Avrupa, Asya, Afrika ve Amerika kıtalarındaki liman işçileri, 30 Ekim 2026'da savaşlara ve limanların askeri amaçlarla kullanılmasına karşı uluslararası eylem gününde buluşacak.
17 ülkeden 11 sendikal örgütün katılımıyla 100'ü aşkın limanda işçiler greve çıkacak, iş bırakacak ve protestolar düzenlenecek.

Sendikaların temel talebi, ticari limanların silah, mühimmat, askeri teçhizat ve asker sevkiyatında kullanılmasının durdurulması.
Limanların savaşın lojistik merkezlerine dönüştürülmemesini isteyen sendikalar kamu kaynaklarının silahlanma yerine toplumsal ihtiyaçlara ayrılmasını istiyor. Limanların NATO, ABD veya Avrupa Birliği'nin askeri üslerine dönüştürülmesine karşı çıkıyor.
Uluslararası eylemin sloganı, "Limanlar barış için, insanca çalışma koşulları için" olarak belirlendi.
Eylemlerin biçimi ülkelerin koşullarına göre değişecek. İşçiler bazı limanlarda greve çıkacak, bazılarında gösteriler düzenleyecek veya silah ve askeri malzemelerin yüklenmesini reddedecek.
Eyleme Türkiye'den Liman-İş Sendikası da katılıyor.
Ortak mücadelenin temeli İstanbul'da atıldı
Uluslararası eylem kararının temeli, Mayıs 2026'da İstanbul'da düzenlenen Üçüncü Akdeniz ve Avrupa Liman İşçileri Sendikaları Uluslararası Toplantısı'nda atıldı.
Türkiye'den Liman-İş'in ev sahipliğindeki toplantıya Akdeniz ve Avrupa'da 40'tan fazla limandaki işçileri temsil eden sendika temsilcileri katıldı. Oybirliğiyle de İstanbul Bildirgesi’ni kabul etti ve liman işçilerinin savaş ekonomisinin bir parçası olmayı reddettiğini ilan etti.
Bu da 30 Ekim eylemlerinin ortak politik ve sendikal çerçevesini oluşturdu.
Liman işçilerinin talepleri yalnızca silah sevkiyatlarının durdurulmasıyla sınırlı değil. İstanbul Bildirgesi'nde savaşlara, soykırıma ve limanların askerileştirilmesine karşı talepler, ücretler, çalışma koşulları, iş güvencesi ve otomasyon karşıtı mücadeleyle birlikte ele alınıyor. Bildirgedeki altı talep şöyle:
- Filistin halkına yönelik soykırım derhal sona erdirilmeli. Uluslararası toplum tarafından tanınan, 1967 sınırları içinde, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız bir Filistin Devleti tanınmalı.
- ABD ve İsrail'in Batı Asya'da ve İran'a karşı yürüttüğü saldırı savaşları sona erdirilmeli. Küba, Venezuela ve Sudan halklarıyla tam dayanışma gösterilmeli; bütün halkların işgale direnme ve kendi kaderini tayin etme hakkı desteklenmeli.
- Limanlar, savaş bölgelerine gönderilecek silah, mühimmat, askeri teçhizat veya askerlerin taşınması için kullanılmamalı. NATO, ABD veya Avrupa Birliği'nin askeri üslerine dönüştürülmemeli; armatörlerin ve tekelci grupların çıkarlarına hizmet eden araçlar haline getirilmemeli.
- Savaş ekonomisine, hükümetlerin yeniden silahlanma planlarına ve Avrupa Birliği'nin limanları ve stratejik altyapıyı askerileştirme projelerine hayır! Kamu kaynakları savaşı finanse etmek için değil, halkın toplumsal ihtiyaçlarını karşılamak için kullanılmalı.
- Toplu iş sözleşmeleri gerçek ücret artışlarını, güvenceli istihdamı, çalışma saatlerinin azaltılmasını ve adil emeklilik haklarını güvence altına almalı.
- Teknolojik ilerleme, makineleşme, otomasyon ve yapay zekâ, istihdamı ortadan kaldırmak veya işçilerin haklarını zayıflatmak için kullanılmamalı.
Sendikalar ayrıca 15 Ekim'de Roma'da düzenledikleri uluslararası basın toplantısında 30 Ekim’deki eylemin hazırlıklarını duyurdu.
Mersin'den San Francisco'ya 100'den fazla liman
Türkiye’deki eylemin adresi İstanbul, Mersin ve Antalya’daki limanlar.
Yunanistan, Fransa, İtalya, İspanya, Bask Bölgesi, Hindistan, Kıbrıs, Fas ve İrlanda'dan da liman işçileri eylemlere katılacak.
Eylemlere katılım son günlerde genişlerken ABD, Meksika ve Almanya'dan liman işçileri de uluslararası seferberliğe dahil oldu.
Eylemler Fransa'nın güneybatısından Pire'ye kadar uzanan ve yaklaşık 1.100 deniz mili uzunluğundaki bir kıyı şeridini etkileyecekken, greve katılan sendikalar Akdeniz'deki tüm konteyner trafiğinin yüzde 40'ını yönetiyor. Yaklaşık 40 bin konteynerin hareketi duracak.
(HA)

