Evrensel muhabiri Metin Göktepe, polis işkencesiyle öldürülüşünün 30. yılında, Esenler’deki Kemer Mezarlığı’ndaki kabri başında anıldı.
Anmaya Evrensel çalışanları, gazeteci meslek örgütlerinin yanı sıra çok sayıda siyasi parti ve sivil toplum örgütü temsilcisi katıldı.
Anmada "İnadına hepimiz Metin'iz" ve "Özgür basın susturulamaz" sloganları atıldı.
Anmada konuşan Evrensel Genel Yayın Yönetmeni Hakkı Özdal, “Metin Göktepe bugün çok önemli bir sembol olarak yaşamaya devam ediyor. Bizler, onun yaptığı gibi ‘Bu haberi ben izlemeliyim’ diyerek çok zorlu haberlere gitmeye çalışıyoruz. Metin Göktepe’den güç alıyoruz” dedi.
“Gerçekler karanlıkta bırakılmak isteniyor”
Anmada konuşanlardan biri de Metin Göktepe’nin ablası Meryem Göktepe oldu. 30 yıldır Türkiye’de Metin Göktepe gazeteciliğinin devam ettiğini belirten abla Meryem Göktepe “Şimdi belki eskisi kadar gazetecileri öldürmüyorlar ama gazeteciliği öldürerek yol alamaya devam ediyorlar” diye konuştu.
Hakan Tosun’un öldürülüşünü, Merdan Yanardağ’ın tutuklanmasını ve kurumlara atanan kayyımları hatırlattı. Abla Göktepe “Tüm bunlara rağmen umut var. Metin Göktepe’nin yanında arkadaşları varsa umut var. Annem adına hepiniz birer Metinsiniz” diye ekledi.
“Göktepe’nin bıraktığı yerden gazeteciliğe devam”
Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Başkanı Gökhan Durmuş, Türkiye’de tüm baskılar rağmen gazeteciliğin ayakta kalmaya çalıştığını belirtti.
Türkiye’de gazetecilere yönelik baskı ve ifade özgürlüğünün yok edilmesine rağmen gazetecilik yapmaya devam ettiklerini belirten Durmuş, “Tüm baskılara rağmen Metin’i anamaya devam edeceğiz. Bugün burada ülkedeki kötü koşullarından bahsediyoruz. Ama ben inanıyorum ki Metin’e müjdeli haberi vereceğiz” ifadelerini kullandı.
DİSK Basın-İş adına konuşan Alpaslan Aydın da “30 yıldır Metin ağabeyin mezarının başındayız. Bu 30 yıl boyunca basına yönelik saldırıları, gazetecilerin katledilmesini, hapsedilmesini, televizyon kanallarına kayyum atanmasını neredeyse her gün yaşadık. Ama bütün bunlara rağmen hâlâ buradayız, burada olmaya devam ediyoruz” dedi. “Metin Göktepe’nin bıraktığı yerden mücadeleyi ileri taşımaya devam edeceğiz” diye konuştu.
"Evrensel susmadı, özgür basın susmadı."
Diğer isimler de anmada söz alarak şunları söyledi:
Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Seyit Aslan: Metin Göktepe’nin gerçek habercilik uğruna verdiği mücadele, aradan geçen 30 yıla rağmen yüzlerce gazeteciye ilham kaynağı oldu. Bugün Metin’in bıraktığı bayrağı yüzlerce gazeteci taşımaya devam ediyor. Göktepe’nin katledilmesine rağmen özgür basın susmadı. Metin Göktepe katledildi ama Evrensel susmadı, özgür basın susmadı.
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM) Parti İstanbul İl Başkanı Arife Çınar: 90'lı yıllar karanlık yıllardı; Özgür Basın çalışanları sokak ortasında satırlarla katledildi. Musa Anter’ler, Nazım’lar ve Metin Göktepe bu zihniyet tarafından hedef alındı. Amaç, gerçeğin halka ulaşmasını engellemekti. Kalemleri kırmak istediler, sesleri susturmak istediler ama başaramadılar. Bugün Özgür Basın hala yazıyor, karanlığı aydınlatmaya devam ediyor. Metin Göktepe yoldaşımız ışıklar içinde uyusun. Bu mücadele bitmedi, bitmeyecek. Türkiye işçi sınıfı, emekçileri ve halkları bu mücadelede mutlaka galip gelecek.
Emekçi Hareket Partisi (EHP) Genel Başkan Yardımcısı Nehir Sevim: Metin Göktepe’nin mücadelesi ‘Bu haberi ben yapmalıyım’ diyen gazetecilik anlayışının simgesidir. Hakikatin peşindeki gazetecilere yönelik baskılar bugün de şiddetli biçimde sürüyor. Çünkü o gazeteciler ezenle ezileni, yolsuzluğu, rantı ve sömürüyü açığa çıkarıyor. Metin Göktepe bu mücadelenin en parlak örneklerinden biriydi. Evrensel susmadı, bundan sonra da susmayacak” ifadelerini kullandı.
TKP ve SoL Haber adına konuşan Serkan Düz: Metin Göktepe’nin tarafı halkın ve emekçilerin tarafıydı. Gerçekleri yazdıkça bu düzenin egemenleri rahatsız oldu. 30 yıl önce susturmak için öldürüyorlardı, bugün hapse atıyorlar. Ama gerçekler her zaman bir yol bulur. Metin Göktepe’nin mücadelesi, mutlaka yolunu bulan bir kavgadır.
Cumartesi Anneleri adına söz alan İkbal Eren: Metin Göktepe, devletin karanlık yüzünü açığa çıkaran ilk gazetecilerden biriydi. Eğer bu fedakâr gazeteciler olmasaydı, Galatasaray Meydanı’ndaki 35 yıllık direniş sürdürülemezdi. Metin bizim gözümüz, kulağımız oldu; sesimizi dünyaya duyurdu. Annemin Galatasaray Meydanı’ndaki ilk fotoğrafını Metin çekti. Bugün hala direniyorsak, Metin’in açtığı yolda yürüyen gazeteciler sayesinde.
Anma sloganların ardından son buldu.
(HA)






