Kuzeydoğu Suriye’de 24 Ocak Cumartesi günü ilave 15 günlük bir ateşkes ilan edildi. 27 Ocak gecesi geç saatlerde olası bir “ilerleme” sağlanabileceğine dair söylentiler dolaşıyordu: Buna göre, Suriye Demokratik Güçleri (SDG) mensuplarının geçici hükümete bağlı güçlere entegrasyonuna yönelik bir mekanizma kurulmadan önce Suriye İç Güvenlik Güçleri’nin Kobanî ve Haseke’ye girmesini öngören bir plan gündeme getirilmişti. Ancak ateşkesin ilk günlerinde yer yer çatışmalar yaşandı. Kuzeydoğuda tansiyonun yüksek seyrettiği bu süreçte, izlenecek yol haritasını devam eden müzakereler belirleyecek.

Suriye-Rojava: Ateşkes 15 gün uzatıldı
Arka plan
20 Ocak’ın ilerleyen saatlerinde Suriye Savunma Bakanlığı, sahadaki birliklere dört günlük bir ateşkese uyulması talimatı verdi. Bu süre zarfında SDG’nin, elinde kalan bölgelerin ve bu bölgelerdeki siyasi ve askerî aktörlerin pratikte nasıl entegre edileceğini ortaya koyan “ayrıntılı bir plan” sunması bekleniyordu. SDG ise o dönemde ateşkese “tam bağlılık” ifade ederek, “Gelecekte güçlerimiz saldırıya uğramadıkça herhangi bir askerî eylem başlatmayacağız” açıklamasında bulundu.
Ateşkes ilanından önceki süreçte hükümet yanlısı güçler bir dizi kritik noktayı ele geçirdi: 20 Ocak’ta El-Hol kasabası ve kampı ile El-Yarubiye ve kırsalının kontrolünü aldı. Aynı gün öğleden sonra aşiret güçleri de Haseke ile Kamışlı arasındaki Tel Brak’ta kontrol sağlamaya başladı. Ateşkes 20 Ocak akşamı yürürlüğe girdikten sonra cephe hatlarında askerî faaliyetler büyük ölçüde durdu. Tek istisna olarak, Barış Pınarı harekât bölgesindeki hükümet yanlısı güçler Tel Tamer yakınlarında SDG unsurlarını hedef alan yoğun bir topçu bombardımanı gerçekleştirdi.

Ateşkes gelişmeleri
Kuzeydoğu genelinde dört günlük ateşkes korundu; 24 Ocak’a kadar cephe hatları büyük ölçüde sabit kaldı. Haseke vilayeti ve çevresinde taraflar, ateşkes dönemini cephe hattındaki birliklerini takviye etmek için kullandı. Bu durum, çatışmaların yeniden başlamasına hazırlık ya da müzakere pozisyonlarını güçlendirme amacı taşıyor olabilir.
21 Ocak’ta, Türkiye’ye ait olduğu değerlendirilen silahlı insansız hava araçları Kamışlı kentinde SDG’ye ait iki noktayı bombaladı. Yerel medya, saldırılardan birinin Halk Savunma Birlikleri (YPG) komutanlarından Sipan Hemo’yu hedef aldığını ileri sürdü; ancak ETANA bu bilgiyi bağımsız biçimde doğrulayamadı.
Ateşkesin devreye girmesiyle birlikte, ABD öncülüğündeki Uluslararası Koalisyon’a bağlı birlikler, daha önce SDG’nin yönettiği cezaevi tesislerinden IŞİD tutuklularını çıkarmaya yönelik bir dizi tahliye operasyonu başlattı. Dört günlük ateşkesin, çatışmalar yeniden başlamadan önce Koalisyon güçlerinin bu tahliyeleri tamamlamasına bağlı olduğu değerlendiriliyor.
Rakka’daki El-Aktan cezaevinde mevzilenmiş onlarca SDG mensubu, 23 Ocak’tan itibaren tesisten çekilerek Kobanî’ye geçti ve cezaevinin kontrolünü bıraktı. Cezaevi şu anda tamamen geçici askerî polisin kontrolünde. Suriye devlet televizyonu, daha önce SDG tarafından alıkonulan 126 çocuğun cezaevinden çıkarılarak serbest bırakıldığını bildirdi. SANA’ya konuşan bir çocuk, elektrik verilerek işkence gördüklerini söyledi. Bu röportajın görüntüleri hafta sonu sosyal medyada geniş biçimde paylaşıldı; hükümet yanlısı Suriyeliler de bunu SDG’nin meşruiyetinin olmadığına dair bir kanıt olarak öne sürdü. Diğer tutukluların dosyaları ise şu anda Suriye Başsavcısı Hasan el-Turba ile Rakka’nın başsavcısı tarafından inceleniyor.
Siyasi cephede, Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi’ndeki (IKBY) Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) lideri Mesud Barzani, ABD ile SDG arasındaki arabuluculuk görüşmelerinde daha aktif bir rol üstleniyor. Barzani, bu rolü SDG’nin müttefiki olarak ya da bağımsız bir arabulucu sıfatıyla üstleniyor. 26 Ocak’ta ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Thomas Barrack ile görüşen Barzani, geçen hafta da Erbil’de Barrack ile SDG Genel Komutanı Mazlum Abdi’yi buluşturan görüşmeye ev sahipliği yaptı.
Kamışlı Uluslararası Havalimanı’nda konuşlu Rus güçleri, personelini, ekipmanını ve ikmal malzemelerini kargo uçağıyla tahliye etti. Bunun, bölgede çatışmaların yeniden alevlenmesi ve hükümet yanlısı güçlerin Haseke vilayetinin daha kuzey kesimlerine doğru ilerlemesi ihtimaline karşı bir hazırlık olduğu düşünülüyor. Reuters’ın aktardığına göre, buradaki askerî araçlar ve ağır silahlar Suriye kıyısındaki Hmeymim’de bulunan Rus üssüne taşındı.

“Rusya, Kamışlı Havalimanı’ndaki güçlerini çekiyor”
Mevcut askerî ve siyasi dinamikler
Dört günlük ateşkesin şartlarından biri, SDG liderliğinin güçlerinin Savunma ve İçişleri bakanlıkları altında nasıl entegre edileceğine dair “ayrıntılı bir plan” sunmasıydı. SDG Genel Komutanı Mazlum Abdi, “Anlaşmaya göre hükümet güçleri Kürt şehirlerine girmeyecek; ancak kurumlarımız hükümet kurumlarına entegre edilecek” dedi. Abdi ayrıca, Savunma Bakan Yardımcılığı ve Haseke Valiliği için öneri sunduklarını; buna karşın “henüz üzerinde uzlaşılmış bir liste bulunmadığını” ifade etti.
Abdi’nin bu esnek ifadelerine rağmen, SDG liderliği içinde bundan sonraki adımlara ilişkin görüş ayrılıkları bulunduğu anlaşılıyor. Kadın Savunma Birlikleri (YPJ) Genel Komutanı Rohilat Efrin, Savunma Bakanlığı’na bireysel entegrasyonları “kabul etmediklerini” söyledi ve ekledi: “Kürtlerin Rojava’yı koruyacak bir gücü olmalı; şu anda bunu kabul ettirmeye çalışıyoruz.”

Mazlum Abdi'den 'ateşkes' açıklaması: Kürt şehirlerine hükümet güçleri girmeyecek
Bu arada geçici hükümet yetkilileri 25 Ocak’ta, SDG’nin elinde kalan Kobanî ve Haseke bölgelerinden sivillerin tahliyesi için iki “insani koridor” açıldığını duyurdu. İlk koridor Haseke kentinden güneybatıya, Rakka yönüne uzanıyor; ikinci koridor ise Kobanî’den, Tel el-Gazal üzerinden Nur Ali’ye doğru ilerliyor. Ocak ayı başlarında Şeyh Maksud ve Eşrefiye ile Deyr Hafir’de yapılan benzer duyurular, her iki bölgede de tırmanışın habercisi olmuştu.
25 Ocak sabahı itibarıyla SDG kontrolündeki Kobanî’nin güney hattında çatışmalar patlak verdi. Taraflar karşılıklı suçlamalarda bulundu: Geçici hükümet, tırmanıştan SDG’yi sorumlu tutarken; SDG ise “ateşkes şartlarının açık ve bariz ihlali” olarak nitelediği şekilde hükümet yanlısı birliklerin Kobanî’nin güneydoğusundaki El-Celebiye bölgesine saldırdığını savundu. Bu metin kaleme alındığı sırada Haseke çevresindeki cephe hatları sakindi.

KUZEY VE DOĞU SURİYE’DE KIRILGAN ATEŞKES
Kobanî ve Haseke kırsalında şiddetli çatışmalar yaşandı
SDG, ilerleyen hükümet yanlısı güçlere karşı cephe hattı saldırılarında kamikaze dron kullanımını sürdürdü. Kürt güçleri, El-Carniye yakınlarında ve Kobanî’nin güneyindeki diğer kırsal alanlarda bomba yüklü dronlar kullandı. Hükümet yanlısı güçler bunların birkaçını düşürse de, söz konusu dron saldırılarından biri El-Kasımiye köyünde sekiz yaşındaki bir çocuğun hayatını kaybetmesine yol açtı.
Kobanî çevresindeki cephe hatlarında yer yer çatışmalar sürerken geçici hükümet, 15 günlük bir ateşkesin başladığını duyurdu. Ancak bunun, hükümet ile SDG arasında gerçek bir gerilimi düşürme işaretinden ziyade, ABD’nin kuzeydoğudan daha fazla IŞİD tutuklusunu tahliye etme isteğiyle yakından bağlantılı olması ihtimali bulunuyor.
Önümüzdeki adımları devam eden siyasi temaslar belirleyecek. Suriye İç Güvenlik Güçleri’nin Kürt nüfusun çoğunlukta olduğu kentlere girmesi, buna karşılık hükümet yanlısı güçlerin 15 günlük ateşkese uyması şeklinde bir “ilerleme” ihtimaline dair söylentiler konuşulsa da; iki taraf arasındaki düşük güven seviyesi ve cephe hatlarındaki yüksek gerilim, bu olasılığı zora sokabilir.
(VC)





