İstanbul Modern, Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında sanat ve dayanışmayı buluşturan bir programa ev sahipliği yapıyor. İstanbul Modern ve Estée Lauder Companies (ELC) Türkiye iş birliğiyle düzenlenen “Sanattan İlhamla: Sarılarak Saralım” programı, 6–11 Ekim tarihleri arasında sergi turları, atölyeler, söyleşi ve seminerlerle ziyaretçilerle buluşuyor.

MEME KANSERİ BİLİNÇLENDİRME VE FARKINDALIK AYI
Meme kanseri: Ne kadar farkındayız?
Cumhuriyet’in haberine göre, Program kapsamında müzenin binası da 5 Ekim gecesi pembe ışıkla aydınlatıldı.
Pembe kurdele ortak bir sanat çalışmasına dönüşüyor
Programın merkezinde çağdaş sanatçı Sabire Susuz’un tasarladığı katılımcı bir sanat çalışması bulunuyor.
6–11 Ekim tarihleri arasında her gün 13.00–17.00 saatlerinde İstanbul Modern’in dış etkinlik alanında gerçekleştirilecek çalışmada ziyaretçiler, kendileri için hazırlanan pembe kurdelelerin üzerine kolaj ve çizimler yapacak, kısa notlar bırakacak.
Kolektif bellek ve aidiyet üzerine çalışmalar yapan Susuz’un tasarladığı yerleştirmede, mekânın üzerinde yükselen X formundaki konstrüksiyon, ziyaretçilerin katkılarıyla program boyunca dönüşecek. Böylece meme kanseri farkındalığının simgesi olan pembe kurdeleler, kolektif üretimle ortak bir sanat çalışmasına dönüşecek.
Sanatın iyileştirici gücü konuşulacak
Programın söyleşi bölümünde 6 Ekim’de İstanbul Modern Oditoryum’da “İyi Olma Hali için Sanat” başlıklı bir buluşma gerçekleştirilecek. Sabire Susuz’un katılacağı söyleşide sanatın paylaşım ve aidiyet duygusu yaratma, karşılaşma alanları oluşturma potansiyeli ile katılımcı sanat çalışmasının üretim süreci ele alınacak.
“Aynı Mavinin Altında” koleksiyon sergisi kapsamında düzenlenecek özel turlarda ise kadın sanatçıların yaşam öyküleri ve üretimleri arasındaki ilişkiye odaklanılacak. 6–10 Ekim tarihleri arasındaki turlarda yapıtlar yaratıcılık, dayanıklılık ve dönüşüm temaları üzerinden değerlendirilecek.
Sanat tarihindeki kadınların izleri
Programın seminerlerinde kadınların sanat tarihindeki yeri ve kadın sanatçıların dayanışma deneyimleri ele alınacak.
Sanat tarihçisi Doç. Dr. Ebru Nalan Sülün, 8 Ekim’de “Birlikte Güçlenmek: Sanatta Kadın Hareketleri ve Kolektifler” başlıklı seminerde kadın sanatçıların oluşturduğu dayanışma ağlarını ve feminist sanat hareketlerini anlatacak.
Sülün, 9 Ekim’de ise “Sanat Tarihinin Öncü Kadınları” başlıklı seminerde Rönesans’tan günümüze sanat tarihine yön veren kadın sanatçıların yaşamlarına ve üretimlerine odaklanacak. Frida Kahlo, Louise Bourgeois ve Yayoi Kusama gibi sanatçıların yaşam deneyimlerinin üretimlerine yansımaları üzerinden sanat, dayanıklılık ve dönüşüm arasındaki ilişki konuşulacak.
Beden, ses ve ritimle sanat deneyimi
Programın atölyelerinde ise beden, ses ve ritim üzerinden farklı sanat deneyimleri sunulacak.
Koreograf, çağdaş dans sanatçısı ve akademisyen Prof. Tuğçe Ulugün Tuna’nın 7 ve 11 Ekim’de gerçekleştireceği “Duyumsama ve Kinestetik Farkındalık” atölyesinde hareket, algı ve beden-zihin ilişkisi ele alınacak.
Caz müzisyeni ve eğitmen Asena Akan’ın 10 Ekim’de düzenleyeceği “Kendini Akort Etmek” atölyesinde nefes, ses ve titreşim üzerinden bireysel ifade ve birlikte üretme deneyimine odaklanılacak.
Programın son gününde müzisyen Hilal Özcan’ın gerçekleştireceği “Ritimle Yenilenmek” atölyesinde ise katılımcılar ritim ve perküsyon aracılığıyla birlikte üretmenin yollarını deneyimleyecek. Atölyeye katılım için önceden bir bilgi ya da deneyim gerekmiyor.
6–11 Ekim tarihleri arasında İstanbul Modern’de düzenlenecek program kapsamındaki etkinlikler tüm müze ziyaretçilerine açık ve ücretsiz.





