Van Dil, Kültür ve Sanat Araştırmaları Derneği (ARSİSA), yeni eğitim-öğretim yılının başlaması dolayısıyla anadilinde eğitim talebiyle Erciş İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü önünde basın açıklaması düzenledi.
Açıklamaya DEM Parti Erciş İlçe eşbaşkanları, ilçede faaliyet yürüten çeşitli sivil toplum örgütlerinin temsilcileri ve çok sayıda yurttaş katıldı.
Açıklama sırasında katılımcılar, üzerinde ‘Zimanê me hebûna me ye’ (Dilimiz varlığımızdır), ‘Kurdî dayîka me ye’ (Kürtçe anadilimizdir), ‘Bê ziman jiyan nabe’ (Dilsiz yaşam olmaz), ‘Ziwanê min qedexe meke’ (Dilimi yasaklama) ve ‘Ma statuyê bi Kurdî wazenê’ ifadelerinin yer aldığı dövizler taşıdı.
Basın açıklamasını ARSİSA yönetim üyesi ve aynı zamanda Kürtçe dil eğitmeni Mecit Sargut okudu.
Yeni eğitim yılının başladığını belirten Sargut, Kürt çocuklarının anadillerinde eğitim hakkından yoksun bırakıldığını belirterek, "Okullar açıldı, milyonlarca çocuk sınıflarına döndü. Ancak Kürt çocukları açısından yeni eğitim yılı, anadilinde eğitim sorunu çözülmeden başladı. Milyonlarca Kürt çocuğu, anadili olmayan bir dilde eğitim görüyor" dedi.
Barışın eşitlikle mümkün olabileceğini ifade eden Sargut, dil hakkının devam eden barış ve çözüm tartışmalarının temel başlıklarından biri olması gerektiğini söyledi.
Sargut, "Barış eşitlikle başlar. Eğer barıştan, çözümden ve ortak bir gelecekten söz ediliyorsa, bunun somut adımlarla desteklenmesi gerekir. Barış yalnızca sözlerle kurulmaz; hakların tanınması ve güvenin oluşturulmasıyla mümkün olur" ifadelerini kullandı.
Dil ile kimlik arasındaki ilişkiye dikkat çeken Sargut, anadilinin yalnızca bir iletişim aracı olmadığını belirterek şöyle konuştu:
"Dil yalnızca bir iletişim aracı değildir; dil aynı zamanda varoluştur. Dili yasaklanan bir çocuk, kendi varlığının da yasaklandığını hisseder. Altı, yedi yaşındaki bir çocuk okula başladığında kendi dilini kullanamıyorsa, bunun onun kimliği ve gelişimi üzerinde doğrudan etkisi olur. Dilimiz varlığımızdır, dilimiz onurumuzdur."
Kürtçenin eğitim sistemindeki konumuna ilişkin de konuşan Sargut, taleplerinin Kürtçenin yalnızca seçmeli ders olarak okutulması olmadığını söyledi.
Sargut, "Kürtçe yeni eğitim yılında eğitim dili olarak kabul edilmelidir. Kürt çocukları anadillerinde eğitim görme hakkına sahip olmalıdır. Bu hak seçmeli bir ders düzeyine indirgenmemeli; temel ve doğal bir hak olarak tanınmalıdır" dedi.
Açıklamada uluslararası sözleşmelere de atıfta bulunan Sargut, çocukların kendi dillerini öğrenme ve kullanma hakkının korunması gerektiğini ifade etti. Anadilde eğitimin çocukların akademik, zihinsel ve toplumsal gelişimleri açısından önem taşıdığını belirtti.
Kalıcı bir barışın dil ve kimlik haklarının tanınmasıyla mümkün olabileceğini savunan Sargut, "Anadilinde eğitim vazgeçilmez bir haktır. Kalıcı bir barış kurulmak isteniyorsa, bunun yolu halkların birbirini, birbirlerinin dilini ve kimliğini tanımasından geçer" diye konuştu.
Açıklama, ‘Bê ziman jiyan nabe – Dilsiz yaşam olmaz’ sloganıyla sona erdi.
(İY/HA)













