Munzur Üniversitesi Rektörlüğü, "ramazan nedeniyle üniversitedeki çay ocaklarının kapatıldığı" yönündeki iddialara ilişkin açıklama yaptı. Açıklamada, üniversitenin çoğulculuğu esas alan, tarafsız ve liyakat temelli bir anlayışla hareket ettiği belirtilerek iddialar reddedildi.
Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
"Son günlerde bazı basın organlarında ve sosyal medya mecralarında Munzur Üniversitesi’nde ramazan ayı nedeniyle çay ocaklarının kapatıldığı yönünde ve farklı konularda yer alan asılsız ve gerçek dışı haberleri üzülerek takip etmekteyiz. Üniversite üst yönetimimiz çoğulculuğu esas alan, tüm çalışanlarımıza eşit mesafede duran; tarafsız, şeffaf, objektif ve liyakati esas alan bir yönetim anlayışıyla hareket etmektedir. Dolayısıyla üniversitemizde herhangi bir inanç veya yaşam tarzı temelinde kısıtlayıcı bir uygulama söz konusu değildir."
"Kapsayıcı yapısı"
"Özellikle çay ocaklarının kapatıldığı yönündeki iddialar tamamen asılsız olup kamuoyunu yanıltıcı niteliktedir. Üniversitemizin yönetim kadrosunda farklı toplumsal ve kültürel kimlikleri temsil eden isimler yer almakta olup bu bağlamda iki rektör yardımcımız, üniversite genel sekreterimiz, daire başkanlarımızın çoğu ve Basın-Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürümüzün Alevi olması da kurumumuzun çoğulcu ve kapsayıcı yapısının açık bir göstergesidir."
"Gerçeğe aykırı haberler"
"Munzur Üniversitesi; farklı inanç ve kültürlerin saygı, hoşgörü ve akademik özgürlük ortamında bir arada bulunduğu bir bilim ve eğitim kurumu olup bilimsel üretim ve toplumsal sorumluluk anlayışıyla çalışmalarını aynı kararlılıkla sürdürmeye devam edecektir. Bu nedenle gerçeğe aykırı haber ve yorumlara itibar edilmemesini önemle rica ederiz."
Munzur Üniversitesi’nde 12 ay boyunca açık olan çay ocaklarının Rektör Prof. Dr. Kenan Peker tarafından "Ramazan Ayı" gerekçesiyle kaldırıldığı iddia edilmişti. DEM Parti Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu da iddialara ilişkin Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in yanıtlaması istemiyle TBMM'de soru önergesi vermişti.
Alevi örgütlerinden açıklama
Alevi kurumları da söz konusu iddiaya ilişkin açıklamasında, "Üniversitelerin farklı düşünce ve inançların bir arada var olabildiği özgür alanlar" olması gerektiğini ifade etmişti. Alevi Bektaşi Federasyonu, Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu, Türkiye Alevi Federasyonu, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı, Alevi Kültür Dernekleri, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği ve Avustralya Alevi Federasyonu, Dersim’deki Munzur Üniversitesi’nde son dönemde yaşanan uygulamalara ilişkin yaptığı açıklamada, üniversitede yaşanan gelişmelerin hem kamuoyunda hem de Alevi toplumu içinde ciddi kaygılar yarattığı ifade edildi.
"Üniversitede yaşananlar kaygı yaratıyor"
Açıklamada, Kenan Peker’in rektör olarak göreve gelmesinin ardından üniversitede liyakatten uzak kadro dağılımları, bazı çevrelere yakın isimlerin görevlendirilmesi ve akademik-idari personele yönelik baskı iddialarının gündeme geldiği belirtildi. Bu iddiaların bir kısmının TBMM’ye verilen soru önergelerine de konu olduğu hatırlatıldı.
Dersim’in Alevi inancı ve kültürel mirası açısından önemli merkezlerden biri olduğuna dikkat çekilen açıklamada, kentte bulunan bir üniversitenin toplumsal hassasiyetleri gözeten, çoğulcu ve herkese eşit mesafede duran bir anlayışla yönetilmesi gerektiği vurgulandı.
Saldırı ve soruşturma tepkisi
Alevilik üzerine akademik çalışmalar yürüten bir öğretim üyesine yönelik saldırı ve kışkırtıcı girişimlerin ardından sorumlular hakkında gerekli adımların atılmadığı belirtilen açıklamada, olayın mağduru olan akademisyen hakkında soruşturma başlatılmasının kamuoyunda soru işaretleri yarattığı ifade edildi. Bu durumun olaylara ilişkin adil ve tarafsız bir yaklaşım sergilenmediği yönündeki kaygıları artırdığı kaydedildi.
Alevi kurumları açıklamalarının sonunda yetkili kurum ve mercileri sorumluluk almaya çağırarak, üniversitede güven veren ve toplumla barışık bir yönetim anlayışının tesis edilmesi gerektiğini belirtti.
(AB)

