Türkiyeli 80 ekoloji, hayvan ve insan hakları örgütünün bileşeni olduğu İklim Adaleti Koalisyonu (İAK), Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) 3 Ocak’ta Venezuela’ya yönelik müdahalesini ve diğer Latin Amerika ülkelerini tehdit eden tutumunu kınadı.
Koalisyon, söz konusu müdahaleyi fosil yakıt merkezli emperyal tahakkümün güncel bir tezahürü olarak değerlendirerek halkların egemenliğini, barışı ve kendi kaderini tayin hakkını savunduğunu vurguladı.
İAK’nin açıklaması şöyle:
“Dünya, Ortadoğu ve Türkiye, tarihsel kırılmaların, hegemonik güç mücadelesinin, ekonomik ve ekolojik çöküşün eş zamanlı olarak yaşandığı bir dönüm noktasından geçiyor. Egemen bloklar arasındaki gerilim, savaş ekonomilerinin meşrulaştırılması canlı, cansız tüm varlıklarla birlikte gezegenin geleceğini büyük bir belirsizliğe sürüklüyor.
“İklim Adaleti Koalisyonu olarak bu tabloyu yalnızca bir dış politika krizi ve uluslararası hukukun barbarca çiğnenmesi olarak değil, fosil yakıt merkezli emperyal tahakkümün güncel bir tezahürü olarak görüyoruz. Petrol, yine ‘güvenlik’ kılıfıyla siyaset sahnesine sürülüyor; halkların iradesi, enerji kaynakları ve yaşam alanları askeri araçlarla rehin alınmak isteniyor.
“Uluslararası hukuka ve halkların kendi kaderini tayin hakkına aykırı bu müdahale derhal durdurulmalıdır. Bölgeyi istikrarsızlaştıran askeri tırmanma, yeni çatışma dinamikleri üretmekte; sivil yaşamı, göç akımlarını, gıda ve enerji krizini derinleştirmektedir.”

Trump, Venezuela’da bir ay içinde seçim yapılmayacağını açıkladı
Talepler
Koalisyon taleplerini ise şöyle sıraladı:
- ABD’nin Venezuela’ya yönelik askeri operasyonları ve baskı/abluka uygulamaları derhal sonlandırılsın. Maduro ve Flores derhal serbest bırakılsın.
- Venezuela halkının kendi geleceğini tayin hakkına saygı gösterilsin; ülkede bulunan fosil yakıt ve madenler üzerinde vesayet anlamına gelen her türlü müdahale geri çekilsin.
- Fosil yakıt düzeninin ürettiği şiddet döngüsü kırılmadan iklim adaleti mümkün değildir. Bu nedenle fosil yakıtlardan acil çıkış; yeni petrol, gaz ve kömür arama-çıkarma projelerine derhal son verilmesi, küresel kapitalizmin askeri güç, yaptırım tehdidi, lisans rejimi, tahkim mimarisi ve petrol üzerinden “geçiş” dayatmasına karşı mevcut üretimin bağlayıcı bir takvimle azaltılması ve dönüşümün gerçek bir adil geçiş güvencesiyle (iş, gelir, sosyal koruma, sendikal haklar) kamucu biçimde planlanması demektir.
İAK, son olarak Türkiye’deki tüm kurum ve siyasi aktörleri askeri müdahaleleri meşrulaştırmayan, halkların egemenliğini, uluslararası hukuku ve bölgesel barışı savunan net bir tutum almaya ve fosil yakıtlardan çıkış çağrısını desteklemeye davet etti. (TY)

