Kamuoyunda 'kuyu tipi' olarak bilinen yüksek güvenlikli cezaevlerinde ağır tecrit koşullarına nedeniyle eleştiriliyor. Karikatürist Ümit Çobanoğlu, kuyu tipi cezaevinden tahliye edilen son isimler arasında. Tutukluluğu süresince iki kez ailesinden uzak kentlerdeki cezaevlerine sevk edilen Çobanoğlu, son olarak bulunduğu hapishanede yaşadıklarını bianet’e anlattı.
Çobanoğlu, 6 Aralık 2025’te Antalya Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’ndan serbest bırakıldı. Ağır tecrit koşullarına dikkat çekmek amacıyla başlattığı açlık grevine 200’üncü gününde ara verdiğini söylen Çobanoğlu, burayı 'ülke tarihindeki en insanlık dışı hapishanelerden biri' olarak nitelendiriyor:
"Ölüm aşamasına gelmeden sevk yapılmıyor"
"Kuyu tiplerinde açlık grevindeki siyasi tutsakların talepleri kabul edilmeyecek talepler değil. Kapıyı açın gidelim demiyorlar. Öncelikle kuyu tipi olmayan hapishaneye sevk olmak istiyorlar. Hapishanelerde 400 binden fazla insan var ve Adalet Bakanlığı her gün yüzlerce insanı bir hapishaneden diğerine sevk ediyor. Son 2 yılda 38 açlık grevcisinin talepleri kabul edildi. Bunların bir çoğu kuyu tiplerinden sevk isteyen siyasi tutsaklardı ve sevkler geç de olsa yapıldı. Ancak Bakanlık açlık grevcilerini ölüm aşamasına gelmeden sevklerini gerçekleştirmiyor. Sevk talebi için illa birilerinin açlıktan ölmesi ya da sakat kalması mı gerekiyor?"
"Kör hücre, gerçeğin kendisi"
Çobanoğlu, bir süre tutuklu bulunduğu hücresini şöyle anlatıyor:
"Tek kişilik hücrelerin kendisine ait havalandırması yok. Hücreler 6 adıma 7 adıma ve eşyalar girdikten sonra 4-5 adım atılacak daracık bir koridor dışında hareket alanımız kalmıyor. Günde bir buçuk saat farklı bir yerdeki havalandırmaya çıkarılıyorsunuz. Günün kalan 22 buçuk saatini bu kör hücrede geçiriyorsunuz. Kör hücre abartı değil gerçeğin ta kendisi. Hücrenin beton duvar bir manzarası var ve bu pencereye demir parmaklık dışında bir de tel örgü takmışlar. Kalem dahi geçmeyecek bu tel örgü içeriye temiz hava ve ışığın girmesini engelliyor. Üç katlı bu yapılarda her hücre bir kuyu gibi. İnsan yüzü göremiyorsunuz havalandırma yok, güneş yok, temiz hava yok. Telefon, ziyaret , mektup hakkınız keyfi disiplin cezalarıyla gasp ediliyor. Kitap, dergi, gazeteler ise kısıtlanıyor ve küçüklü büyüklü hak gasplarıyla hapishaneyi zindana çeviriyorlar."
"Daha ağır bir tecrit düzeni"
F tipi hapishanelernde yaşanan tecriti hatırlatan Çobanoğlu, iktidarın daha yaygın bir sitem olarak kuyu tiplerini açtığını söylüyor:
"İktidar çeyrek asır boyunca F tipleriyle toplumsal mücadele veren devrimcileri, sosyalistleri teslim almaya çalıştı ancak başaramadı. 2020 yılında F tiplerinden çok daha ağır bir tecrit üzerine kurulu olan kuyu tipleri sessiz sedasız açılmaya başlandı. Bu hapishanelere isim verilmeyip gizlendi. Şimdi sadece devrimciler sosyalistler değil iktidara muhalif herkes bu kuyu tiplerine atılmayla karşı karşıya."
Çobanoğlu, kamuoyuna çağrıda bulunarak kuyu tipi cezaevlerinde yaşananlara karşı duyarlılık istedi. Açlık grevindeki tutukluların taleplerinin karşılanması gerektiğini vurguladı.
(AB)







