Küresel Sendikalar Konseyi (CGU), Türkiye’de LGBTİ+’lara yönelik “Ailem Güvende” adı verilen operasyonlara ilişkin açıklama yayımladı.
23 Eylül tarihli açıklamada Konsey, LGBTİ+ örgütleri, aktivistler, sendika üyeleri ve insan hakları savunucularıyla dayanışma içinde olduğunu belirtti.
Konsey, operasyonlar kapsamında dokuz dernek ve 13 işletmenin yanı sıra 160’tan fazla kişi hakkında adli işlem başlatıldığını hatırlattı.
LGBTİ+ örgütlerinin yanı sıra bağımsız medya kuruluşları, öğrenci grupları, insan hakları savunucuları ve aktivistlerin internet siteleri ile sosyal medya hesaplarına erişim engelleri getirildiğini belirten Konsey, baskınlarda dijital materyallere de el konulduğuna dikkat çekti.

Yıldız Tar: LGBTİ+’lara sahip çıkmak insanlığımıza, vicdanımıza sahip çıkmaktır
HIV alanında çalışan kuruluşlara yönelik operasyonlar
Açıklamada, operasyonların ilk gecede 15 ile yayıldığı, işyerleri ve sosyal alanların da hedef alındığı belirtildi.
İstanbul’da HIV’le yaşayanlara destek veren kuruluşların da operasyonlara dahil edilmesini eleştiren Konsey şöyle dedi:
“HIV ile yaşayan kişileri destekleyen kuruluşların, LGBT+ örgütlerini hedef alan bu operasyonlara dahil edilmesi; HIV statüsü ile LGBT+ kimliğinin zararlı ve yanıltıcı bir şekilde birbirine karıştırılmasını pekiştirme riski taşımakta ve kişileri tedavi ile destek aramaktan caydırabilmektedir.”
“Sivil alanı daha da daraltma riski taşıyor”
Konsey, “Ailem Güvende” operasyonlarının aileleri korumaya yönelik bir tedbir olarak sunulduğunu ancak bu gerekçenin LGBTİ+’lara yönelik ayrımcılığı meşrulaştırmak için kullanılabileceği konusunda endişeli olduğunu belirtti:
“Aileleri korumaya yönelik bir tedbir olarak sunulsa da bu gelişmeler; söz konusu gerekçenin ayrımcılığı meşrulaştırmak, sivil alanı daha da daraltmak ve LGBT+ bireyleri, örgütlerini, müttefiklerini ve temel özgürlükleri savunan herkesi sindirmek amacıyla kullanıldığına dair ciddi endişeler doğuruyor.”
Operasyonların Türkiye’de “korku iklimini pekiştirme ve sivil toplumu daha da zayıflatma riski” taşıdığını belirten Konsey, bağlı sendikalarına Türkiye hükümeti ve büyükelçiliklerine mektup gönderme ve operasyonlardan etkilenenlerle dayanışma gösterme çağrısı yaptı.

“LGBTİ+ları içinden çıkardığınızda geriye nasıl bir aile kalır?”
Açıklamada, sendikaların örgütlenme ve ifade özgürlüğü ile demokratik hakları savunma sorumluluğuna da vurgu yapıldı:
Sivil toplum kuruluşlarına ve insan hakları savunucularına yönelik saldırılar bu ilkeleri zayıflatmakta ve işçi haklarının dayandığı demokratik alanı tehdit etmektedir. Bu tür bir baskı karşısında sessiz kalmak, yalnızca sorumluları cesaretlendirebilir.
“Gözaltına alınan herkes derhal serbest bırakılmalı”
Küresel Sendikalar Konseyi LGBT+ Komitesi Eş Başkanları Jeffrey Boyd ve Darienne Flemington da operasyonların sona erdirilmesini istedi.
Boyd ve Flemington ortak açıklamalarında şunları söyledi:
“LGBT+ topluluğuna ve örgütlerine yönelik tekrarlanan ve hedefli saldırılar kabul edilemez. Dernek kurma, ifade özgürlüğü ve barışçıl savunuculuk gibi temel haklarını yalnızca kullandıkları için gözaltına alınan herkesin derhal serbest bırakılmasını talep ediyor; meşru sivil toplum faaliyetlerini hedef alan baskınların ve diğer gözdağı eylemlerinin son bulması çağrısında bulunuyoruz.”
(NÖ)

