Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın onaylanmasına ilişkin kanun teklifi Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu'nda görüşülüyor.
Genel Kurulda, teklifin tümü üzerinde görüşmelerin tamamlanmasının ardından maddelerinin görüşmelerine geçildi.
Teklifin ilk maddesi de gece saatlerinde kabul edildi. Bunun üzerine TBMM Başkanvekili Celal Adan, birleşime ara verdi. Diğer maddeler üzerindeki görüşmeler bugün 14.00’te devam edecek.
Ancak dün akşamki görüşmeler tartışmalı geçti. İktidar ve muhalefet partileri anlaşmanın Türkiye açısından nasıl askeri yükümlülükler doğuracağı ve ülkeyi bölgesel çatışmalara dahil edip etmeyeceği üzerinden tartıştı.
AKP ve MHP anlaşmanın bölgesel güvenliği ve caydırıcılığı güçlendireceğini savunurken, CHP de barış ve iş birliğine katkı sağlayacağı gerekçesiyle destek vereceğini açıkladı.
YENİ Parti, DEM Parti, İYİ Parti ve Yeni Yol ise Türkiye'nin üstleneceği askeri yükümlülüklerin belirsizliğine ve bölgesel çatışmalara dahil olma riskine dikkat çekti. Askerin yurt dışında görevlendirilmesi ve olası savaş riskleri üzerinden tartışmalar yaşandı.
Genel Kurul görüşmelerinden öne çıkanlar
AKP Kayseri Milletvekili Hulusi Akar, anlaşmanın Pakistan ve Suudi Arabistan'la mevcut askeri iş birliklerini kurumsallaştırmayı amaçladığını belirterek, "Bu anlaşma hiçbir şekilde NATO'ya alternatif vesaire değil; bu tamamlayıcı bir birliktelik ve hiçbir ülkeye de karşı değil" dedi. Akar, askerin yurt dışında görevlendirilmesinin söz konusu olması halinde bunun "mutlaka Meclisin iznine tabi" olacağını söyledi.
MHP Erzurum Milletvekili Kamil Aydın da anlaşmanın "kolektif caydırıcılığı artıracağını" savunarak MHP grubunun teklife destek vereceğini açıkladı.
CHP Grup Başkanı Faik Öztrak ise anlaşmanın yeni çatışmaların değil, bölgesel barış ve iş birliğinin aracı olması gerektiğini söyledi. Öztrak, "Bu iş birliğinden doğan güç yeni savaşlar açmak için değil savaştan caydırmak, barışı sağlamak, sınırlarımızı korumak ve ticareti geliştirmek için kullanılmalıdır" diyerek CHP'nin anlaşmaya olumlu oy vereceğini açıkladı.
İYİ Parti ise anlaşmanın sınırlarının belirsiz olduğunu savundu. Grup adına konuşan Lütfü Türkkan, "Bizim itirazımız işbirliğine değil, belirsizliğedir, ortak savunmaya değil sınırları çizilmemiş yükümlülükleredir" dedi. Türkkan, Türkiye'nin askeri ve mali yükümlülükleri ile bölgesel çatışmalara taraf olma riskine karşı güvencelerin açıklığa kavuşturulmasını istedi.
DEM Parti Antalya Milletvekili Saruhan Oluç da Türkiye'nin yeni vekalet savaşlarına dahil edilmemesi gerektiğini belirterek, "Türkiye herhangi bir vekalet savaşının parçası olmamalıdır, bunu reddediyoruz" dedi. DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Ceylan Akça Cupolo ise partisinin "hayır" oyu vereceğini açıklayarak, "Gözümüz kapalı bir şekilde savaşa gitmeyi reddediyoruz" ifadelerini kullandı.
Yeni Yol Grubu'ndan Hasan Karal, savunma iş birliklerinin güçlendirilmesini desteklediklerini ancak askeri yükümlülüklerin ve Meclis'in denetim yetkisinin açık biçimde belirlenmesi gerektiğini söyledi. Karal, "Bu konulardaki belirsizlikler giderilmediği için kanun teklifine mevcut haliyle olumlu yaklaşamadığımızı ifade ediyorum" dedi. Aynı gruptan Selçuk Özdağ da anlaşmaya ret oyu verdiklerini açıkladı.
YENİ Parti İstanbul Milletvekili Namık Tan ise anlaşmanın Türkiye'yi sınırları belirsiz askeri operasyonlara sürükleyebileceğini savundu. "Mehmetçik'in asli görevi Suudi vatanını değil, kendi vatanımızı korumaktır" diyen Tan, anlaşmaya karşı olduklarını söyledi.
TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Fuat Oktay ise eleştirilere yanıt verirken anlaşmanın otomatik olarak asker gönderilmesi anlamına gelmediğini savundu. "Anlaşma onaylandığı takdirde, Suud çöllerine Türk askerini, Mehmetçik'i gönderiyoruz... Böyle bir uygulama da söz konusu değil, böyle bir şey de yok" diyen Oktay, olası adımların tarafların değerlendirmesi ve oydaşmasıyla belirleneceğini söyledi. Oktay'a göre destek; istihbarat ve tecrübe paylaşımından ekipman desteğine veya askeri karşılığa kadar farklı biçimler alabilecek.
Oktay ayrıca, anlaşmanın ilk 10 yılında çekilmeye getirilen sınırlamayı savunarak bunun uzun vadeli stratejik anlaşmaların doğasından kaynaklandığını söyledi. "10 yıl süre içerisinde de herhangi bir konuda oydaşma sağlanamazsa [...] Türkiye'nin arzu etmediği bir konunun uygulamaya alınması asla ve asla mümkün değildir" dedi.

Suudi güvenliği için üçlü askerî ittifak: Mekke Anlaşması komisyondan geçti
Anlaşma metni şöyle:
Türkiye Cumhuriyeti, Pakistan İslam Cumhuriyeti Ve Suudi Arabistan Krallığı Arasında Ortak Savunma İçin Mekke Anlaşması
Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti, Pakistan İslam Cumhuriyeti Hükümeti ve Suudi Arabistan Krallığı Hükümeti (bundan böyle "Taraf", "Taraflar" veya "Çekirdek Taraflar" olarak adlandırılacaktır),
Egemenliğe karşılıklı saygı, Birleşmiş Milletler Şartı ilkeleri, uluslararası hukuk ve ilgili iç hukuk ilkelerini göz önünde bulundurarak; "Taraflar" arasındaki savunma ortaklığına yönelik mevcut işbirliği mekanizmalarını, koordinasyonu ve entegrasyonu bir ortak savunma anlaşmasına taşımak hususunda mutabık kalarak,
"Taraflar" arasındaki ilişkileri, ortak menfaatler doğrultusunda, silahlı kuvvetlerin birlikte çalışabilirliği, hazırlık düzeyi ve etkinliğini de kapsayan işbirliği, koordinasyon ve entegrasyon temelinde daha da geliştirmeye yönelik iradeyi teyit ederek, böylelikle "Taraflar" ve halkları arasında mevcut dostluk ve kardeşlik bağlarını pekiştirerek,
"Tarafların" birbirlerinin iç işlerine karışmama, egemen eşitlik, toprak bütünlüğü ve uluslararası kabul görmüş sınırların ihlal edilemezliği ilkelerinin önemini teyit ederek, bağımsızlıklarına, egemenliklerine ve toprak bütünlüklerine karşı silahlı saldırı durumunda gerekli karşılıklı destek tedbirlerinin uygulanmasının esas olduğunu beyan ederek,
Küresel ve bölgesel barış, istikrar ve güvenliğin temini için uluslararası hukuk ve Birleşmiş Milletler Şartı'na uygun olarak ortak çaba ve eşgüdümün önemini belirterek,
Terörizmle mücadelede "Tarafların" yetkili makamları arasında mevcut işbirliğinin derinleştirilmesi arzusunu kaydederek,
Uluslararası konularda ortak bir duruş sergilemek maksadıyla bölgesel ve uluslararası kuruluşlarda "Taraflar" arasında mevcut işbirliğinin güçlendirilmesinin önemini vurgulayarak,
"Taraflar" arasında savunma ve savunma sanayii işbirliğinin daha da geliştirilmesinin gerekli olduğunu kaydederek,
Müteakip hususlarda anlaşma sağlamıştır:
Madde 1
"Taraflar" birbirlerinin bağımsızlığının, egemenliğinin, toprak bütünlüğünün ve uluslararası alanda tanınan hudutlarının ihlal edilemezliğinin sağlanması ve korunmasını teminen işbirliği yaparlar. "Taraflardan" herhangi birinin toprak bütünlüğünün, egemenliğinin ve uluslararası alanda tanınan sınırlarının tehdit edilmesi veya tehlikeye düşmesi durumunda, "Taraflar" bu tehdit(ler) veya tehlike(ler)i bertaraf etmek maksadıyla gerekli tüm yöntemleri kullanırlar.
Madde 2
"Taraflardan" herhangi birine yönelik dış kaynaklı bir silahlı saldırı, tüm "Taraflara" yönelik bir saldırı olarak kabul edilir. "Taraflardan" birinin başka bir ülke veya ülke grubu tarafından silahlı saldırıya veya askeri saldırganlığa uğraması halinde, "Taraflar" saldırıya uğrayan "Tarafa" birbirlerine sağlayabilecekleri karşılıklı yardım imkanlarının tamamını kullanarak derhal yardım edecektir. Bu amaçla "Taraflar", Birleşmiş Milletler Şartı'nın 51'inci Maddesinin tanıdığı meşru müdafaa hakkının kullanılmasını teminen, ihtiyaç duyulan yardımın objektif değerlendirmesini müteakip sağlanacak desteğin kapsam ve niteliğine karar vererek; askeri imkân ve kabiliyetler de dahil olmak üzere mevcut imkanları çerçevesinde işbirliği yaparlar.
Madde 3
"Taraflar", işbu Anlaşma'nın 2'nci Maddesi gereğince savunma, savunma sanayii ve güvenlik alanlarında yakın işbirliği yapar; Silahlı Kuvvetleri arasındaki ilişkileri geliştirir ve savunma alanındaki işbirliğini güçlendirmeye yönelik mutabık kalınan faaliyetleri uygular.
Madde 4
"Taraflar" uluslararası güvenlik konularında düzenli olarak istişarelerde bulunurlar. "Taraflar" hayati çıkarlarını ve ulusal güvenliklerini korumak ve milli güvenliklerine karşı tehdit ve tehlikeleri bertaraf etmek maksadıyla ortak değerlendirmeler temelinde bireysel ve müşterek tedbirler geliştirmek üzere sürekli ve etkili bir şekilde birbirlerine yardım eder ve işbirliği yaparlar.
Madde 5
"Taraflar", bölgesel ve uluslararası istikrar ve güvenliği olumsuz etkileyen terörizmin tüm çeşit ve tezahürleriyle mücadelede operasyonel seviye de dahil olmak üzere mevcut işbirliğini ve müşterek çabaları güçlendirirler.
Madde 6
Savaşta ve barışta, "Taraflar", savunma yeteneklerini geliştirmek maksadıyla, savunma kurumları arasında karşılıklı personel değişimi, ortak eğitim programları ve tatbikatlar ile "Tarafların" Silahlı Kuvvetlerinin birlikte çalışabilirliğinin artırılmasına yönelik konuşlanma ve faaliyetleri teşvik ederler.
Madde 7
Savunma yeteneklerini güçlendirmek maksadıyla "Taraflar" karşılıklı mutabakat temelinde aşağıdaki alanlarda savunma sanayii kurumları arasında teknoloji paylaşımını, ortak teknoloji geliştirilmesini, ortak üretimi ve savunma sanayii kuruluşları arasındaki işbirliğini desteklerler:
a) Savunma alanında ortak üretimin teşvik edilmesi,
b) Uzmanlık gerektiren teknolojilerde ortak Ar-Ge projeleri ile savunma inovasyonunun hayata geçirilmesi,
c) "Tarafların" topraklarında, herhangi bir "Tarafın" uzmanları vasıtasıyla insan kaynağının yetiştirilmesi ve askeri sanayinin desteklenmesi,
d) Savunma sanayii ile savunma Ar-Ge ve inovasyonu alanlarında uzmanlık ve edinilen derslerin paylaşılması,
e) "Tarafların" karşılıklı mutabakata varacağı diğer işbirliği alanları.
Madde 8
"Çekirdek Taraflar", ortak savunmaya stratejik yön vermek, "Taraflar" arasındaki savunma ve güvenlik işbirliğini geliştirmek ve işbu Anlaşmanın uygulanması sırasında ortaya çıkabilecek engelleri ele almak maksadıyla, "Tarafların" Dışişleri Bakanları, Savunma Bakanları ile Genelkurmay Başkanlarından oluşan "Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi"ni kurar. Komite "Taraflar" arasında dönüşümlü ev sahipliğiyle yılda iki defa toplanır. "Tarafların" liderleri, gerekli görüldüğü takdirde yılda bir kez toplanabilir.
"Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi", gerekli gördüğü takdirde, alt komiteler kurabilir.
İşbu Anlaşmada öngörülen işbirliği alanlarının uygulanması maksadıyla, gerektiğinde "Taraflar" arasında anlaşmalar veya protokoller müzakere edilir.
"Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi", "Çekirdek Tarafların" oydaşmasıyla, bu Anlaşmaya diğer "Tarafların" katılımına ilişkin usul ve esasları belirlemeye ve onaylamaya yetkilidir.
"Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi"ne hizmet vermek üzere, merkezi Suudi Arabistan Krallığı'nda bulunan bir Sekretarya ihdas edilir. Sekretarya, Suudi Arabistan Krallığı ile bir merkez anlaşması akdeder. Sekretaryanın işleyişi, teşkilat yapısı ve kuruluşuna ilişkin usul ve esaslar, "Çekirdek Tarafların" oydaşmasıyla bilahare kararlaştırılır.
Sekretaryaya, "Çekirdek Taraflar" arasında dönüşümlü olarak üç yıllık bir süre için görevlendirilen bir Genel Sekreter başkanlık eder. İlk Genel Sekreter Pakistan İslam Cumhuriyeti vatandaşı olacaktır.
Bu maddenin hükümleri, "Taraflar" arasında mevcut askeri işbirliği komitelerinin çalışmalarına halel getirmez.
Madde 9
İstihbarat alanındaki işbirliğini derinleştirmek ve bu doğrultuda gerekli eşgüdümü sağlamak amacıyla "Taraflar", bilgi güvenliği, verilerin korunması ve gizliliğe riayet ederek, karşılıklı mutabakata varılan güvenli kanallar üzerinden istihbarat paylaşımında bulunacaktır.
Madde 10
"Taraflar", lojistik destek hizmetlerinin mevcudiyeti ve uyumluluğuna bağlı olarak, barışta, savaşta ve diğer olağanüstü durumlarda, silah, mühimmat, yakıt, yedek parça ve diğer teçhizat dahil olmak üzere birbirlerine lojistik destek sağlar.
Madde 11
Uluslararası hukuk ve "Tarafların" ilgili iç hukukları saklı kalmak kaydıyla, "Taraflar", bu Anlaşmanın hükümlerinin uygulanmasında işbu Anlaşmayı hukuki dayanak olarak kabul edecek ve ihtiyaç halinde ilave yasal düzenlemeler önerecektir.
Madde 12
İşbu Anlaşma, "Tarafların" daha önce akdetmiş oldukları uluslararası anlaşmalardan doğan hak ve yükümlülüklerine halel getirmez.
Madde 13
"Taraflar", işbu Anlaşma kapsamında elde edecekleri gizlilik dereceli bilgi ve belgelerin mahremiyetine riayet ederler ve milli mevzuatlara saygı gösterirler.
Gizlilik dereceli bilgi ve belgeler, "Taraflar" dışındaki bir devlet, şirket ya da kişiyle paylaşılmaz.
Gizlilik dereceli bilgi ve belgelere erişimin "bilmesi gereken" prensibiyle ve sadece uygun seviyede güvenlik yetkisine sahip kişilere sağlanması temin edilir.
Madde 14
İşbu Anlaşmanın yorumundan veya uygulanmasından doğacak herhangi bir anlaşmazlık, "Taraflar" arasında istişareler ve görüşmeler vasıtasıyla dostane bir şekilde çözülür.
Madde 15
İşbu Anlaşma "Çekirdek Taraflar" arasında istişareler ve oybirliğiyle tadil edilebilir.
Madde 16
İşbu Anlaşma, her bir "Tarafın" tabi olduğu usuller uyarınca onaylanacak ve son onay belgesinin "Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi" Sekretaryasına tevdi edildiği tarihte yürürlüğe girecektir.
İşbu Anlaşma süresiz olarak yürürlükte kalacaktır.
Herhangi bir "Taraf", işbu Anlaşmanın yürürlüğe giriş tarihinden itibaren on yıl geçmesinin ardından, çekilme niyetini en az üç ay önceden diğer "Taraflara" diplomatik kanallardan yazılı bilgilendirme yapmak suretiyle Anlaşmadan çekilebilecektir.
İşbu Anlaşmanın sonlandırılması ya da Anlaşmadan çekilmesi, sona erme ya da çekilme tarihinden önce "Taraflarca" mutabık kalındığı üzere halihazırda devam etmekte olan hiçbir faaliyet ve projeyi etkilemez.
"Tarafların" gizlilik dereceli bilgi ve belgelerin korunması ve ifşasının önlenmesi konusundaki sorumlulukları, işbu Anlaşmanın sona ermesi ve Anlaşmadan çekilmesinden sonra da devam eder.
İşbu Anlaşma, Türkçe, Arapça ve İngilizce dillerinde, her bir metin aynı derecede geçerli olmak üzere, üç asıl nüsha halinde imzalanmıştır. Metinlerin yorumunda farklılık bulunması halinde İngilizce metin esas alınır.
İşbu Anlaşma 7 Ağustos 2026 Cuma günü Mekke'de imzalanmıştır.
(HA)

