Uzun yıllar emek ve demokrasi mücadelesinin ön safında yer alan Mehmet Fikret Özbilgin, dün (20 Ocak) akşam Ankara’da kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti.
TMMOB Maden Mühendisleri Odası’nda üç dönem başkanlık görevi yürüten Özbilgin, 76 yaşındaydı.
Özbilgin ailesinin paylaştığı mesaj şöyle:
Canımız, eşimiz, babamız M. Fikret Özbilgin’i bu sabaha karşı kaybetmenin üzüntüsü içindeyiz. Ailesi, yakınları, dostları; hepimizin başı sağ olsun.
Yarın (22 Ocak Perşembe) saat 12.00’da Halkevleri Genel Merkezi (Konur Sokak No: 8) önünde, 13.00’da Maden Mühendisleri Odası Genel Merkezi (Yüksel Caddesi No: 40) önünde törenler düzenlenecektir. Saat 15.45’te ikindi namazını takiben Karşıyaka Mezarlığı’nda son yolculuğuna uğurlanacaktır.
Arayan, soran, destek veren herkese teşekkür ederiz.
Şermin-Deniz-Çağlar Özbilgin
Malatya’dan Ankara’ya, ODTÜ’den İTÜ’ye
Fikret Özbilgin’in oğlu Çağlar Özbilgin, babasının hayat ve mücadele hikâyesini bianet’le paylaştı:
“Babam Fikret Özbilgin 1949’da Malatya’da doğdu. 1968’de ODTÜ’ye girdi; tam üniversite boykotlarının yaşandığı, kampüsün çok hareketli olduğu yıllardı. O dönemde, [ABD’nin Ankara Büyükelçisi] Komer’in arabasının yakıldığı günlere de tanıklık ettiğini özellikle anlatırdı. ODTÜ’de iki yıl kaydı var; ama boykotların ve dönemin koşullarının etkisiyle eğitimini daha sonra İstanbul Teknik Üniversitesi’nde sürdürdü. 1970’te bu üniversitede Maden Mühendisliği okudu ve 1975’te mezun oldu. Öğrenci hareketinin içinde yer aldı.
Mezuniyetinin ardından mühendislik yaşamının ilk yıllarında farklı illerde çalıştı; mesleğini sürdürürken meslek örgütlülüğünden de hiç kopmadı. TMMOB Maden Mühendisleri Odası’nda Genel Sekreter (1979-1980) olarak görev yaptı. 12 Eylül döneminde cezaevi süreci yaşadı. Sonrasında Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü’nde (MTA) çalıştı. Maden Mühendisleri Odası’nda Sayman (1980-1982), Yönetim Kurulu Başkanı (1986-1992), TMMOB’de Yönetim Kurulu Üyesi (1992-1998), Onur Kurulu Üyesi (2000-2016) ve Genel Sekreter (2002-2004) görevlerinde bulundu.
Babamın hayatı boyunca en belirgin tarafı şuydu: Emek mücadelesinde de hak mücadelesinde de hep ön saflarda koştururdu. Toplumsal muhalefetin örgütlü mekanizmalarında sürekli sorumluluk almaya çalıştı; Halkevleri üyeliği de uzun yıllar sürdü. Görev aldığı her yerde kurumların demokratik işleyişini güçlendirmek için gayret ederdi.”
(VC)

