CHP Genel Başkanlığı’na mahkeme kararıyla atanan Kemal Kılıçdaroğlu’nun, tutuklu İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı ve Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu için “siyasi tutuklu değil” sözlerine YENİ Parti’den tepki geldi.
Kılıçdaroğlu, Euronews Türkçe’ye yaptığı açıklamada İmamoğlu’nun Cumhurbaşkanı adayı olması ve AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın rakibi olarak görülmesi nedeniyle tutuklandığı yönündeki değerlendirmelere katılmadığını söyledi.
İmamoğlu’nun adaylığı ile hakkında yürütülen davaların birbirinden ayrı değerlendirilmesi gerektiğini savunan Kılıçdaroğlu, “Bir kişiyi cumhurbaşkanı adayı ilan edip ondan sonra bu oldu diye bunu siyasi dava diyemeyiz. Cumhurbaşkanlığı adaylığı ayrıdır, bu davalar ayrıdır” dedi.
İmamoğlu’nun tutuklanmasını doğru bulmadığını da belirten Kılıçdaroğlu, “Yargılanabilir ama tutuklanmasını doğru bulmadım. Bugün de aynı görüşteyim” dedi.
Tanrıkulu: Siyasi tutukluluk yalnızca suçlamaya bakılarak belirlenmez
Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarına yanıt veren YENİ Parti Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, İmamoğlu’nun siyasi tutuklu olduğunu söyledi.
“Siyasi tutuklu kimdir?” diye soran Tanrıkulu, siyasi tutukluluğun yalnızca kişiye yöneltilen suçlamanın niteliğine göre değerlendirilemeyeceğini belirtti. Tanrıkulu, siyasi tutukluluk açısından kişinin siyasi faaliyetleri, iktidarla ilişkisi, tutuklamanın zamanlaması ve içinde bulunulan siyasi koşulların birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Tanrıkulu, İmamoğlu’nun İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olduğu dönemde ve CHP tarafından cumhurbaşkanı adayı gösterilmesinin hemen ardından gözaltına alınarak tutuklandığına dikkat çekti.
İmamoğlu hakkında yürütülen soruşturmalarda “Kent Uzlaşısı” kapsamında Kürt seçmenlerle kurulan siyasi işbirliğinin de suçlama konusu yapıldığını belirten Tanrıkulu, bu kapsamda yöneltilen suçlamaların halen yargılamaya konu olduğunu söyledi.
“AKP politikalarının sözcülüğünü yapmaya kadar varan bir tutum”
İmamoğlu’nun yargılandığı davaların, siyasi konumundan ve Cumhurbaşkanı adaylığından bağımsız ele alınamayacağını savunan Tanrıkulu, şöyle devam etti:
“Ekrem İmamoğlu, mevcut hükümeti değiştirmeye en yakın ve en güçlü siyasi aktörlerden biri olduğu bir dönemde, Cumhurbaşkanı adayı olarak ortaya çıkmasının hemen ardından tutuklanmıştır.”
İmamoğlu’nun tutukluluğunun yalnızca yöneltilen suçlamaların başlıkları üzerinden değerlendirilmesinin siyasi bağlamı göz ardı etmek anlamına geleceğini belirten Tanrıkulu, Kılıçdaroğlu’nun “siyasi tutuklu değil” değerlendirmesini sert sözlerle eleştirdi.
Tanrıkulu, “Ekrem İmamoğlu’nun, içinde bulunduğu bu yargılama koşulları itibarıyla siyasi tutuklu olmadığını söylemek, kelimenin tam anlamıyla bir akıl tutulmasıdır” dedi.
Bu yaklaşımın “Adalet ve Kalkınma Partisi’nin politikalarının sözcülüğünü yapmaya kadar varan bir tutum” olduğunu savunan Tanrıkulu, söz konusu tutumun kendisini muhalif olarak tanımlayan ve muhalefet etme iddiasında bulunan kişilere yakışmadığını ifade etti.
Kılıçdaroğlu: Muhalefet birlikte hareket etmeli
Öte yandan Kılıçdaroğlu, İmamoğlu’nun önündeki hukuki engellerin kalkması ve cumhurbaşkanı adayı olması halinde muhalefetin işbirliği yapması gerektiğini söyledi.
İmamoğlu’nun adaylığı konusunda temas kurulması ve görüşmeler yapılması gerektiğini belirten Kılıçdaroğlu, muhalefetin seçimleri kazanabilmesi için birlikte hareket etmesinin zorunlu olduğunu savundu.
Kılıçdaroğlu, “Yüzde 51’i nasıl alacaksınız? İş birliği yaparak. İş birliği yapmadan nasıl alacaksınız?” dedi.
Dilek İmamoğlu: Allah'a havale ediyorum
Dilek İmamoğlu Kılıçdaroğlu'na şu yanıtı verdi: "14 yaşındaki kızımın ve iki oğlumun babası, sevgili eşim Ekrem İmamoğlu tam 18 aydır siyasi bir rehine olarak özgürlüğünden mahrum bırakılmıştır. Bu gerçeği görüp, bildiği halde; kirli oyunların peşinden giderek hakikati çarpıtmaya çalışan, üstelik toplumun karşısına çıkıp gerçek dışı sözler söyleme cüretini gösterenleri Allah’a havale ediyorum"
(EMK)











