aktörlerin girmesi. Bunların başında Nepal'in başkenti Kathmandu’nun eski belediye başkanı Balendra Shah (Balendra Şah) geliyor. Rap müziği geçmişi nedeniyle kamuoyunda “Balen” adıyla tanınan Shah ününü 2022’de bağımsız aday olarak kazandığı Kathmandu belediye başkanlığına borçlu.
Mühendislik öğrenimi görmüş olan Shah, özellikle devlet kurumlarının hantallığı ve siyasal seçkinlerin yolsuzluk ve çıkar ilişkilerine batmışlığına yönelik sert eleştirileriyle genç seçmenler arasında popülerleşti. Seçim kampanyasında ise liyakate dayalı teknokratik yönetim, şeffaflık ve yolsuzlukla mücadele gibi temaları öne çıkardı.
Shah'ın partisi RSP’nin lideri Rabi Lamichhane (Rabi Lamiçane) ise televizyon haberciliğinden siyasete geçen bir kişi. Lamichhane’nin siyasi kariyeri kimi yolsuzluk ve finans davalarıyla gölgelenmiş olsa da kendisi, aleyhine açılan davaların siyasal güdümlü olduğunu savunuyor.
Erken sonuçlar, Shah ile Lamichhane arasındaki siyasal ilişkinin geleceğini de Nepal siyasetinin geleceği açısından önemli bir konu haline getiriyor. Shah’ın başbakanlığa aday gösterilmesi olasılığı giderek daha yüksek sesle konuşulurken, Lamichhane’nin parti lideri olarak hükümet içindeki rolünün nasıl şekilleneceği belirsizliğini koruyor.
Protestoların gölgesi
2026 seçimleri, geçtiğimiz yıla damgasını vuran toplumsal gerilimlerin izlerini taşıyor. Özellikle eylül 2025'te Kathmandu’da düzenlenen protestolarda güvenlik güçlerinin saldırılarıyla çok sayıda gencin öldürülmesi kamuoyunda büyük tepki yaratmıştı. Bu olaylar, özellikle genç seçmenler arasında siyasal sistemin hesap verebilirliğine dönük güçlü bir tartışma başlattı.
Erken seçim sonuçlarını belirleyecek olan protesto oylarının önemli bir kısmının bu toplumsal atmosferle bağlantılı olduğu yargısı yaygın. Yorumculara göre, seçmenler yalnızca yeni bir partiye destek vermekle kalmıyor aynı zamanda mevcut siyasi düzenin işleyişine yönelik bir uyarı mesajı da gönderiyorlar.
Olası senaryolar
Oy sayımı sürüyor ve nihai tablonun henüz netleşmediği Nepal'de mevcut dinamiklerin evrimi üç olası senaryoya kapı açabilir.
Birinci senaryoda RSP güçlü bir grup kurarak koalisyon görüşmelerinde kilit rol üstlenebilir. Nepal’de hükümetler genellikle koalisyonlarla kurulduğu için bu durum partiyi siyasi sistemin merkezine taşıyabilir.
İkinci senaryo, geleneksel partilerin seçim sonuçlarının ilerleyen aşamalarında toparlanarak yine koalisyonun ana aktörleri olması. Bu durumda RSP muhalefette güçlü bir blok oluşturabilir.
Üçüncü ve daha karmaşık olasılıksa parçalı bir parlamentonun ortaya çıkması. Nepal siyasetinin geçmişinde sıkça görülen bu durum, uzun koalisyon pazarlıklarına ve kısa ömürlü hükümetlere yol açabilir.
Bölgesel ve jeopolitik etkiler
Nepal’in siyasi yönelimi yalnızca iç politika açısından değil, bölgesel dengeler açısından da önem taşıyor. Himalaya ülkesinin dış politikası uzun süredir Hindistan ve Çin arasındaki hassas denge üzerine kurulmuş durumda.
Yeni bir siyasi hareketin yükselmesi bu dengede büyük bir kırılma anlamına gelmese de, özellikle ekonomik kalkınma ve altyapı projeleri konusunda Nepal’in dış ortaklıklarını yeniden tartışmaya açabilir.
Belirsizlik ve beklenti
Erken sonuçların ima ettiği tablo, Nepal’de güçlü siyasal değişim beklentisinin seçmen tercihlerine yansıdığını gösteriyor. Geleneksel partilerin uzun yıllardır süren siyasal egemenliği ilk kez bu ölçekte ciddi bir sınamayla karşı karşıya.
(AEK)









