DEM Parti'nin 24 Ekim'de Siirt'in Kurtalan ilçesinde başlattığı “Ekmek, Barış ve Adalet” kampanyasının açılışında söz alan bir kadın, ailesinin yaşadığı ekonomik sıkıntıları, artan tarımsal üretim maliyetlerini ve çocuk yoksulluğunu anlattı.

COP31 için tarım arazileri asfaltlandı
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan'ın da sosyal medya hesabından paylaştığı konuşmada kadın, mazot ve hayvan yemi fiyatları nedeniyle üretim yapamadıklarını, eşinin kanser hastası olmasına rağmen gündelik işlerde çalıştığını ve çocukların yeterli beslenemediğini söyledi.
Tarsus doğumlu olduğunu ve çocuk gelişimi alanında eğitim aldığını belirten kadın, Türkiye'nin verimli tarım topraklarına rağmen çiftçilerin geçimlerini sağlayamaz hâle geldiğini ifade etti.
Dün başlattığımız Ekmek, Barış ve Adalet kampanyamızın Kurtalan’daki açılışında konuşan bir kadın arkadaşımızın birkaç dakikalık sözleri, bu ülkede milyonların neden ekmek, aş ve adalet istediğini anlatmaya yetti. Zaman ayırıp dinlemenizi isterim. https://t.co/2Ttzbvdp7L
— Tuncer BAKIRHAN (@tuncerbakirhan) October 25, 2026
“Bir ineğim vardı, yem alamadığım için kesime gönderdim”
Türkiye'nin tarımsal üretim potansiyeline dikkat çeken kadın, Çukurova'daki verimli tarım alanlarının yapılaşmaya açılmasını eleştirdi.
“Türkiye bir tarım ülkesi. Dört mevsimi yaşayan bir ülkede yaşıyoruz. Kendimizi çok şanslı görsek de maalesef bu ülkenin nimetlerinden yararlanamıyoruz.”
Çukurova'nın bereketli topraklarının rant baskısı altında olduğunu belirten kadın, seraların yanında iş merkezleri ve plazalar yükseldiğini söyledi.
Artan üretim maliyetlerinin çiftçiliği sürdürmelerini engellediğini anlatarak şöyle konuştu:
“Çiftçilik yapmaya çalışıyoruz, yapamıyoruz. Buğday ekmeye çalışıyoruz. Buğday zamanı geldi. Mazot pahalı olduğu için buğdayımızı ekemiyoruz. Bir tane ineğim vardı, yem alamadığım için kesime gönderdim. Bir tane ineğe bakamıyoruz. Yem çok pahalı.”
Kendi sütünü, yoğurdunu, peynirini ve sebzesini üreten bir aile olduklarını belirten kadın, artık bu üretimi sürdüremediklerini söyledi:
“Bu ülkenin halkı tembel değil. Ama elinden başka bir şey gelmiyor.”

Kuraklık, yoksulluk, çocuk yaşta evlilik: İklim krizi kız çocuklarını nasıl etkiliyor?
“Eve niye gidiyoruz, evde yiyecek bir şey yok”
Konuşmasında çocuk yoksulluğuna dikkat çeken kadın, okul çıkışında tanık olduğu bir olayı anlattı.
İki çocuğun kendi aralarında konuşurken eve gitmek istemediklerini duyduğunu belirterek şunları söyledi:
“Çocuklarımı okuldan alırken iki çocuğun konuşmasına şahit oldum. Dediler ki ‘Eve niye gidiyoruz? Evde bir şey yok ki yiyelim.’ İçim yandı bu çocuklara.”
Çocukların okula aç gittiğini söyleyen kadın, ekonomik krizin eğitim ve sağlık üzerindeki etkilerine dikkat çekti.
“Bu ülkenin çocukları aç, herkes duysun. Bazıları bu ülkenin kaymağını yerken bu ülkenin halkı aç.”
“Midesi boş olan insana beynini çalıştır diyemezsiniz”
Çocukların yeterli beslenememesinin eğitim hayatını da etkilediğini savunan kadın, gençlerin sınav sonuçlarının yalnızca bireysel başarı veya başarısızlık üzerinden değerlendirilmesine karşı çıktı.
Üniversite sınavında düşük başarı gösteren öğrencilere ilişkin rakamlar paylaşan kadın, şöyle konuştu:
“Gençlerimiz tembel değil. Midesi boş olan insana beynini çalıştır, doldur diyemezsiniz.”

İklim krizinin görünmeyen yüzü: Yoksulluk ve çocuk işçiliği
“Eşim kanser hastası, gündelik işe gidiyor”
Altı kişilik bir aile olduklarını anlatan kadın, eşinin kanser hastası olmasına rağmen geçimlerini sağlayabilmek için gündelik işlerde çalıştığını belirtti.
“Benim eşim kanser hastası, yevmiyeye gidiyor. Biz evde altı kişiyiz. Kendi buğdayımızı ekelim diyoruz, ekemiyoruz. İneğimize bakalım diyoruz, ona da bakamıyoruz.”
Düzenli gelirlerinin bulunmadığını belirten kadın, kısa süreli İŞKUR programlarının da geçim sorununa çözüm olmadığını söyledi.
Ailesinin yararlandığı şartlı eğitim yardımının, kısa süreli sigortalı çalışma gerekçesiyle çocuklarından biri için kesildiğini ifade etti:
“Sekiz gün sigortalı çalışmışlar diye iki ayda bir şartlı eğitim yardımı var. Onu bir çocuğunkini kesiyorlar.”
“İki aydır doktora sırası bulamıyorum”
Sağlık hizmetlerine erişimde yaşadığı sorunları da anlatan kadın, çocuğu için iki aydır endokrinoloji randevusu alamadığını söyledi.
Çocuklarda tırnak kırılması ve saç dökülmesi gibi sağlık sorunları gözlemlediğini belirterek bunların araştırılması gerektiğini ifade etti.
“Kendi çocuğum da aynı şekilde. İki aydır sıra bulamıyorum.”

“Kiradan sonra hayata sıra gelmiyor”: Derin yoksullukta barınma hakkı
“İnsanlar birbirini sevmekten vazgeçmedi”
Ekonomik sıkıntıların aile yaşamını da etkilediğini söyleyen kadın, boşanmaların artmasını geçim sorunlarıyla ilişkilendirdi.
“Boşanmalar arttı. Marmara'da da arttı, Güneydoğu'da da arttı, Doğu Anadolu'da da arttı. İnsanlar birbirini sevmekten vaz mı geçti? Öyle bir şey yok. İnsanlar geçinemiyor.”
Çocuk ve kadın yoksulluğuna dikkat çeken kadın, erkeklerin de aile geçindirme baskısıyla karşı karşıya olduğunu belirtti.
“Bir çocuk yoksulluğu var, bir kadın yoksulluğu zaten var. Erkeklere de üzülüyoruz gerçekten. Bir evi geçindirmek, bir aileye bakmak, onların da yükü çok ağır.”
Yaşanan ekonomik sorunların bireysel değil, toplumsal olduğunu söyleyen kadın, iktidarın ekonomi politikalarını eleştirdi:
“İnsanlar geçinemiyor. Kişisel bir sorun yok. Topluca bir sorun var. Yönetimde bir sıkıntı var.”
Konuşmasının sonunda ekonomik eşitsizliğe tepki gösteren kadın, şöyle seslendi:
“Bu kadar insana yazık günah değil mi? Çocuklarımız okula aç gidiyor. Bazıları bu ülkenin kaymağını yerken bu ülkenin halkı aç.”
Ne olmuştu?
DEM Parti, “Ekmek, Barış ve Adalet” kampanyasının açılışını 24 Ekim 2026'da Siirt'in Kurtalan ilçesinde gerçekleştirdi.
Kampanyanın açılışında yurttaşlar, ekonomik kriz, geçim sıkıntısı, tarımsal üretim, yoksulluk ve sosyal haklara ilişkin sorunlarını dile getirdi.
Açılışta söz alan kadının konuşması, DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan tarafından sosyal medya hesabından paylaşıldı.
Kadının özellikle çocukların açlığına, üretim maliyetlerine ve sağlık hizmetlerine erişimde yaşadığı sorunlara ilişkin sözleri, kampanyanın gündeme taşıdığı ekonomik ve toplumsal sorunları ortaya koydu.
(FY)








