Kürt sanatçı Serhat Kural’ın yeni EP’si 3 Eylül’de yayında
Kürt sanatçı Serhat Kural, üç şarkıdan oluşan yeni EP çalışmasını 3 Eylül’de tüm dijital müzik platformlarında dinleyicilerle buluşturuyor. Medrenge, Zêrzewan ve Bêdengî adlı eserlerden oluşan çalışma, Kürtçe müziğin sözlü hafızasından, coğrafyanın izlerinden, kişisel hafıza ve sessizlikten beslenen üç ayrı müzikal anlatıyı bir araya getiriyor.
EP’nin açılış parçası Medrenge, Serhed bölgesine ait geleneksel bir ezgiyi güncel bir düzenlemeyle dinleyiciye taşıyor. Kural’ın kendisinin derlediği çalışmada Nurcan Değirmenci, Meral Tekçi, Hivda Gökel ve Zelal Gökçe vokalleriyle yer alıyor.
İkinci parça Zêrzewan, Xalit Tari’nin söz ve müziğine dayanıyor. Eser, Zêrzewan imgesi etrafında yıkım, özlem, suçluluk ve içsel kırılganlık duygularını yoğun bir şiirsellikle işliyor.
EP’nin üçüncü şarkısı Bêdengî ise Serhat Ertuna’nın söz ve müziğini taşıyor. Sessizliğin, zamanın geçişinin, hatıraların ve varlık-yokluk hâlinin izini süren eser; ses tasarımı ve düzenlemesiyle içe dönük bir atmosfer kuruyor.
SERHAT KURAL – DESTAN TAŞDAN DANS GÖSTERİSİ
Primis* karanlığın içinden "akışkan cinsiyetler"
Serhat Kural’ın yeni EP’si, 3 Eylül’den itibaren bütün dijital platformlarda yayında olacak.
EP’de Yer Alan Şarkılar
Medrenge
• Vokal: Nurcan Değirmenci, Meral Tekçi, Hivda Gökel, Zelal Gökçe
• Saz: Doğan Saldanlı
• Klavye: Ferhat Can Altıntaş
• Bas: Olcay Bozkurt
• Aranje: Doğan Saldanlı
• Mix / Mastering: Doğan Saldanlı
• Fotoğraf: Damla Kopuz
• Derleyen: Serhat Kural
• Yöre: Herêma Serhedê
Zêrzewan
• Sanatçı: Serhat Kural
• Söz ve müzik: Xalit Tari
• Saz düzenlemesi ve aranje: Serhat Ertuna
• Mix / Mastering: Orhan Kara
• Fotoğraf: Damla Kopuz
Bêdengî
• Sanatçı: Serhat Kural
• Söz ve müzik: Serhat Ertuna
• Ses tasarımı ve aranje: Serhat Ertuna
• Vokal: Serhat Ertuna
• Mix / Mastering: Orhan Kara
• Fotoğraf: Damla Kopuz
Serhat Kural hakkında
Serhat Kural, çağdaş dans sanatçısı, koreograf, vokalist ve disiplinlerarası bir sanatçıdır. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Çağdaş Dans Bölümü’nden mezun oldu ve aynı bölümde yüksek lisans eğitimini tamamladı.
2005 yılında arkadaşlarıyla birlikte Mezopotamya Dans Topluluğu’nu kurdu. 2008–2009 yılları arasında Türkiye’nin önde gelen koreograflarından Prof. Dr. Aydın Teker ile, 2011–2016 yılları arasında ise koreograf Zeynep Tanbay ile çalıştı.
Uzun yıllar İstanbul’un önemli çağdaş sanat kurumlarından Akbank Sanat’ta dans eğitmeni ve koreograf olarak görev yaptı. Şehir tiyatroları, devlet tiyatroları ve özel tiyatrolar için koreografiler üretti. 2017 yılında Almanya’daki Wiesbaden Şehir Tiyatrosu için koreografiler üretmeye başladı.
Kariyeri boyunca Avrupa, Amerika ve Orta Doğu’da çeşitli turne ve festivallere katıldı. Almanya’daki Pina Bausch Dans Festivali ve Amerika Birleşik Devletleri’ndeki Battery Dance Festival gibi uluslararası organizasyonlarda yer aldı.
2026 bahar döneminde İstanbul Bilgi Üniversitesi Sahne ve Gösteri Sanatları / Performing Arts Bölümü’nde öğretim görevlisi olarak ders verdi.
Müzik çalışmaları
Dans alanındaki çalışmalarının yanı sıra Serhat Kural, 2010 yılından itibaren müzikle ilgilenmeye başladı. Özellikle etnik müzik, vokal araştırmalar ve farklı dillerde ses kullanımına yönelik çalışmalar gerçekleştirdi.
2011 yılında, ünlü İranlı şair Baba Tahirê Uryan’ın rubailerinden oluşan “Diwan-a Dûbeytî” projesini başlattı. Projede besteci ve yorumcu olarak yer aldı. Altı yıl boyunca sahnelenen projenin ardından proje, 2016 yılında Kom Müzik etiketiyle albüm olarak yayımlandı.
Kural; Kürtçe, Türkçe, Farsça, Azerice ve Arapça gibi farklı dillerde vokal çalışmalar gerçekleştirmektedir. Müzik pratiğinde ses, dil, kültürel hafıza ve hareket arasındaki ilişkiyi araştırmaktadır.
Sanatsal çalışmalarında dans ve müziği birbirinden bağımsız disiplinler olarak değil, birbirini besleyen ifade biçimleri olarak ele alan Kural; hareket, ses, müzik ve kültürel mirası bir araya getiren disiplinlerarası performanslar üretmeyi hedeflemektedir.
Serhat Kural, çalışmalarını günümüzde dans, koreografi, müzik ve eğitim alanlarında sürdürmektedir.
EVRİM KEPENEK YAZDI
İstanbul’un Ortasında Kolektif Sanat Mümkün Mü?
(AY)