Migros’un 2026 yılı için önerdiği asgari ücret üstünden yüzde 1’lik zamma depo işçileri tepki gösterdi. Başta Adana olmak üzere, 23 Ocak 2026 itibarıyla 7 ilde 10’dan fazla depoda iş bırakan işçiler, zammı “sefalet zammı” olarak nitelendirildi.
Türkiye genelinde taşeron işçilerle birlikte yaklaşık 63 bin çalışanı olan Migros, henüz 2025 bilançosunu açıklamadı. Ancak açıklanan ilk üç çeyrek verisine göre Migros’un 9 aylık net kârı yaklaşık 5,6 milyar TL (yaklaşık 130 milyon dolar).
Talepleri karşılanana dek iş durdurmaya devam edeceğini belirten işçiler, “İsteğimiz çocuklarımıza, evimize yaşanılabilir bir ücret götürmek. Vergiyi patronların ödemesini istiyoruz,” dedi.
Migros yönetiminin, 26 Ocak’ta yaptığı açıklamaya göre, Migros’un Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yaptığı bildirimle 7 bin 875 işçi kadroya alındı. Açıklamadan birkaç gün sonra greve devam eden 141 işçi, Kod 49 ile işten çıkarıldı.
Migros işçilerinin direnişine destek olmak amacıyla siyasi partiler ve gençlik örgütleri ilk günden beri Migros marketlerine boykot çağrısı yaparak marketlerde kasaların kilitlenmesini sağlıyor. Migros depo işçilerinin talepleri pek çok Migros şubesinde dile getiriliyor.

Migros işçileri iş bıraktı: Yüzde 1 krizi
İşçiler, Özilhan’ın evinin önünde
DGD-SEN öncülüğünde yürütülen grev, 31 Ocak’ta Migros’un da içinde bulunduğu Anadolu Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Tuncay Özilhan’ın evinin önüne taşındı.
Çalışanların aktardığına göre, Özilhan, işçilere “Biz bir aileyiz,” demişti.
Sendikanın çağrısıyla Özilhan’ın evinin önünde toplanan kalabalık polisin sert müdahalesi ve içlerinde Umut-Sen Örgütlenme Koordinatörü Başaran Aksu’nun da bulunduğu 100’e yakın gözaltıyla sonuçlandı.
İşçiler serbest bırakılırken, Aksu hakkında mevcutlu kararı verildi. Adliyeye sevk edilen Aksu, Ertesi gün Beykoz Adliyesi’nden serbest bırakıldı. Aksu, serbest bırakıldıktan sonra “Burada konuşulması gereken bütün yoksulları sefalate, çürümeye iten düzeni sorgulamaya iten Migros depo işçileridir. Tuncay Özilhan 9.5 milyar kar etti, 500 milyonunu işçilerle paylaşsa, sorun çözülür ama bir kuruş paylaşmak istemiyor holdingler,” ifadelerini kullandı.
📍TESLİM OLMAK YOK! BURADAYIZ!
— DGD-SEN (@DGDSEN) January 31, 2026
Tuncay Özilhan bizi görecek! Biz hakkımızı istiyoruz!
Yaşasın Migros direnişimiz!#GaspcıMigros #MigrostaSefaleteHayır #MigrosBOYKOT pic.twitter.com/Sm6v9Ceer0
Direnişe her kesimden destek
DGD-SEN’in çağrısıyla bugün ve yarın (3 ve 4 Şubat) Ankara ve İzmir başta olmak üzere pek çok ilde destek eylemleri gerçekleştirilecek. Ayrıca, farklı illerdeki Migroslar’da kasa kilitleme eylemleri ve boykot çağrıları yapılmaya devam ediliyor.
Türkiye Tekel Bayileri Platformu Başkanı Özgür Aybaş da boykot çağrısını genişletme niteliğinde bir çağrı yaptı. Aybaş, 1 Şubat’ta sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Migros işçilerinin gasbedilen hakları iade edilene ve talepleri eksiksiz karşılanana kadar yine Anadolu Grubu’na bağlı Efes markasına ait hiçbir ürünün bayilerde satılmayacağını açıkladı.
İşçilere sanatçılardan da destek geldi. Komedyen Deniz Göktaş ve oyuncu Feride Çetin’in de dahil olduğu pek çok sanatçı, Migros işçileri için video mesaj yayınladı. Videoların ardından 656 kültür-sanat emekçisinin imzasının bulunduğu destek bildirisi DGD-SEN tarafından yayınlandı. Sanatçılar, depo işçilerinin 5 maddelik talebinin acilen karşılanmasını ve yasal hakları olan sendikalaşma hakkının tanınmasını talep etti.
Aynı zamanda ilk etapta 102 akademisyenin imzacı olduğu bildiri DGD-SEN tarafından paylaşıldı. Bildiride, akademisyenlerin, Migros depo işçilerinin mücadelesinin yanında oldukları ifade edildi. Açıklamada “Aynı zamanda bu mücadele, ülkemizde ve özellikle de özel sektör işyerlerinde yaygın olan düşük ücretli, iş güvencesinden yoksun ve sendikasız çalışma düzeninin sonuçlarını bir kez daha gözler önüne sermiştir,” sözlerine yer verildi.

Meclis’te soru önergesi
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) İstanbul Milletvekili Cengiz Çiçek, Migros işçilerinin direnişini Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) kürsüsüne taşıdı.
Çiçek, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’ın yanıtlaması için soru önergesi verdi. İşçilerin taleplerini dile getiren Çiçek, Kod 49 kullanılarak 141 işçinin işten çıkarılması ve kolluk şiddetinin sendikal örgütlenme özgürlüğünü fiilen engellediğini belirtti.
Çiçek’in önergesinde; işçilere ters kelepçe uygulanmasının hukuki dayanağı, sendikal faaliyet nedeniyle yapılan işten çıkarmalara karşı Bakanlığın denetim ve yaptırımları, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) bildirimi yapılmadan gerçekleştirilen fesihler ve Migros yönetiminin Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 117 ve 118. maddeleri kapsamında suç teşkil eden uygulamalarına ilişkin sorular yer aldı.
Çiçek’in ardından Emek Partisi (EMEP) İstanbul Milletvekili İskender Bayhan da Bakan Işıkhan’ın yanıtlaması istemiyle soru önergesi verdi. Bayhan konuşmasında “Açlık sınırının 31 bin 224 TL’ye, yoksulluk sınırının 101 bin 706 TL’ye ulaştığı bir ülkede milyarlarca lira kâr açıklayan bir şirketin işçilerine yoksulluk ücreti dayatması tesadüf değildir,” dedi.
Günler sonra Migros’tan açıklama
Migros yönetimi, direnişin 10. gününde (1 Şubat) “Kadromuza yeni katılan dağıtım merkezi çalışanlarımız sağladığımız imkânlar” başlığıyla ikinci bir açıklama daha yayımladı. Ancak DGD-SEN ve UMUT-SEN, Migros yönetiminin depo işçilerini mağaza çalışanı gibi göstererek 10 No’lu iş koluna kaydırdığını ve böylece sendikal örgütlülüğü fiilen tasfiye etmeye çalıştığını belirtti.
Bu alanda örgütlü olan sendika ise Türkiye Ticaret, Kooperatif, Eğitim, Büro ve Güzel Sanatlar İşçileri Sendikası (Tez Koop-İş).
UMUT-SEN yaptığı açıklamada “Migros, işçileri 10 No’lu ‘Ticaret, Büro, Eğitim ve Güzel Sanatlar’ iş koluna kaydırarak suç teşkil eden bir operasyon yürütmektedir. Bu operasyonla, 16 No’lu iş kolunda yetkili olan bağımsız sendika DGD-SEN’in hukuki temsil yetkisi düşürülmekte; işçiler 10 No’lu iş kolunda yetkili olan ama işverenle uzlaşmacı ve İK biriminin bir uzantısı gibi çalışan sarı sendika Tez-Koop-İş’e mecbur bırakılmaktadır,” dedi.
DGD-SEN’den çağrı
Migros işçileri ve hak savunucuları, DGD-SEN’in çağrısına göre, yarın (4 Şubat) yeniden Özilhan’ın evinin önünde toplanacak.
DGD-SEN ayrıca; tüm kadın örgütlerine, feministlere ve kadın dayanışma ağlarına çağrı yaptı.
DGD-SEN’li kadınlar, Migros’un çalışma politikalarının ifşa edilmesini, depo işçisi kadınlarla dayanışma gösterilmesini ve taciz edilen kadın işçilerin seslerinin duyurulmasını talep etti.
Kaynaklar: DGD-SEN X hesabı, Evrensel Gazetesi, Kısa Dalga, BirGün Gazetesi.
(BHT/TY)





