Küba lideri Miguel Díaz-Canel Bermúdez, Küba'nın Amerika Birleşik Devletleri ile görüşme halinde olmadığını söyleyerek, ABD Başkanı Donald Trump'ın "Küba'yla görüşmelere başladık" iddiasını yalanladı. ABD'nin Venezuela'ya askeri saldırısının ardından görüşmeler yapılıyordu.
Trump: "Küba artık Venezuela petrolü ve parasıyla geçinemez"
ABD silahlı birliklerinin 3 Ocak'ta Venezuela'nın başkenti Caracas'a hava saldırıları düzenleyerek Venezuela lideri Nicolás Maduro ve hayat arkadaşı Cilia Flores'i, ABD'ye kaçırmasının ardından Trump, Küba Komünist Partisi'nin iktidarda olduğu Küba'nın artık Venezuela petrolü ve parasıyla geçinemeyeceğini söylemiş, ve Havana'nın "çok geç olmadan" Washington ile bir anlaşmaya varması gerektiği konusunda uyarıda bulunmuştu.
Trump, 11 Ocak'ta gazetecilere Küba ve ABD yetkilileri arasında görüşmelerin başladığını söyledi, ancak ayrıntı vermedi. ABD hükümetinin "ülkeden zorla atılan veya baskı altında ayrılan" Kübalılara sahip çıkmak istediğini söyledi ve onları "Amerika Birleşik Devletleri'nin büyük vatandaşları" diye niteledi.
Bermúdez: "İlişki, düşmanlık ve ekonomik baskıya değil hukuka dayanmalı"
Bermúdez, sosyal medya paylaşımı zincirinde hükümetiyle ABD arasında göç konularındaki teknik temaslar dışında hiçbir görüşme olmadığını belirtti.
No existen conversaciones con el gobierno de EE.UU, salvo contactos técnicos en el ámbito migratorio.
— Miguel Díaz-Canel Bermúdez (@DiazCanelB) January 12, 2026
1/6
Bermúdez, X'teki mesajında, ABD ve Küba arasındaki ilişkilerin ileriye gidebilmesi için "düşmanlık, tehdit ve ekonomik baskıya değil, uluslararası hukuka dayanması gerektiğini" dile getirdi.
Bermudez Trump'ın görüşme talebini şöyle çerçeveledi:
"Egemen eşitlik, karşılıklı saygı, uluslararası hukuk ilkeleri, karşılıklı fayda, iç işlerimize müdahale etmeme ve bağımsızlığımıza tam saygı temelinde, mevcut hükümet de dahil olmak üzere çeşitli ABD hükümetleriyle ciddi ve sorumlu bir diyaloga girmeye her zaman istekli olduk."
Beyaz Saray, Bermúdez'in açıklamaları hakkında kamuoyuna herhangi bir açıklama yapmadı.
Küba ve Venezuela ilişkileri
Küba'nın Komünist Partisi iktidarı, Venezuela hükümetinin başlıca müttefiklerinden biri. Yıllardır Venezuela'ya harekatlarında askeri ve polisiye destek veriyor. Resmi açıklamalara göre, 3 Ocak'taki ABD saldırısında Venezuela'da Maduro'ya destek için görevlendirilen askerler arasından en az 32'si öldürüldü.
Trump, 11 Ocak'ta, Venezuela'nın artık "dünyanın en güçlü ordusu" olan ABD'nin koruması altında olduğunu ve Küba güvenlik güçlerinin korumasına ihtiyacı kalmadığını söylemişti.
Kendisine ait Truth Social iletişim platformunda "Küba, uzun yıllar boyunca Venezuela'dan büyük çapta PETROL ve PARA ile yaşadı. Karşılığında Küba, son iki Venezuelalı diktatöre 'Güvenlik Hizmetleri' sağladı, AMA ARTIK BÖYLE OLMAYACAK," diye yazmış ve Bermúdez buna şöyle yanıt vermişti:
#Cuba es una nación libre, independiente y soberana. Nadie nos dicta qué hacer. Cuba no agrede, es agredida por EE.UU hace 66 años, y no amenaza, se prepara, dispuesta a defender a la Patria hasta la última gota de sangre.#CubaEsCoraje
— Miguel Díaz-Canel Bermúdez (@DiazCanelB) January 11, 2026
#Kuba özgür, bağımsız ve egemen bir ülkedir. Kimse bize ne yapacağımızı dikte edemez. Küba saldırmaz; 66 yıl boyunca ABD saldırısına uğramıştır ve tehdit etmez; vatanı son damla kanına kadar savunmaya hazırdır.
Küba, on yıllardır Venezuela'nın petrol tedarikine bağımlı durumda; ABD Enerji Bilgi İdaresi'ne göre, 2023'te Küba'nın petrol ithalatının yüzde 58'ini Venezuela ham petrolü oluşturuyordu.
Venezuela devlet petrol şirketi PDVSA'nın sevkiyat verileri ve raporlarına göre, ocak ve kasım 2025 arasında Caracas, Küba'ya günde ortalama 27 bin varil petrol sevk etti; bu da adanın petrol açığının yaklaşık yüzde 50'sini veya Küba'nın toplam enerji talebinin dörtte birini karşılıyordu.
ABD ordusunun Maduro'yu kaçırmasının ardından, yerine geçen Venezuela lideri Delcy Rodríguez, petrol sevkiyatını ABD'ye yönlendirdi.
(AEK)

