İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, konut krizine çözüm içeren kararnamelerin mecliste reddedilmesinin ardından erken seçime gitme kararı aldığını açıkladı. Ülkede genel seçimler 29 Kasım’da yapılacak.
Bakanlar Kurulu'nda 29 Eylül'de alınan konut sorununa çözümler öngören iki kararnamenin mecliste 2 Ekim'de yapılan oylamada reddedilmesi sonrasında Sanchez, Başbakanlık konutu Moncloa'da basına kapalı canlı bir konuşma yaparak erken seçim kararını duyurdu.
Kararnameler, Katalonya bağımsızlık yanlısı Junts partisinin sağ partiler Halk Partisi (PP) ve Vox ile birlikte ret oyu vermesi sonucunda Meclis’ten geçemedi. Hükümet, düzenlemelerin içeriğinin bir bölümünü daha önce Junts ile müzakere etmişti.
Oylama, Sánchez hükümetinin bir süredir yaşadığı parlamento çoğunluğu sorununu da görünür hale getirdi. Hükümet, konut gibi temel bir konuda dahi gerekli desteği sağlayamazken, yasama dönemi boyunca yeni bir bütçe de Meclis’e sunamadı.
Sanchez, seçim kararını "düşünme zamanı" olarak gösterdiği hafta sonunda partisinin önde gelen isimleriyle görüş alışverişinde bulunarak aldığını ifade etti.
İspanya Devlet Başkanı Kral 6. Felipe ile görüştüğünü aktaran Sanchez, Bakanlar Kurulu'nun olağanüstü toplanarak meclisin feshedilmesi kararını alacağını ve 29 Kasım'da erken genel seçime gidileceğini bildirdi.
"Kendiniz ve çocuklarınız için ne gelecek istiyorsanız siz karar vereceksiniz." diyerek İspanyollara seslenen Sanchez, şunları aktardı:
"İktidarda olduğu her yerde gerilemeye neden olan aşırı sağcı dalgaya katılmak mı yoksa İspanya'ya daha geniş bir ilerici çoğunluk kazandırıp İspanya'nın açıklık ve sosyal adaletin kalesi, barış, feminizm ve refah için küresel bir ölçüt olarak kalmasını sağlamak mı istediğine karar vereceksiniz."
Sanchez ayrıca, iktidarda oldukları son 3,5 yılda "savaşlar ve jeopolitik çalkantılar gibi benzeri görülmemiş krizlerle karşılaştıklarını ve tiranlara, tekno-oligarklara ve soykırımcı rejimlere karşı mücadele ettiklerini" dile getirdi.
İspanya’nın Avrupa Birliği’nin en hızlı büyüyen ekonomisi olduğunu belirten Sanchez bursların, doğum izinlerinin ve sosyal hizmetlerin genişletildiğini, Next Generation fonlarıyla ülkenin modernizasyonuna yönelik yatırımlar yapıldığını ve enerjinin yarısından fazlasının yenilenebilir kaynaklardan sağlandığını söyledi.
“Daha fazlasını yapmak için halkın desteğine ihtiyacımız var” diyen Sanchez, mevcut parlamento aritmetiğinin hükümetin politikalarını sürdürmesini engellediğini belirterek “çok daha geniş bir ilerici çoğunluk” istedi.
İspanya'da 2018'den bu yana başbakan olan Sanchez, 23 Temmuz 2023'te yapılan son genel seçimlerin ardından liderliğini yaptığı Sosyalist İşçi Partisi (PSOE) ve Sumar ittifakı ile birlikte Kasım 2023'te azınlık sol koalisyon hükümetini kurmuştu.
Konut krizinin simgesi: 71 yıldır yaşadığı evden tahliye edildi
İspanya’daki konut krizinin bir boyutunu, yatırım fonları ve gayrimenkul şirketlerinin konut ve apartman bloklarını satın alarak kiralık konut piyasasındaki ağırlıklarını artırması oluşturuyor.
2025 verilerine göre İspanya’da özel şirketlerin mülkiyetinde 1 milyon 76 bin 753 konut bulunuyor. Bu sayı, Bask Bölgesi ve Navarra hariç ülkenin toplam konut stokunun yaklaşık yüzde 4’üne karşılık geliyor. Şirketlerin elindeki konutların mülkiyeti de belirli aktörlerde yoğunlaşıyor. Şirketlerin yüzde 5’i, şirket mülkiyetindeki tüm konutların yüzde 52’sini kontrol ediyor. Madrid’de ise şirketlere ait konutlar toplam konut stokunun yüzde 5,6’sını oluşturuyor ve bunların yüzde 57’si büyük kurumsal mülk sahiplerinin elinde. Şirketler 2025’te 78 bin 823 konut satın alarak 2007’den bu yana en yüksek yıllık alım rakamına ulaştı.
Kiralama amacıyla bütün apartman bloklarının el değiştirdiği işlemler de hız kazandı. Gayrimenkul danışmanlık şirketi JLL’nin verilerine göre bu tür bina ve konut portföyü alımlarının hacmi 2025’in tamamında 1,6 milyar avro iken, 2026’nın yalnızca ilk yarısında 3,4 milyar avroya çıktı. Yıl sonunda 5 milyar avroya ulaşması beklenen işlemlerin %49’unu yatırım fonları, %21’ini ise emeklilik fonları ve sigorta şirketleri gibi kurumsal yatırımcılar gerçekleştirdi.
Bu süreç, zaten yükselen kiraların yarattığı baskıyla birlikte ilerliyor. İlan fiyatlarını izleyen Idealista’nın verilerine göre İspanya genelinde ortalama kira Eylül 2026’da metrekare başına 15,1 avroya ulaşarak bir yılda yüzde 5,6 arttı. Madrid bölgesinde ise ortalama kira aynı ay metrekare başına 21,6 avroyla tarihi zirveye çıkarken yıllık artış yüzde 5,7 oldu.
Krizin ülke çapında sembollerinden biri, Madrid’in Retiro semtinde 1956’dan beri aynı evde yaşayan 87 yaşındaki Maricarmen Abascal’ın tahliyesi oldu.
Abascal’ın babasının 1950’lerde imzaladığı eski tip kira sözleşmesi daha sonra annesine, onun ölümünün ardından da Abascal’a geçmişti. Binayı uzun yıllar elinde tutan aile 2018’de mülkü gayrimenkul şirketi Renta Corporación’a sattı. Abascal’a daha sonra oturduğu daireyi satın alması teklif edildi ancak emekli kadın gerekli parayı karşılayamadı. Daire daha sonra gayrimenkul yatırımları yapan Urbagestión Desarrollo e Inversión şirketinin mülkiyetine geçti.
Yeni malik ile Abascal arasında yıllarca süren hukuki anlaşmazlığın ardından Yüksek Mahkeme, eski kira sözleşmesindeki ikinci devir hakkının sona erdiği gerekçesiyle şirket lehine karar verdi. Abascal’ın yaklaşık 500 avro düzeyindeki eski kirasına karşılık şirketin yeni sözleşme için aylık 2 bin 650 avro talep ettiği bildirildi. Abascal’ın emekli maaşı ise 1500 avronun altındaydı.
Üç kez ertelenen tahliye, 23 Eylül’de dördüncü girişimde gerçekleştirildi. Gece boyunca evin önünde bekleyen yüzlerce kişi tahliyeyi engellemeye çalışırken, engelli olan Abascal evden sedyeyle çıkarıldı ve ambulansla hastaneye götürüldü.
Tahliye, İspanya’da barınma hakkı protestolarını büyüten gelişmelerden biri oldu. Madrid’de başlayan gösteriler ve konut hakkı için düzenlenen kamp eylemlerinin ardından hükümet konut krizine karşı iki kararname hazırladı. Bu kararnamelerin 2 Ekim’de Meclis’te reddedilmesi de Sánchez’in erken seçim kararının doğrudan tetikleyicisi oldu.
Abascal’ın tahliyesi ise daha sonra geri çevrildi. Yoğun kamuoyu tepkisinin ardından Urbagestión ile Abascal’ın temsilcileri 28 Eylül’de anlaşmaya vardı. Abascal ertesi gün anlaşmayı kabul etti; buna göre hastaneden çıktıktan sonra yaklaşık önceki kira düzeyinde, aylık 500 avro civarında bir bedelle 71 yıldır yaşadığı evine dönecek.
(HA)

