Barınma hakkı mücadelesiyle kamuoyunun gündemine gelen İstanbul Üniversitesi–Cerrahpaşa Basım ve Yayım Teknolojileri Bölümü öğrencisi Burak Başer, 19 yaşında tutuklandı.
Kısa süreli bir tahliyenin ardından 6 Şubat 2024’te yeniden tutuklanan Başer’e “örgüt üyeliği” ve “örgüte finansman” suçlamalarıyla 10 yıl 6 ay hapis cezası verildi. Karar istinafta onandı, dosya Yargıtay aşamasında.
Başer halen Kocaeli Kandıra Cezaevi’nde (resmi adıyla Kocaeli 1 No’lu F Tipi Cezaevi) tutuluyor. 19 yaşında cezaevine giren Başer’in, aldığı ceza nedeniyle 29 yaşında tahliye edilmesi bekleniyor.
Yurt eylemi mahkemece haklı bulunsa da “örgütsel faaliyet” sayıldı
Süreç, Başer’in kaldığı yurttan ücret gecikmesi gerekçesiyle çıkarılmasıyla başladı. Başer, barınma hakkı için yurt önünde oturma eylemi yaptı. Arkadaşlarının aktardığına göre bu eylem, birçok öğrencinin yaşadığı mağduriyetleri dile getirdiği bir zemine dönüştü ve örnek teşkil etti.
Başer’in yurttan çıkarılmasına ilişkin işlem ise İdare Mahkemesi tarafından hukuksuz bulundu. Tahliye olduktan sonra yurda geri döndü. Ancak son yargılamada aynı barınma hakkı eylemi bu kez “örgüt adına faaliyet” olarak değerlendirilerek ceza gerekçesine dönüştürüldü.
Başer’in arkadaşları bu durumu “Bir mahkeme ‘haklı’ diyor, başka bir mahkeme aynı eylemi ‘örgütsel faaliyet’ sayıyor. Bu açık bir çelişki” sözleriyle değerlendiriyor.
200 TL’lik para transferi “örgüte finansman” sayıldı
Dosyada “örgüte finansman” suçlamasına dayanak olarak, cezaevindeki bir tutukluya gönderilen iki ayrı 200 TL’lik (toplam 400 TL) para transferi gösterildi. Savcılık, bu ödemeleri örgütsel bağ kapsamında değerlendirdi.
Başer’in arkadaşları ise söz konusu paranın devlet denetimindeki cezaevi hesabına yatırıldığını, bunun insani dayanışma kapsamında olduğunu ve Yargıtay kararlarında cezaevindeki bir kişiye para göndermenin tek başına örgüt finansmanı sayılamayacağına dair içtihatlar bulunduğunu belirtiyor.
“200 TL ile örgüt mü finanse edilir? Cezaevine yatırılan para devlet kontrolünde. Bu paralar ortak havuzda tutuluyor. 5 lira da yatırsanız, 200 lira da yatırsanız ‘finansman’ deniliyor. Bu yorum hukuki değil, siyasi” diyorlar.
“Yeşil gömlek” ve şiir kitabı da dosyada
Dosyadaki diğer unsurlar arasında Başer’in bir fotoğrafta yeşil gömlek giymesi de yer alıyor. İddianamede bu kıyafetten “savaşçı kanaat” çıkarıldığı belirtiliyor. Başer’in arkadaşları buna tepki göstererek, “Bir gömlekten ‘silahlı propaganda birliği’ kanaati çıkarmak ve bunu ağır ceza gerekçesi yapmak hukukla açıklanamaz” diyor.
Ayrıca Başer’in ablası Şura Başarı’nın –Kültür ve Turizm Bakanlığı bandrolü bulunan– şiir kitabını Kadıköy’de dağıtması da suçlama konusu yapıldı. Kitabı hediye ettiğine dair fotoğraf bulunmasına rağmen para alışverişine dair bir kanıt olmadığı, buna karşın eylemin “örgüte finansman” kapsamında değerlendirildiği ifade ediliyor.
İki tutukluluk, kısa bir tahliye
Başer ilk olarak 19 Aralık 2022’de tutuklandı. İçerideyken İdare Mahkemesi yurttan atılma işlemini iptal etti. Tahliye sonrası kısa bir süre (yaklaşık 3-4 ay) dışarıda kaldı ve yeniden okuluna döndü. Ancak 6 Şubat 2024’te tekrar tutuklandı.
Arkadaşları, “6 Şubat tutuklamasına dayanak gösterilen somut bir eylem dosyada yok. İddianame incelendiğinde bunu görmek mümkün” diyor.
“Yaptığı tek şey ‘Yurtta kalmak istiyorum’ demekti”
Başer’in arkadaşları serbest bırakılması çağrısında bulunarak, davanın başından beri çelişkiler içerdiğini anlatıyor:
“Burak 19 yaşında ‘Yurtta kalmak istiyorum’ dediği için tutuklandı. Mücadele etti, kazandı ama hapsedildi. Devlet ona ‘Yurdumda kalamazsın ama hapishanemde kalabilirsin’ diyor adeta.”
Başer savunmalarında, basın açıklamaları, sosyal medya paylaşımları ve barınma hakkı eylemlerinin anayasal haklar kapsamında olduğunu belirtti. “19 yaşımda tutuklandım. Gençliğimin en verimli yılları cezaevinde geçiyor” dedi.
Yerel mahkemenin verdiği 10 yıl 6 aylık hapis cezası istinaf tarafından onandı. Dosya şu anda Yargıtay incelemesinde.
Başer’in arkadaşları, istinaf incelemesinin kısa sürede sonuçlanmasına da dikkat çekerek, “On yılı aşan bir ceza iki ayda nasıl onanır? Gerçekten dosya incelendi mi?” diye soruyor.
Kandıra Cezaevi’nde tutulan Başer’in serbest bırakılması için ailesi ve arkadaşları kamuoyuna çağrı yapıyor. Dosya, barınma hakkı mücadelesinin kriminalize edilip edilmediği ve küçük miktarlı para transferlerinin “örgüt finansmanı” sayılması tartışmaları açısından izlenmeye devam ediyor.

Tutuklu öğrenci Başer’den davaya çağrı: Gelin bir de benden dinleyin
(EMK)








