“Adalet Olmadıkça Barış da Olmaz” ve “Güvenlik Gölgesinde Hukuk” başlıklı yayınlar, Hafıza Merkezi'nin “Adalet İyileştirir: Çocuk ve Gençlerin Yaşam Hakkı İhlallerine Bütüncül Bir Yaklaşım” projesi kapsamında yürüttüğü üç yıllık araştırma sürecinin ürünü.

Yıllar sonra yeniden "taş atan çocuklar" suçlaması
Yaşam hakkı: Kimlikten bağımsız evrensel bir değer
Hafıza Merkezi, proje ile 2000–2015 yılları arasında Kürt illerinde çatışma ve güvenlik politikalarının gölgesinde hayatını kaybeden çocuk ve gençlerin hikâyelerini görünür kılmayı; hukuki ve toplumsal boyutları birlikte ele alan “bütüncül bir adalet perspektifi” geliştirmeyi hedefliyor.
Kurum, çocuk ve gençlerin yaşam hakkının “kimlikten ve bağlamdan bağımsız olarak korunması gereken evrensel bir değer” olduğunun altını çizdi.

11 YIL ÖNCE BUGÜN ÖLDÜRÜLDÜ
Nihat Kazanhan’ın babası: Yokluğu, hayatımızda “gerçekleşmeyen” ihtimaller bıraktı
"Adalet olmadıkça barış olmaz"
Aynı döneme ve benzer ihlallere odaklanan iki rapor, birbirini tamamlayan iki farklı yaklaşımla hazırlandı. “Adalet Olmadıkça Barış da Olmaz”, 2000–2015 arasında çocuk ve gençlere yönelik yaşam hakkı ihlallerini sosyolojik ve antropolojik bir perspektifle ele alıyor.
Raporda, ihlallerin nasıl yaşandığı, ailelerin ve yakınların deneyimleri, adalet arayışının toplumsal boyutu ile hafıza ve barış arasındaki ilişki görünür kılınmaya çalışılıyor.

Kızıltepe’de polisin yere fırlattığı çocuğun avukatı yaşananları anlattı
Örüntüler ve yükümlülükler
“Güvenlik Gölgesinde Hukuk” ise aynı dönemde gerçekleşen yaşam hakkı ihlallerini hukuki bir çerçevede inceliyor.
Yayın, güvenlik güçlerinin ölümcül güç kullanımına ilişkin örüntülere, devletin yaşam hakkı karşısındaki yükümlülüklerine ve yargı makamlarının hesap verebilirlik konusundaki yaklaşımına odaklanıyor.
Hafıza Merkezi, iki raporla birlikte Kürt meselesi bağlamında gerçekleşen çocuk ve genç ölümlerini mümkün kılan siyasi, hukuki ve toplumsal koşulları çok boyutlu biçimde ortaya koymayı amaçladığını vurguladı.

Saç örme videosu paylaştığı için tutuklanan çocuğa çıplak arama
"Kalıcı barışın tesis edilmediği süreç"
Merkez, kuruluş yıllarında 1990’lı yılların açık çatışma dinamikleri içinde zorla kaybetmeler suçuna odaklandığını; bugün ise benzer bir anlama çabasını açık çatışmanın sona erdiği ancak kalıcı barışın tesis edilmediği 2000–2015 dönemi için sürdürdüğünü kaydetti.
Raporlarda bu dönem, “şiddetin biçim değiştirerek devam ettiği, güvenlik politikalarının ve hesap verebilirlik mekanizmalarının sınırlarının belirleyici olduğu” bir ara kesit olarak ele alındı.

21 YIL ÖNCE BUGÜN ÖLDÜRÜLDÜ
Uğur Kaymaz’ın annesi: Çocuklarımızı büyütmeye korkuyoruz
"Adalet talebi barışın temel koşulu"
Kurum, yayınların “kaybedilen hayatların unutulmaması ve adalet talebinin görünür kalması” amacıyla hazırlandığını vurgulayarak, yaşam hakkı ihlallerine ilişkin adalet talebinin barışın önünde bir engel değil, “tam tersine onun temel koşullarından biri” olduğunu ifade etti.
“Adalet Olmadıkça Barış da Olmaz” yayınının tamamına İngilizce ve Kürtçe erişebilirsiniz.
(NÖ)

