ABD’de 3 Kasım’da yapılan ara seçimlerin ardından ortaya çıkan tablo, yalnızca Demokratların Kongre’de ve yerel düzeyde elde ettiği kazanımlarla değil, bu sonuçların hangi toplumsal ve siyasal dinamiklerden beslendiğiyle de öne çıktı.
New York’taki Pratt Enstitüsü Sosyal Bilimler ve Kültürel Çalışmalar Bölümü’nde öğretim görevlisi olan siyaset sosyoloğu Doç. Dr. Kumru Toktamış, seçim sonuçlarını Demokrat Parti yönetiminin başarısından çok “dipten gelen bir dalga”nın ürünü olarak değerlendiriyor.
Toktamış’la bu dalganın kaynaklarını, Demokrat Parti içindeki güç mücadelesini, Trump yönetiminin kalan dönemini, Cumhuriyetçilerde 2028’e uzanan hesapları ve dış politika ile ekonomik gelişmelerin ABD siyasetindeki olası etkilerini konuştuk.

ABD: Demokratlar Kongre'yi aldı, siyasi dengeler kökten değişti, Trump'ın partisi çatlıyor
“Demokrat Parti yöneticilerinin büyük başarısı olarak bakamayız”
Seçim sonuçlarını nasıl okumalıyız? Demokratların başarısı mı, yoksa Cumhuriyetçilere ve Trump yönetimine yönelik tepki mi daha belirleyici oldu?
Şu çok net: Olanlar dipten gelen bir dalgayla oldu. Demokrat Parti yöneticilerinin büyük başarısı gibi bakamayacağız buna. Tabii ki Cumhuriyetçilerin çöküşü de anlamlıydı.
Tartıştığımız konu şu: Bu seçimin sonuçlarında esas rol oynayan geçim sıkıntısı mıydı? Yükselen petrol fiyatları ve bununla birlikte gelen enflasyon muydu? Yoksa gerek ülke içinde gerek ülke dışında sergilenen gaddarlık mıydı?
Böyle indirgemeci yanıtlar veremeyiz. Burası çok büyük bir ülke, çok fazla eyalet var. Eyaletlerin her birinde insanlar farklı saiklerle sandık başına gitmişlerdir büyük ihtimalle.
En etkileyici olanlardan biri, uzun yıllardır Cumhuriyetçilerin elinde olan eyaletlerin bu kadar hızla Demokratlara dönmesi.
Görünen bir tablo şu: Senatoda yaklaşık 56 senatörün çıkma ihtimali var. Temsilciler Meclisi’nde 250’nin üstüne çıkılacağı kesinleşti. Ama daha da ilginci eyalet meclisi seçimleri, şehir meclisi seçimleri. Buralarda yepyeni ve Demokrat Parti’nin içinden gelmeyen adaylar seçildi.
Çok aktif bir şekilde çalıştılar. İndirgemecilik yapmayalım diyorum ama en çok indirgemecilik yapabileceğim şey Minnesota’dan Kentucky’ye, California’dan Mississippi’ye çalışan gençlerin varlığı. Dipten gelen dalga dediğim bu.

Bernie Sanders: “Trump'ı yenmek yetmez, Demokratlar eski düzen siyasetini terk etmeli”
“Yıllardır süren çalışmaların meyveleri alındı”
Bu “dipten gelen dalganın” arkasında nasıl bir örgütlenme var?
Güney eyaletlerinde siyahların oylarını baskı altına almak için neredeyse yüzyıldır geliştirilmiş yöntemler, mekanizmalar var. Sekiz sene önce Stacey Abrams burada çok güçlü bir kampanya yürütmüştü.
Bu seçimlerde Abrams’ın ismi anılmıyor, kimse bilmiyor ama o kampanyanın meyveleri Güney eyaletlerinde alındı. Dolayısıyla bugün olanlar çok sürpriz gelişmeler değil. Dipten gelen bir çalışmanın ürünü. Burada Bernie Sanders’ın da –onun ismiyle anıyoruz ama esas olarak Amerika’daki Demokratik Sosyalistler grubunun– aktif çalışması çok önemli bir rol oynadı.
Bir de Cumhuriyetçi Parti konusunda hayal kırıklığına uğramış çok geniş bir grup var. Bu grubu çok yakından tanıdığımı iddia edemem. Ancak Tucker Carlson gibi bilinen figürlerin de Amerika’nın hâlâ savaş açıyor olmasından ve askeri harcamaların yüksekliğinden ciddi şikâyetleri vardı.

ABD: 3 Kasım zaferinin görünmeyen gücü, örgütlü emek
“Sağ, soldan gelen hoşnutsuzlukları devşirmekte çok becerikli”
2024’te Trump’a yönelen gençlerin ve Latin seçmenlerin yanı sıra Cumhuriyetçi çevrelerde de eleştirel bir yönelim görüyoruz. Bunu kalıcı bir siyasi yön değişikliği olarak mı, yoksa mevcut ekonomik ve siyasi koşullara verilmiş bir tepki olarak mı değerlendirmek gerekir?
Tabii ki ikincisi. Bu konuda Naomi Klein’ın çok önemli bir kitabı vardı. Buradaki mesele şu: Bütün dünyada sağcı kitle hareketleri solun taleplerini nasıl taklit ederler?
Dipten gelen hoşnutsuzlukları, talepleri, hayal kırıklıklarını yoğurmakta sağ çok başarılıdır ve bir şekilde çok daha fazla güven verir.
Trump kampanyası bunu özellikle savaş karşıtlığı konusunda çok iyi başardı. Bunu kendi kampanya konusu haline getirdi.
Öte yandan ortanın solu, yani Demokrat Parti’nin şu anda hâlâ kabuk gibi duran yöneticileri, soldan gelen talepleri yoğurmakta son derece başarısız ve insanlara güven vermiyor.

Uluslararası Af Örgütü: ABD seçimleri insan hakları konusunda dönüm noktası olmalı
“Demokrat Parti de sağlam ve yekpare değil”
Seçim sonuçlarını Trump’ın mevcut ikinci dönemine ilişkin bir referandum olarak değerlendirebilir miyiz? Yeni Kongre Trump’ı ne ölçüde denetleyebilir?
Trump şu anda kendi müttefiklerine saldırıyor durumda. “Siz bu işi beceremediniz. Ben olsam, benim ismim oy pusulasında olsaydı ben becerirdim,” diyor.
Bunun ne kadar doğru, ne kadar yanlış, ne kadar küçük çocuk kaprisi olduğunu bilemiyorum. Ama orası darmadağın durumda. Demokrat Parti de o kadar sağlam ve yekpare durumda değil. Asıl soru, Trump bu Senato ve bu Temsilciler Meclisi’yle denetlenebilir mi?
Seçimden bir gün önce [Demokrat] danışmanlardan birinden duyduğum bir söz beni çok rahatsız etti. “Yapabileceklerimizin başında İran’daki savaşı durdurmak yok,” demişti. Halbuki paralar Kongre’den geçiyor.
Neden? Çünkü “İran’dan çekilirsek…” diye başlayan, Demokrat Parti’de Clinton’lardan beri gelen bir tarzı, bir arzuyu dile getiriyor bu: “İran’a hazır savaş açılmışken bu işi bitirelim.”
Böyle bir damar var. Ama halk böyle bir işe girişmek istemiyor. Kaldı ki bunun nasıl bir macera olduğu hemen ortaya çıktı.
Temsilciler Meclisi’nin muhtemel başkanı olacağı düşünülen Hakeem Jeffries, “Amerikan halkı intikam istemiyor, iş yapmamızı istiyor,” dedi.
Trump’ın nasıl denetleneceğine ilişkin çok önemli bir cümle bu. İyi de hesap sorulmayacak mı? Jeffries’e göre Amerikan halkı şu anda sağlık sigortası, sosyal konular ve hayat pahalılığı konusunda Trump’ın denetlenmesini istiyor. Diğer konularda Trump’ı denetlemeye zaten güçlerinin olmadığı söyleniyor.
Sonuç olarak birçok şey Trump’ın imzasına bakacak. Ancak en azından Kongre bazı şeyleri yapabilir. Örneğin Kongre üyeleri ve senatörlerin artık borsada oynamaması için karar çıkarabilirler. Halkın sağlık sigortası konusunda da, Obama ilk yasasını çıkardığı zamanki kadar güçlü bir temsilciler grubu var şu anda. Bunun için zorlayabilirler.

ABD ara seçimleri: Yenilgiye yürüyen Trump, Kongre'yle savaşa hazırlanıyor
“Bu antifaşist ve çok parçalı bir koalisyon”
Demokratların kendi içinde özellikle dış politika konusunda bir fikir birliği bulunmadığını söylüyorsunuz. Seçimi taşıyan tabanla parti yönetimi arasındaki ilişki bundan sonra nasıl şekillenecek?
Demokratların içinde fikir birliği açıkçası yok. Dipten gelen dalga derken bunun adını koyalım: Bu antifaşist bir dalga. Bütün antifaşist dalgalar gibi çok parçalı bir dalga. Bu bir koalisyon.
Bu koalisyonda önemli olan Trump’a karşı olmaktı. Ancak şunu açıkça görelim: Şu anda Senato’nun ve Temsilciler Meclisi’nin başında olacak gibi görünen unsurlar, yani Schumer ve Jeffries, bu kazanımlar için parmaklarını bile oynatmadılar.
Dipten gelen dalga şimdi nasıl şekillenecek? Bunu politika ve politik pazarlıklar belirleyecek.
Bu, Hillary Clinton’ın başkan adayı olduğu yıllardan beri süren, partinin kabuk değiştirme çabasıydı. Bu çaba şimdi sonuçlarını verdi. Eğer partinin eski kabuğu bunun önüne geçerse Demokratlar bir daha iflah olmazlar.

"NO KINGS": ÜÇÜNCÜ DALGADA 8 MİLYONU AŞTI
ABD: Savaş ve otoriterlik karşıtı bir kitlesel damar örgütlenip yayılıyor
“Vance 2028 için kendisini ayrı bir yere koyuyor”
Seçimlerin ardından 2028 başkanlık yarışının da erken başladığı söylenebilir. Cumhuriyetçiler açısından JD Vance’in çıkışı, Trump’ın kalan iki yılını ve müttefikleriyle ilişkilerini nasıl etkileyebilir?
Vance epey zamandır İran konusunda mesafe koyuyor. Trump’ı işbaşına getiren kitlenin savaş karşıtı olduğunu bilen bir politikacı olarak başından beri kendisini ayrı bir yere koyuyor ki 2028’de oynayabilsin.
Trump’ın sağ popülizmine karşı bir sol popülizm kazanmadı bu seçimleri. Halka üstten bakmayan, gayet donanımlı insanlar işbaşına geldiler. Demokratların en büyük sorunlarından biri buydu. Dış politikayı da iç politikayı da boş laflarla yönetmeyecek bu insanların özellikle Senato’da, ayrıca Temsilciler Meclisi’nde bulunması önemli.

Vance, kendini Trump'ın halefi ilan etti
“İç politikada çok hassas dengeler var”
Bu yeni siyasi tablonun önündeki başlıca riskler neler?
Şöyle bir tehlike var, bunu görmezden gelemeyiz. Amerikan borsası üç gündür acayip sallantıda. Borsanın çökmesinin eli kulağında deniyor. Bunun iktisadi, finansal açıklamasını benden beklemeyin.
Büyük bir ekonomik kriz yaşanırsa, bunun eli kulağındaysa, bunu toparlayabilecek bir Meclisimiz ya da Senatomuz var mı? Yolsuzlukla baş ederken bir yandan da ekonomik dengeleri tutturabilecekler mi? Bundan emin değilim.
Dolayısıyla iç politikada çok hassas dengeler var. Üstelik bunlar artık politikanın ötesine geçen bir iktisadi çalkantının içinde ve bütün bunlar Hürmüz Boğazı’nda ne olacağıyla çok yakından bağlantılı.
Bana öyle geliyor ki Trump’ın daha ilk geceden İsrail’e para yardımının kesilmesinden söz etmesi, İran’a açılan savaşın yanlış olduğunu anlamaya başladığını gösteriyor.
“İsrail’de de Amerika’da da seçimleri Filistinliler kazandı” diye çok güzel bir laf ediliyor. Bu doğru. Ama bu yıkıntılara neden olan politikadan geri çekildiklerinde ortaya çıkacak tabloyla nasıl baş edileceği apayrı bir konu.
(VC)









