ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan savaşın ardından Kıbrıs’ta da tansiyon yükseliyor.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Dışişleri Bakanlığı, bugün yaptığı açıklamada, Kıbrıs Cumhuriyeti (Güney Kıbrıs) lideri Nikos Hristodulidis’in Türkiye ile ilgili açıklamalarını kınadı.

“GKRY’nin silahlanma faaliyetlerinin Hristodilidis’ten sonra hız kazandığı ortada”
KKTC Dışişleri Bakanlığı’nın resmî internet sitesinde yer alan açıklaması şöyle:
Güney Kıbrıs Rum Yönetimi lideri Nikos Hristodilidis’in Anavatan Türkiye’nin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne konuşlandırılan F-16’larla ilgili açıklamasını ve “Türkiye Cumhuriyeti’nin Kıbrıs’ta işgalci güç olduğu” yönündeki iddiasını şiddetle kınıyoruz. Kıbrıs adasını 1963-1974 yılları arasında kan gölüne çeviren Rum tarafının Kıbrıs Türk halkına karşı uyguladığı mezalim sonucu yaşanan acılar Kıbrıs Türk halkının belleğindeki yerini muhafaza etmektedir. Adada dökülen kanı durdurmuş olan Türk Silahlı Kuvvetleri’nin 1974 yılında gerçekleştirdiği Mutlu Barış Harekâtı bugün bölgedeki barış ve huzurun yegane teminatıdır.
Anavatan Türkiye’nin, bölgemizde yaşanan son gelişmeler kapsamında ve GKRY’nin attığı tek taraflı askeri işbirlikleri sonucu Adamızı bir kez daha tehlikeye atması üzerine, Kıbrıs Türkü’nün güvenliğinin artırılmasına yönelik 6 adet F-16 savaş uçağı ve hava savunma sistemlerini Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne konuşlandırmasından büyük bir memnuniyet duyuyoruz. Kıbrıs Türk halkının güvenliği geçmişte olduğu gibi günümüzde de Anavatan Türkiye tarafından sağlanmaktadır. Türkiye’nin garantörlüğü ve Ada’daki askeri varlığı, güvenliğin, barış ve istikrarın teminatıdır.
Türkiye’nin etkin ve fiili garantisi, Türk askerinin sahadaki caydırıcı varlığı, Kıbrıs Türk halkı için vazgeçilmez hayati bir unsurdur. Etkin ve caydırıcı gücü ile her daim yanımızda duran, gücü gücümüz olan Anavatan Türkiye Cumhuriyeti’ne şükranlarımızı sunuyoruz.
GKRY’nin silahlanma faaliyetlerinin özellikle Hristodilidis’in Kıbrıs Rum liderliğine getirilmesinden sonra hız kazandığı ortadadır. Hristodilidis yönetimi, göreve geldiğinden bu yana, askeri teçhizat ve silahlanma amaçlı milyarlarca avro harcamış ve birçok farklı üçüncü ülke ile askeri işbirlikleri geliştirmiştir. Ada’yı ABD, İsrail ve Fransa gibi ülkelerin askeri kullanımına tek taraflı olarak açarak Adamızı halihazırda bazı güçlerin çıkarları doğrultusunda, belirli çatışmalara taraf askeri bir üs haline getirmiş olan GKRY, şimdi de ABD ve İsrail’in İran’a yönelik olarak başlattığı saldırıları bahane ederek Adamızda ve etrafında birçok ülke tarafından askeri unsurların konuşlanmasına olanak sağlamıştır. GKRY’nin yürüttüğü yoğun silahlanma faaliyetleri ve dahil olduğu askeri işbirlikleri bölgedeki hassas dengeleri değiştirme tehlikesi taşımakta ve Adamızın Doğu Akdeniz’de güvenlik açısından bir hedef haline gelmesine yol açmaktadır.
Bu ortamda, bölgede barış ve istikrarın korunmasından yana kararlı tutumumuzu sürdürürken, Kıbrıs Türk Halkının güvenliğini tehdit eden her türlü gelişmeyi kararlılıkla takip edeceğimizi ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti halkının güvenliği için gereken tüm adımları Anavatan Türkiye Cumhuriyeti ile birlikte atmaktan tereddüt etmeyeceğimizi vurgulamak isteriz. Her zaman vurguladığımız gibi, bölgemizde yaşanılan son gelişmeler, egemen eşit iki devletli politikamızın ne kadar haklı ve gerçekçi olduğunu somut bir şekilde göstermektedir.
(TY)

