İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun İletişim Danışmanı ve Medya A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun’un avukatı Rahşan Sertkaya, bugün görülen duruşmada yaptığı savunmada, müvekkiline yöneltilen örgüt suçlamasının temelindeki “sistem” kavramının İtalyan gazeteci ve yazar Roberto Saviano’nun Gomorra adlı kitabından alındığını söyledi.
Sertkaya, savunmasının önemli bölümünü iddianamede 2 bin 702 kez kullanıldığını söylediği “sistem” kavramına ayırdı. Savcıların, Medya A.Ş. ve Kültür A.Ş. üzerinden işleyen ve “Sistem” adı verilen bir ekonomik yapı kurulduğunu ileri sürdüğünü belirten Sertkaya, bu anlatının Saviano’nun Napoli’deki Camorra suç örgütünü konu alan Gomorra kitabındaki anlatımla dikkat çekici biçimde örtüştüğünü savundu.
“İddianamenin feyiz kaynağı Gomorra”
Savunmasına göre Gomorra’da, Napoli merkezli Camorra suç örgütünün kendisini “sistem” olarak tanımladığı anlatılıyor. Sertkaya, kitapta suç örgütü ile ekonomi arasındaki ilişkinin “ticari diyalektik” üzerinden tarif edildiğini, iddianamede ise benzer biçimde “Sistem” olarak adlandırılan yapının ekonomik faaliyetler ve ihaleler üzerinden tarif edildiğini söyledi.
Avukat, Gomorra’daki “sistem” tanımının bir örgütten çok işleyen bir mekanizma olarak tarif edildiğini belirterek, iddianamede ve etkin pişmanlık ifadelerinde kullanılan bazı ifadelerin kitapta anlatılanlarla benzerliğine dikkat çekti.
“Etkin pişmanlık ifadelerindeki ifadeler kitaptan fırlamış gibi”
Sertkaya, etkin pişmanlık kapsamında ifade veren Eyüp Subaşı’nın 12 Mayıs 2025 tarihli ifadesindeki “düzenli gelir sağlayan bir mekanizma” ifadesini örnek gösterdi.
Savunmada, Subaşı’nın Murat Ongun’a ilişkin “Böylece Murat Ongun, siz ve düzenli gelir sağlayan bir mekanizmaya kavuştu” şeklindeki sözlerini aktaran Sertkaya, Gomorra’daki “Sistem, bir yapıdan çok, işleyen bir mekanizmadır” anlatımıyla benzerlik bulunduğunu ileri sürdü.
Sertkaya ayrıca Umut Şenol’un ifadesinde geçen “bu sistemin kararıdır” sözünü de Gomorra’daki anlatımla karşılaştırdı. Savunmaya göre kitapta Camorra üyelerinin yaşananları açıklarken “Sistem böyle istedi” ifadesini kullandıkları anlatılıyor.
Sertkaya, bu benzerliklere ilişkin, “Görüldüğü üzere Eyüp Subaşı’nın ifadesi bu romandan fırlamış gibi” dedi.
“Gerçek bir suç örgütünden İBB’ye isim devşirmek intihal”
Savunmasının en sert bölümünde Sertkaya, iddianamedeki örgüt suçlamasının kurgusal bir anlatıya dayandığını öne sürdü.
“Gerçek bir suç örgütünden İBB’ye isim devşirmek aslında bir intihal” diyen Sertkaya, söz konusu “intihalin” sonuçlarının ağır olduğunu savundu.
Sertkaya, “Can yakan, masumları cezalandıran, aileleri parçalayan; masum olmayan bir intihal ama” ifadelerini kullandı.
Savunmada, iddianamenin örgüt suçlamasının yalnızca “sistem” kavramına değil, bu kavramın etrafında oluşturulan anlatıya da dayandırıldığı ileri sürüldü.
“İddianamedeki ekonomik tablo ‘Sistem’ iddiasını desteklemiyor”
Sertkaya, “Sistem” iddiasının ekonomik verilerle de desteklenmediğini savundu.
Savcılık makamının “örgüte müzahir” olarak nitelendirdiği 36 firma bulunduğunu belirten Sertkaya, iddianamede konu edilen eylemler kapsamında Medya A.Ş. ve Kültür A.Ş. ile çalışan toplam 79 alt yüklenici firma bulunduğunu söyledi.
Savunmada paylaşılan hesaplamalara göre Medya A.Ş.’nin gerçekleştirdiği toplam mal ve hizmet alımlarının 1 milyar 530 milyon 33 bin 507 lira, iddianamede “örgüte müzahir” olarak gösterilen firmalara yaptırılan işlerin ise 458 milyon 525 bin 250 lira olduğu belirtildi. Sertkaya, bunun toplamın yaklaşık yüzde 30’una karşılık geldiğini söyledi.
Kültür A.Ş. açısından ise toplam mal ve hizmet alımlarının 7 milyar 590 milyon 19 bin 693 lira 40 kuruş, “örgüte müzahir” olduğu iddia edilen firmalara yaptırılan işlerin toplamının ise 2 milyar 64 milyon 642 bin 561 lira olduğunu aktardı. Sertkaya, bu oranın yaklaşık yüzde 27 olduğunu belirtti.
Bu veriler üzerinden “Sistem” iddiasının kurulamayacağını savunan Sertkaya, ekonomik faaliyetlerin yüzde 70’inden fazlasının iddianamede “örgüte müzahir” olarak tanımlanmayan firmalar tarafından gerçekleştirildiğini söyledi.
“Sistem”in nasıl ortaya çıktığını anlattı
Sertkaya, “Sistem” kavramının soruşturmadaki etkin pişmanlık ifadelerinde nasıl ortaya çıktığını da anlattı.
Avukata göre “Sistem” kavramını ilk kullanan isim Aziz İhsan Aktaş oldu. Aktaş’ın bu kavramı Burak Korzay ve Ertan Yıldız’dan duyduğunu söylediğini belirten Sertkaya, buna karşın Aktaş ve Korzay’ın ifadelerinde Medya A.Ş. ve Kültür A.Ş.’den “Sistem” adlı yapıya para aktarıldığına ilişkin bir iddia bulunmadığını savundu.
Sertkaya, Ertan Yıldız’ın etkin pişmanlık kapsamındaki dört ifadesinde de çeşitli nakit para aktarımı iddiaları bulunduğunu ancak bunların Medya A.Ş. ve Kültür A.Ş. ile ilişkilendirilmediğini söyledi.
“Sistem” kavramının daha sonra ifadeler arasında yaygınlaştığını savunan Sertkaya, “Aziz İhsan Aktaş’ın iki kişiyle başlattığı sistem, domino etkisi yarattı” dedi.
Avukat tahliye ve beraat istedi
Sertkaya, savunmasının sonunda Ertan Yıldız, Umut Şenol ve Eyüp Subaşı hakkında iftira ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından suç duyurusunda bulunulmasını talep etti.
Murat Ongun’a yöneltilen diğer suçlamaları da reddeden Sertkaya, iddianamede müvekkilinin sorumluluk tarihinden önce gerçekleşen ihalelerden dahi sorumlu tutulduğunu, ilgisiz firmalarla bağlantılar kurulduğunu ve bu bağlantıların somut delillere dayanmadığını savundu.
Sertkaya, “Örgüt iddiası hikayeleşiyor. Belli ki örgüt yaftalaması, kitaplarda anlatılan önceki benzer vakalardan alıntıyla yapılmış” dedi.
Savunmasının sonunda Murat Ongun’un derhal tahliye edilerek beraatine karar verilmesini isteyen Sertkaya, ayrıca suç duyurusu taleplerinin değerlendirilmesini istedi.
Roberto Saviano ve Gomorra: Camorra’nın görünmeyen dünyası
İtalyan gazeteci ve yazar Roberto Saviano, 2006’da yayımlanan Gomorra kitabıyla Napoli merkezli Camorra suç örgütünün ekonomik ve toplumsal yapısını mercek altına aldı. Saviano’nun araştırmacı gazetecilik ile edebiyatı birleştirdiği eser, mafyanın yalnızca silahlı suçlardan ibaret olmadığını; ticaret, ihaleler, finans, emlak, atık yönetimi ve gündelik hayatla kurduğu ilişkiler üzerinden büyüyen ekonomik bir sistem olduğunu anlatıyor.
Saviano, kitapta Camorra’nın faaliyet gösterdiği Napoli ve çevresindeki dünyayı içeriden gözlemleyerek suç örgütünün işleyişini, ekonomik gücünü ve toplum üzerindeki etkisini aktarıyor. Gomorra, yayımlandığı dönemde İtalya’da büyük yankı uyandırırken dünya çapında da milyonlarca okura ulaştı ve 50’den fazla dile çevrildi.
(EMK)







