23. İstanbul Onur Yürüyüşü’nün, 29 Haziran 2025’te Yenikapı Miting Alanı’nda düzenlenmesi için yapılan başvurunun “kamu güvenliği, genel ahlak, kamu düzeninin korunması ve terör olaylarının önlenmesi” gibi gerekçelerle İstanbul Valiliği tarafından uygun görülmemesine karşı açılan davada karar çıktı.
İstanbul 12. İdare Mahkemesi, yedi ay sonra yasak kararını oybirliğiyle iptal etti.
Mahkeme, İstanbul Onur Yürüyüşü’ne yönelik yasak kararında “etkinliğin il sınırları içinde provokatif eylemlere yol açacağı, halkın huzur ve güvenliği ile kişi dokunulmazlığının, genel sağlığın ve genel ahlakın tehlikeye gireceği ya da olası şiddet ve terör olaylarının yaşanabileceği” yönünde açık, somut ve yakın bir tehlikenin ortaya konulamadığını belirtti.

“İdarelerin mahkeme kararlarına uyması zorunluluktur”
İstanbul Onur Yürüyüşü ve Sosyal Politika, Cinsiyet Kimliği ve Cinsel Yönelim Çalışmaları Derneği (SPoD), kararın ardından yayımladığı açıklamada “2015’ten bu yana hukukun araçsallaştırılarak LGBTİ+’lar üzerinde kullanıldığı ve en temel haklarımızdan mahrum bırakıldığımız böyle bir dönemde bu kararı gecikmiş olmasına rağmen olumlu karşılıyoruz,” dedi.
SPoD’un sitesinde yer alan açıklamanın devamında şöyle dendi:
Yıllardır Onur Yürüyüşü yasakları Türkiye’nin dört bir yanındaki mahkeme kararlarıyla iptal edilmekte ancak idari makamlar Anayasal bir hak olan yürüyüşlerin yapılmasına izin vermemektedir. Hukukun üstünlüğü gereği idarelerin mahkeme kararlarına uyması bir tercih değil zorunluluktur. Hukuka aykırı olarak işkence ve kötü muameleyle yıllardır meydanlarda gözaltına alınan LGBTİ+’lar hakkında açılmış olan soruşturma ve davalar derhal beraatle sonuçlandırılmalı. Kimse Anayasal haklarını kullandığı için cezalandırma tehdidiyle karşı karşıya kalmamalı.
Yıllardır sistematik bir biçimde LGBTİ+’lara kötü muamele ve işkence uygulayan Emniyet personeli ve amirlerini cezasızlık zırhıyla korumaktan vazgeçin. İşkence ve kötü muamele mutlak surette yasaktır. Derneklerimizi kapatarak ve örgütlenmemizi engellemeye çalışarak; ‘müstehcenlik’ deyip cezalandırarak; bizi işsizlikle ve yoksullukla sınayarak; toplum düşmanı ilan edip hedef göstererek LGBTİ+’ların varoluşlarına saldırmayı bırakın. LGBTİ+’ların bu topraklarda eşit ve özgür yurttaşlar olarak tüm haklarını kullanabilecekleri son güne kadar mücadele etmeye devam edeceğiz.
(TY)

