Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu'ndan geçti.
Taraflardan herhangi birine yönelik saldırıyı tarafların tümüne yönelik bir saldırı olarak kabul eden anlaşma için 592 milletvekilinin 398’i oy kullandı. 277 vekil kabul, 118 vekil ise ret oyu verdi.
Anlaşma Genel Kurul’dan AKP, MHP, CHP ve DSP vekillerinin oyuyla geçti. Yeni Parti, DEM Parti, İYİ Parti, Yeni Yol, TİP, EMEP, Saadet Partisi ve DP ise ret oyu kullandı. Ancak iktidar bloğundan 85, muhalefet bloğundan 92 vekil oylamaya katılmadı.
"Gazze'ye un gönderemeyenler Körfez'e asker gönderecekler"
Teklif görüşülürken söz alan Yeni Yol İstanbul Milletvekili Birol Aydın, "Irak Tezkeresi ile geldiniz, şimdi, en azından giderayak bu Mekke İttifakı Anlaşması'yla bir vebale girmeyiniz diyorum. Bütün bir insanlık Gazze ittifakı çatısı altında toplanmışken siz hangi ittifaktan bahsediyorsunuz? Kimi kimden koruyacaksınız? Gazze'ye bir çuval unu gönderemeyenler şimdi Körfez'e asker gönderecekler" dedi.
CHP Grubu adına konuşan Hatay Milletvekili Mehmet Güzelmansur, Türkiye'nin dost ve kardeş ülkelerle ilişkilerini geliştirmesine, savunma sanayisinde iş birliği yapmasına, bölgesinde barışın ve istikrarın güçlenmesine katkı sunmasına karşı olmadıklarını ve bu nedenle anlaşmaya evet oyu vereceklerini söyledi.
İYİ Parti Grubu adına konuşan İstanbul Milletvekili Buğra Kavuncu "'Washington ne istiyor, efendim, Moskova ne düşünüyor, Tahran ne bekliyor' gibi birtakım reflekslerle bu tür anlaşmalar hazırlanmaz” dedi. AKP Kayseri Milletvekili Hulusi Akar'ın dünkü konuşmasına atıf yapan Kavuncu "'Bir Avrupa ülkesinde yapılan bir araştırmada gençlerin yüzde 60'ı silah almayacaklarını, bir savaş çıksa dahi savaşa girmek istemediklerini, ülkelerini korumak dahi söz konusu olsa bunu istemediklerini ifade ediyor. Bunun doğal sonucu olarak da biz bu tür görüşmeleri elbette yapıyoruz' dedi. Ya, Allah aşkına, yani vatanı savunmak gibi bir arzu ve istekti olmayan Avrupalı gençlerle ülkemizdeki insanları, gençlerin bir mi tutuyorsunuz? Böyle bir realiteye inanıyorsanız, Mekke Anlaşması'nı yapınca, bu anlaşmadan sonra yüzde 60-70 nitelendirdiğiniz grup farklı mı düşünecek? Yani bu nasıl bir gerekçe olabilir? Siz bu ülkenin evlatlarının, Fahrettin Paşa'nın torunlarının, Mustafa Kemal'in askerlerinin böyle bir konuda imtina edeceğini düşünebilir misiniz?" ifadelerini kullandı.
DEM Parti Grubu adına söz alan Van Milletvekili Gülcan Kaçmaz Sayyiğit, Türkiye'nin ve Orta Doğu'nun hangi yöne evrileceğinin halkların geleceği açısından kritik bir önem taşıdığını söyledi. Sayyiğit, Anlaşma'nın içeriğinin belirsizliğine dikkat çekerek, "Hedefinin İran mı, İsrail mi, yoksa Pakistan'ın hısmı Hindistan mı olduğu açık değildir. Karşımızda siyasi iktidarın imza attığı ve Meclis'in de peşinden sürüklendiği, belirsiz bir tablo var" dedi. Sayyiğit şu değerlendirmelerde bulundu:
"İlk bakışta Suudi Arabistan'a destek için Yemen'e asker gönderilebileceğine dair işaretler de mevcut. Pakistan Hindistan arasında Keşmir gerilimi patlak verir ve Pakistan yardım isterse ya da Suudi Arabistan ile İran da daha sert bir çatışmaya girerse, bu durumda ne olacak? Taraflar daha derin bir biçimde müdahil mi olacak, yoksa ittifak mı çökecek? Bu soruları bizler buradan DEM Parti adına soruyoruz çünkü bir tarafın başka bir devlet veya silahlı grupla yaşadığı çatışmanın hangi aşamada anlaşma kapsamına gireceği ve saldırının niteliğinin kim tarafından değerlendirileceği açık değildir. Yardımın kapsamı ve niteliğinin daha sonra taraflarca belirlenmesi, taahhüdün somut içeriğini uygulama aşamasındaki kararlara bırakılması anlaşmanın ucunun açık olduğunu net bir şekilde ortaya koymaktadır. Bizlerden DEM Parti olarak sağlanacak desteğin türünün, sınırının, askeri personelin hangi koşullarda görevlendirileceğinin ve yardımın süresinin şeffaf bir biçimde ortaya konulmasını talep ediyoruz.
Ayrıca çatışmalarda sivillerin korunması ve etkilenen halkların tüm haklarının güvence altına alınması zorunludur. DEM Parti olarak ülkemizin ve gençlerimizin küresel paylaşım savaşlarına ve mezhebi kamplaşmalara taraf edilmesine kesinlikle karşıyız. Sınırlarımızın çok ötesinde, Türkiye'yi doğrudan ilgilendirmeyen savaşların halklarımıza dayatılmasını da asla ve asla kabul etmiyoruz. Cumhuriyetin 103 yıllık tarihinde günübirlik denge politikalarının ve mezhebi kamplaşmaların hiçbir zaman kalıcı güvenlik ve refah getirmediğini hepimiz çok iyi biliyoruz."
YENİ Parti İstanbul Milletvekili Yunus Emre de anlaşmaya karşı olduklarını belirterek, Türkiye'nin güvenliğiyle ilgili olmayan çatışmalara taraf olmaması gerektiğini söyledi. Pakistan-Hindistan ihtilafının 70-80 yıllık bir geçmişi bulunduğunu kaydeden Emre, Türkiye'nin bu sorunu neden üstlenmesi gerektiğini sorguladı.
Yemen'deki çatışmalara da değinen Emre, Türkiye'de Yemen'e ilişkin tarihsel hafızaya ve ağıtlara işaret ederek, "Biz, hemen her köyde, hemen her ilçede Yemen türküleri söylenen, ağıtları söylenen bir ülkeyiz. Hepimizin ailesinde, hepimizin memleketlerinde bu öyküler, bu dramatik olaylar anlatılıyor; ağıtlar yakılmış, 'Bu Yemen'e giden gelmiyor.' diye söylüyoruz, üzerinden yüz yıl geçmiş, hâlâ söylüyoruz" dedi.
Emre, anlaşmayla ABD'nin bölgedeki yükünün Türkiye tarafından üstlenileceğini savunarak, şöyle konuştu:
"Biz hepimiz biliyoruz ki Suudi Arabistan'ın, Amerika'nın, artık bu yükü üzerinden atmak isteyen Amerika'nın bu yükünü biz sırtlanacağımızı söylüyoruz; Amerika'nın bu isteğini, az önce ifade ettiğim, Amerikan Başkanının çerçevesini çizdiği politikayı yükleneceğimizi söylüyoruz, bunun altına imza atıyoruz. Bazı değerli milletvekili arkadaşlarımız 'Dünyada boşluk var, bölgede boşluk var, Türkiye bunu dolduracak.' diye bize burada maalesef masallar anlatıyorlar. Bakın, büyük güçler milletimizin tertemiz ellerine Müslüman kanı bugüne kadar süremediler, bundan sonra da sürememeleri için bu anlaşmaya 'hayır' oyu vermeniz gerekiyor"
Emre, milletvekillerine tarihi önemde bir oylama yapılacağını belirterek, "Ben bütün milletvekillerinin kendilerini buraya gönderilmiş insanlar olarak görmediklerini düşünüyorum" ifadelerini kullandı.





