Medeniyetler Beşiğinde Yakınlarını Kaybeden Ailelerle Yardımlaşma, Dayanışma, Kültür ve Birlik Derneği (MEBYA-DER) öncülüğünde düzenlenen anma, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Esenyurt İlçe Örgütü binasında yapıldı.
Salona “Şehid Namirin” pankartı asılırken, Süheyla Kaya’nın fotoğrafı da masaya konuldu. Anmaya, özgürlük mücadelesinde yaşamını yitirenlerin aileleri ve çok sayıda kişi katıldı.
DEM Parti Esenyurt İlçe Eşbaşkanı Zayide Öcal, konuşmasında Kürt kimliğinin ve varlığının özgürlük mücadelesinde yaşamını yitirenlerin mücadelesi sayesinde bugünlere ulaştığını söyledi. Öcal, Abdullah Öcalan’a ve Kürt halkına başsağlığı diledi.
Yaşamını yitirenlerin yakınlarından Rasime Karabaş, Kaya’nın halkının onuru ve hakları için mücadele ettiğini belirterek, cenazesinin Garzan’dan Kilyos’a, ardından Bingöl’e taşınmasının vicdanları yaraladığını söyledi.
Özgür Kadın Hareketi (TJA) aktivisti Sevgi Yılmaz da yaşamını yitirenlerin kendilerinden sonraki kuşaklara bir mücadele mirası bıraktığını söyledi. Yılmaz, “Bizlerin de onların şahsiyetleri önünde onların hayalini gerçekleştirmek düşüyor. Onlara layık olmak için elimizden ne geliyorsa yapmamız gerekiyor” dedi.
“Bize de düşen o yolda yürümektir”
DEM Parti İstanbul 3’üncü Bölge Eş Sözcüsü Antike Tarhan, Kürtlerin bugün devletle müzakere edebilecek bir noktaya gelmesinde yaşamını yitirenlerin büyük payı olduğunu söyledi. Tarhan, mücadeleyle ortaya çıkan emeğe sahip çıkılması gerektiğini belirterek, “Önderliğin özgürlüğü için bugünden itibaren alanda ve sokakta olmalıyız” diye konuştu.
Süheyla Kaya’nın kardeşi ve gazeteci Zana Kaya da yaşamını yitirenlerin Kürt halkına bir mücadele yolu bıraktığını söyledi. Kaya, “Heval Zilan bizden önce sizin çocuğunuzdur. Kürtlere yönelik yüz yıllık bir imha saldırısının ardından hâlâ başımız dikse onların sayesindedir. Bu mücadele sayesinde en güzel çocuklarımız bizlere bir yol oldular. Bize de düşen o yolda yürümektir” dedi.
İstanbul Din Alimleri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (İDAYDER) Başkanı Ali Fuat Hatip ise yaşamını yitirenlerin Kürt halkının kendi dilinde konuşması ve kendi toprağında yaşaması için mücadele ettiğini söyledi.
Savaşın sona ermesi gerektiğini belirten Hatip, Kürtler arasında birliğin önemine dikkat çekerek, “Kürdün özgürlüğü Ortadoğu halklarının da özgürlüğüdür” dedi.
Anma, sinevizyon gösterimi ve şiirlerin okunmasıyla sona erdi. (EMK)

