DEM Parti İstanbul Milletvekili Kezban Konukçu, Kolay Gelsin bünyesinde “Esnaf Kurye” modeliyle güvencesiz çalıştırılan arabalı kuryelerin başlattığı eylemi Meclis gündemine taşıdı.
Konukçu, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’ın yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığı’na yazılı soru önergesi sundu.
"Sefalet ücreti ve angarya dayatılıyor"
Soru önergesinin gerekçesinde lojistik ve dağıtım sektöründe taşeronlaşma, güvencesiz çalışma ve performans baskısının yaygınlaştığına dikkat çeken Konukçu, Kolay Gelsin kuryelerinin eyleminin bu yapısal sorunun somut bir sonucu olduğunu kaydetti.
Konukçu, “Kendi işinin patronu” söylemiyle sunulan “Esnaf Kurye” modelinin fiilen işçileri iş hukuku korumasından mahrum bıraktığını belirterek, paket başı ücretlerin geçim koşulları karşısında yetersiz kaldığını, kıdem, kalite primi ve yakıt desteği gibi kazanılmış hakların geri alındığını, depo içinde yaptırılan ayrıştırma işinin karşılıksız biçimde dayatıldığını ifade etti.
Konukçu, Kolay Gelsin kuryelerinin eylemini Migros, BİM ve A101 depo işçilerinin devam eden direnişleriyle birlikte değerlendirerek, sorunun münferit olmadığını söyledi. Lojistik ve perakende sektöründe yüksek kârlar elde edilirken işçilere açlık sınırının altında ücretler ve angarya çalışma koşullarının dayatıldığını belirtti.
Açıklanan zam oranlarının ‘hiper enflasyon’ karşısında gerçek bir ücret artışı sağlamadığını vurgulayan Konukçu, yakıt giderleri ve artan performans baskısının iş kazası risklerini artırarak kuryelerin can güvenliğini tehdit ettiğini kaydetti. Şöyle dedi:
“Türkiye’de lojistik, depo ve dağıtım işkolunda çalışan binlerce emekçi; taşeronlaşma, güvencesiz çalışma, performans baskısı ve dayatılan sefalet ücreti ile birlikte giderek ağırlaşan koşullar altında çalışmaya zorlanıyor. Bu yapısal krizin en somut örneği, Kolay Gelsin bünyesinde ‘Esnaf Kurye’ modeliyle güvencesiz çalıştırılan kuryeler.
Lojistik ve perakende sektörü, devasa kârlar elde ederken bu kârı sağlayan işçilere açlık sınırının altında ücretleri ve angarya çalışmayı reva görüyor.
Kolay Gelsin bünyesinde çalışan arabalı kurye işçilerinin 2026 yılı için açıklanan ücret zamlarını yetersiz bularak kontak kapatma eylemi başlatması; paket başı ücretlerin düşüklüğü, kıdem, kalite primi ve yakıt desteği gibi kazanılmış yan hakların geri alınması, ayrıştırma gibi ek iş yüklerinin karşılıksız biçimde dayatılması ve artan performans baskısı nedeniyle ortaya çıkan derin bir emek sömürüsünün sonucudur.
Benzer taleplerle Migros, BİM ve A101 depolarında çalışan işçilerin halen devam eden eylemleri, sorunun münferit değil; lojistik ve perakende sektöründe taşeronlaşma ve güvencesiz çalışma üzerinden kurulan yapısal bir düzenin ürünü olduğunu ortaya koymaktadır.
Ayrıca, büyük zincirlerin dağıtım süreçlerinde asıl işveren sorumluluğundan kaçınması ise ayrıca başlı başına bir sorundur."
Bakana 10 soru
Konukçu’nun Bakan Işıkhan’a yönelttiği sorular arasında;
- Kuryelerin başlattığı kontak kapatma eyleminin Bakanlığın bilgisi dahilinde olup olmadığı,
- Bakanlığın bir taban fiyat uygulaması planı olup olmadığı,
- Kolay Gelsin’de paket başına 35 TL + KDV ücretin taban fiyat olarak belirlenmesine yönelik bir çalışma yapılıp yapılmadığı,
- Kaldırılan kıdem, kalite primi ve yakıt desteğinin “kazanılmış hak” kapsamında değerlendirilip değerlendirilmeyeceği,
- Ücretlendirilmeyen ayrıştırma işinin Anayasa’daki “angarya yasağı” kapsamında denetlenip denetlenmeyeceği,
- “Esnaf Kurye” modeliyle çalışan emekçilerin iş hukuku korumasına alınmasına yönelik bir yasal düzenleme planı bulunup bulunmadığı
gibi konuları kapsayan 10 soru yer aldı.
Konukçu, sosyal devlet ilkesi gereği kuryelerin insan onuruna yaraşır ücret ve güvenli çalışma koşullarına kavuşmasının kamusal bir zorunluluk olduğunu kaydetti.
(HA)











