Kültürel Mirası Koruma Derneği (KMKD), Sefarad kültürünün önemli bir parçası olan Ladino dilini yaşatmayı ve gelecek kuşaklara aktarmayı amaçlayan yeni kitabı 'Los Dichos de los Grandes a los Chikos – Küçüklere Deyişler'i okurlarla buluşturdu.
Küratörlüğünü Beti Özsezikli’nin üstlendiği kitap, Ladino dilindeki geleneksel deyişleri Bahar Ünlüer’in özgün çizimleriyle bir araya getirerek kültürel mirasa katkı sunuyor. Ladino’daki tüm deyişler kitapta Türkçe açıklamalarıyla birlikte yer alıyor.
Hem kültürel hafızaya hem de kuşaklar arası aktarım sürecine ışık tutmayı hedefleyen çalışmayı Özsezikli ile konuştuk.
"Sadece bir dil değildir; bir hafıza emaneti"
Sefarad kültürü için Ladino ne anlama geliyor ve bunun çocuklara aktarımı neden önemli?
Ladino dili, 15. yüzyılda İspanya’dan kovulan Yahudiler aracılığıyla Osmanlı topraklarına göç etmiş ve dünyada eşi benzeri görülmemiş bir biçimde 500 yılı aşkın süre yaşamayı başarmış. Çeşitli nedenlerle son çeyrek asırda kaybolmaya yüz tutmuş olan bu dil; barındırdığı yaşam kültürü, ataların söylediği nüktedan ve anlamlı sözler ve kendine özgü yapısal özellikleriyle büyük bir kültürel miras. Bizler çocukluğumuzdan bugüne; büyük teyzelerimizin, dedelerimizin, anneannelerimizin kullandığı dili evlerde konuşarak, yaşayarak ve deyimlerle öğrenerek büyüdük.
Görsellerle desteklenerek oluşturulan bu minik eskizlerin dünyasında, okura bu dili ve kültürü yaşatmayı hedefledik. İçeriğinde bilgelik taşıyan atasözleri ve deyimler kıvamındaki cümleleri bir araya getiren el kitabımız, bir nevi gündelik hayatın duygusal pusulası. Ladino dilinin kültürel mirasını, dünya kültürel mirasının bir parçası olarak genç kuşaklara aktarmak en temel vazifemiz. Ladino, Sefarad kültürü için sadece bir dil değildir; bir hafıza emaneti. Bu dilin içinde göçler, kayıplar, dayanışmalar, mizah ve bilgelik saklı.
"Projeyi büyüten şey plan değil, kalpti"
Bu çalışmayı Türkçe açıklamalı hazırlama fikri nasıl doğdu ve üretim aşamalarında nelerle karşılaştınız?
Bu fikir tamamen kişisel bir alandan, kaybolan bir dili araştırma düşüncesiyle doğdu. Ladino eski İspanyolca; kendi içinde İstanbul varyantı, Balkan etkileri ve Güney Amerika lehçeleriyle farklılaşır. Yazımı da değişkenlik gösterir.
“Kendi çocuklarıma, evimizden geçen; büyükanne ve dedelerimin konuştuğu bu kaybolmaya yüz tutmuş dili nasıl aktarabilirim?” sorusuyla yola çıktım. Çünkü Ladino çoğu zaman ya akademik metinlerde ya da yetişkin sohbetlerinde yaşıyor. Çocuk dünyasına uygun içerik neredeyse yok. Üretim sürecinde en dikkat çekici unsur, Ladino’nun tek tip olmamasıydı: Balkan varyasyonları, İstanbul ağzı, Güney Amerika etkileri… Aynı deyimin farklı yazımlarıyla karşılaştım. Bu durum aslında zenginliği gösteriyor.
Çocuk kitabında okunabilirlik öncelikli olduğu için sade ve anlaşılır bir yol tercih edildi. Bir başka dikkat çekici nokta ise şuydu: Bu projeyi büyüten şey plan değil, kalpti.
Dostum Renan Koen, Kültürel Mirası Koruma Derneği Başkanı olarak; Mustafa Aktosun ile birlikte projeye sahip çıktılar ve arşivlerine aldılar.

"Bir hafıza defteri"
Kitapta yer alan deyişleri bir bellek aktarımı olarak ele alabilir miyiz?
Kesinlikle evet; deyimler ve atasözleri kültürün yoğunlaşmış hafızası. Bir atasözü, aslında bir hayat tecrübesinin kısa formu. Büyükannelerin bir cümleyle verdiği öğütler, göç yollarında taşınan sözlü miras… Bu kitapta yer alan deyişler yalnızca dil öğretmiyor; değer aktarıyor, mizah aktarıyor, dünya görüşü aktarıyor.
Dolayısıyla bu çalışma yalnızca bir yaz projesi ya da bir alıntı defterinin temize çekilmesi değil; aynı zamanda bir hafıza defteri. Okunuşların, yazılışların ve İspanyolca karşılıkların da yer aldığı; ChatGPT’den yararlanılarak hazırlanmış bir emanet niteliğinde.
Kültür ateşeliği ya da dilbilimcilik, Şalom gazetesi ekinde “El Amaneser” yazan tüm büyük yazarların hakkıdır. Bu yolda başta Karen Gerşon, Silvyo Ovadia, Fani Ender ve şu an hayatta olmayan Beki Bardavid gibi çok büyük emekler veren büyüklerim var. Onların Ladino’ya katkıları paha biçilmez.
Kitabın kaynakları arasında Sefarad Kültür Derneği’nin “Ladino Proverbs” başlığı altındaki eserleri (Trezero Sefaradi – Folklor de la Famiya Djudiya / Fani Ender & Beki Bardavid), Leon Benatov’un Proverbios Archive çalışması ve dijital platform Forever Ladinonun (Michael Halpie) derlemeleri yer almakta.
"Kaybolan dili onurlandırırken uçurtmalar uçuruyoruz"
Yetişkinlerden veya çocuklardan geri bildirim almaya başladınız mı, nasıl tepkiler geldi?
Yetişkinler genellikle nostaljik bir duyguyla yaklaşıyor. “Anneannem böyle derdi” ya da “Bu sözü yıllardır duymamıştım” gibi cümleler duyuyorum. Arşivler temize çekilirken bazı dostlarım da katkıda bulundu.
Çocuklar dili bir oyun gibi algılıyor. Yaşayarak öğrenme, onlar için en kalıcı yöntem. Eğitmenlik yıllarımda da gördüm ki tematik ve karşılaştırmalı öğrenme, dil edinimini daha kalıcı kılıyor. Yeni ve farklı bir sesle karşılaşmak onları meraklandırıyor. Çift dilli açıklamalar sayesinde bu çalışma çok dilli bir kültür mozaiğine dönüşüyor.
Belki de en kıymetlisi şu: Kaybolan bir dili onurlandırırken çocukluğumuza da uçurtmalar uçuruyoruz. Köklerimize; hayatta olmayan sevgili babaanneme, dedelerime, sevgili babama ve büyük teyzelerime bir saygı duruşu aslında… Hiç dinmeyen özlemleriyle…
Şifası ve katkısı bol olsun; girdiği her haneye sonsuz mutluluk versin.
(NÖ)







