Mersin’de “Ailem Güvende” operasyonları kapsamında tutuklanan LGBTİ+’ları ziyaret eden avukatlar, cezaevinde karşılaştıkları hak ihlalleri ve tutukluların ihtiyaçlarına ilişkin bilgi notu hazırladı.
Avukatlar, Mersin E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda yaptıkları ziyaretin ardından hazırladıkları notta barınma, sağlık hizmetlerine erişim, temel ihtiyaçların karşılanması, avukat-müvekkil görüşmesinin gizliliği ve ailesi ya da sosyal destek ağı bulunmayan tutukluların ihtiyaçlarının karşılanması konusunda sorunlar bulunduğunu aktardı.
Avukatların aktardığına göre, tutukluların ihtiyaç duyduğu uzun kollu eşofman takımlarının cezaevine teslim edilmek istenmesi, vekâletname bulunmadığı gerekçesiyle engellendi.
Bilgi notunda, tutuklunun müdafiiyle görüşebilmesi için vekâletname aranamayacağının ilgili yönetmeliğin 19. Maddesi’nde açıkça düzenlendiği hatırlatıldı. Aynı düzenlemenin müdafi ile tutuklu görüşmesinin başkalarının duyamayacağı bir ortamda yapılmasını da güvence altına aldığı belirtildi.
Avukatlar, vekâletname şartının dışarıdan gönderilmek istenen giysi ve diğer temel ihtiyaçların teslim edilmesinde aranmasının, özellikle ailesi veya başka bir sosyal destek ağı bulunmayan tutuklular açısından mağduriyeti artırdığını ifade etti.
Ziyarette avukat görüşme odalarının da müdafi-müvekkil görüşmesinin gizliliğini sağlayacak koşullara sahip olmadığı aktarıldı. Bilgi notunda, görüşmeler sırasında konuşulanların çevrede bulunan kişiler tarafından duyulabildiği belirtildi.
İlaçları verilmedi
Hormon ilacına erişememesinin de etkisiyle ağlama nöbetleri geçirdiğini ifade eden tutuklunun kış koşullarına uygun kıyafetinin de bulunmadığı kaydedildi. Avukatlar, bu kişinin kendisine kıyafet ve diğer ihtiyaçlarını ulaştırabilecek kişilerin yalnızca avukatlar olduğunu, ancak kurumun vekâletname şartı nedeniyle bu ihtiyaçların karşılanamadığını belirtti.
Bilgi notunda bazı tutukluların düzenli kullandıkları ilaçların bitmesine rağmen ilaçlarına yeniden erişemediği de aktarıldı. Bazı tutukluların kullandıkları ilaçların isimlerini cezaevi koşullarında kendilerinin tespit etmek zorunda kaldığı, yaşanan fiziksel yaralanmaların ardından ise hastaneye sevk edilmediğine ilişkin anlatımların bulunduğu belirtildi.
Bilgi notunda operasyonların gece saatlerinde gerçekleştirilmesine ilişkin anlatımlara da yer verildi. Avukatlar, işlemlerin hukuki niteliği ve gerçekleştirildiği yer dikkate alınarak Ceza Muhakemesi Kanunu’nun gece aramasına ilişkin hükümleri kapsamında ayrıca inceleme yapılması gerektiğini belirtti.
Avukatlar, özellikle konut veya diğer kapalı yerlerde gece yapılan aramalarda kanunda öngörülen istisnaların bulunup bulunmadığının ve somut olayda bu istisnaların gerekçelendirilip gerekçelendirilmediğinin ortaya konulması gerektiğini ifade etti.
Bazı tutuklular ise şilteye dahi erişemiyor
Avukatların ziyaretin ardından hazırladığı bilgi notunda hak ihlalleri ve ihtiyaçlar şöyle sıralandı:
Sekiz yatak bulunan koğuşta 18 kişi kalıyor. 10 kişi yerde yatıyor, bazı tutuklular ise şilteye dahi erişemiyor.
Tutuklular, uzun kollu eşofman ve kışlık kıyafet gibi temel ihtiyaçlarına erişemiyor. Avukatların bu ihtiyaçları cezaevine ulaştırması ise vekâletname gerekçesiyle engelleniyor.
Bazı tutuklular düzenli kullandıkları ilaçlara erişemiyor, biten ilaçlarını yeniden temin etmekte sorun yaşıyor.
Fiziksel yaralanma yaşayan bazı tutuklular hastaneye sevk edilmiyor.
Bir tutuklu günlük kullandığı hormon ilacına erişemiyor.
HIV+ tutuklular tek kişilik hücrelerde tutuluyor.
Bazı tutuklular cezaevindeki hijyen koşulları nedeniyle sorun yaşıyor.
Tutuklular, avukatlarıyla yaptıkları görüşmelerde mahremiyet sorunu yaşıyor. Görüşmeler sırasında konuşulanlar çevrede bulunan kişiler tarafından duyulabiliyor.
Ailesi veya ekonomik desteği bulunmayan tutuklular kıyafet, kantin, kitap ve diğer temel ihtiyaçlarına erişmekte güçlük çekiyor.
Bazı tutuklular, geride bıraktıkları yaşlı veya bakıma muhtaç aile bireylerinin bakım ve geçiminin nasıl sürdürüleceği konusunda kaygı yaşıyor.
Bazı tutuklular tutukluluk nedeniyle kredi ve diğer mali yükümlülüklerini yerine getirememe konusunda endişe taşıyor.
Operasyonlar sırasında gerçekleştirilen gece aramalarının CMK’nin ilgili hükümleri kapsamında ayrıca incelenmesi gerekiyor.

AP Türkiye Raportörü Sánchez Amor: “'Ailem Güvende' artık ifade özgürlüğüne açık saldırı"

LGBTİ+ ailelerinden ‘Ailem Güvende’ operasyonlarına tepki: ‘Biz aile değil miyiz?’

SAMER’den “Ailem Güvende” analizi: Kim korunuyor?
(EMK)








