Ezilenlerin Sosyalist Partisi’ne (ESP) ve kurumlarına yönelik 3 Şubat sabahı 22 kentte düzenlenen operasyonlarda, aralarında partinin Eş Genel Başkanı Murat Çepni’nin de bulunduğu 95 kişi “örgüt üyeliği ve örgüt propagandası” iddiasıyla gözaltına alındı.
Ezilenlerin Hukuk Bürosu (EHB) avukatlarının aktardığına göre, toplam gözaltı listesinde 110 kişi yer alıyor.
Bugün itibarıyla gözaltındaki 55 kişinin emniyet ifadeleri tamamlandı.

Çiçek Otlu: Bazı kurumlarımızın kapıları kırıldı, tüm bilgisayarlarımıza el konuldu
“Suruç anmasına niye katıldın?”
EHB avukatlarından Cengizhan Karaşın, müvekkillerine yöneltilen suçlamalara dair şu bilgileri paylaştı:
“Operasyon genelde itirafçı beyanlarına dayanıyor. Üç-dört itirafçının beyanını birleştirerek 110 kişilik bir liste oluşturmuşlar. Emniyet ifadelerinde müvekkillerimize yöneltilen sorular benzer: 12 Mart’a niye katıldın? 20 Temmuz Suruç anmasına niye katıldın? Bir de MASAK raporu var. ESP’lilerin birbirine gönderdiği borçlar, örgütsel faaliyet olarak değerlendirilmiş. Oysa bunlar zaten dışarıda da arkadaş olan insanlar.
“Birçok müvekkilde mükerrer deliller var, önceki soruşturmalarda yer alan suçlamalar. Telefon tapeleri var; ama tapelerde suç içeren bir unsur yok. Genelde müvekkilin karşısındaki kişiye ‘X kişisi’ yazılmış ve ‘Bu kişi kimdir?’ diye soruluyor. Telefon numarasının kime ait olduğunu emniyet zaten biliyor. Dosyayı kabartmak için bu tür ifadeler eklenmiş.”
Mahir Çayan ve Che Guevara biyografileri
Karaşın, müvekkillerine yöneltilen bazı soruların özellikle dikkat çekici olduğunu vurguladı:
“Emniyet ifadelerinde yöneltilen sorular arasında enteresan olanlar da var. Bunlardan biri Leyla Abay’ın cenazesine neden katıldıkları. Leyla Abay yurt dışında, sağlık sorunları nedeniyle hayatını kaybetmişti, gazeteciydi. Ev baskınlarında bulunan kitaplar da dosyaya konmuş. Cemil Aksu’nun ikametgâhına yapılan baskında Komünist Manifesto’yu suç delili olarak almışlar, fotoğraflamışlar ve dosyaya eklemişler. Mahir Çayan ve Che Guevara biyografileri de var. Komünist Manifesto’nun bu şekilde dosyaya konduğunu ilk kez görüyorum. Yasaklı yayın olarak mı değerlendirmişler, belli değil.
“Bugün itibarıyla 55 kişinin ifadesi bitti ve yarın hakimliğe sevk edilecekler. Aynı anda 40 kişinin emniyet ifadeleri başlıyor, onlar da cuma günü adliyeye sevk edilecek. Bu da bir nevi işkence. Emniyet ‘90 kişiyi bir anda çıkaramayız’ diyor ama isteseler yapabilirler. Müvekkilleri biraz daha zorlamak için süreci yaydıklarını düşünüyoruz.”

Özgür Radyo emekçisi Leyla Abay, son yolculuğuna uğurlandı
“Bir nevi kapatma davası”
Karaşın, dosyanın hukuki değerlendirmesine ilişkin ise şunları söyledi:
“Müvekkiller zaten böyle bir operasyonu bekliyordu, itirafçı beyanlarına dair daha önce teşhir açıklamaları yapmışlardı. Bunun hukuki bir süreç olmayacağını biliyorduk. Bu nedenle dosyada hukuki açıdan değerlendirilecek bir şey yok açıkçası. Siyasi saiklerle, güncel duruma göre iktidarın bir yorumu gibi duruyor.
“Ancak meslektaşlarımla birlikte bu operasyonu bir nevi kapatma davası olarak görüyoruz. Bu ölçekte operasyonlara çok sık rastlamadık. Ben 15 yıldır EHB avukatıyım, 110 gözaltı sayısını ilk kez görüyorum. Ayrıca vurgulamak istiyorum ki, bir meslektaşımız da gözaltında. Özlem’le (Gümüştaş) ilgili iddiaların neredeyse tamamı mesleki faaliyetlerinden ibaret. Bunun bizler açısından kabul edilebilir bir yanı yok.”
ESP ve gazetecilik meslek örgütlerinden çağrı
Öte yandan ESP, “Umut biziz, buradayız” başlıklı bir açıklama yayımlayarak bugün saat 13.00’da Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi önüne çağrı yaptı.
Aralarında Dicle Fırat Gazeteciler Derneği’nin de bulunduğu gazetecilik meslek örgütleri de gözaltındaki Etkin Haber Ajansı (ETHA) editörleri Nadiye Gürbüz, Pınar Gayıp ile muhabirler Elif Bayburt, Müslüm Koyun ve Züleyha Müldür için saat 17.00’da yine adliye önünde toplanma çağrısı yaptı.
ESP’ye dayanışma mesajı gönderen mahpus sosyalist siyasetçi Figen Yüksekdağ da mesajında şu ifadelere yer verdi: “Tarih ve hayat tanıktır ki bin kez kırılsa da dallarımız, yine çiçeğe, meyveye durmayı bilenlerdeniz. Bu direnci hep birlikte büyütelim, güçlendirelim.” (TY)









