Suriye’de Lazkiye Valiliği, 26 Ocak’ta yayımladığı bir kararla kamu kurumlarında çalışan kadınlara makyaj yasağı getirdi. Karar, başta kadınlar olmak üzere toplumun farklı kesimlerinde yoğun tepkilere yol açtı. Hukukçular, ilgili düzenlemenin valiliğin yetki alanı dışında olduğunu savunurken, valiliğe şehrin acilen çözülmesi gereken diğer sorunlarına odaklanması çağrısında bulunanlar oldu.
Karar ayrıca, El-Kaide geçmişine sahip yeni iktidarın kişisel özgürlükleri hedef alan yeni bir hamlesi olarak da yorumlandı.
Valiliğe göre 'yasaklama' değil, 'aşırılığı önleme'
Söz konusu genelgede idarelerden, kamu kurumları ve belediyelerde çalışan tüm kadın personele “resmî mesai saatleri boyunca kesinlikle makyaj yapmamalarının bildirilmesi” istendi. Ayrıca karara, “yasal sorumluluk doğuracağı” uyarısıyla uyulması çağrısında bulunuldu.
Genelge kamuoyunda ve sosyal medyada geniş yankı uyandırdı. Eleştirilerin ardından Lazkiye Valiliği 27 Ocak’ta bir açıklama yayımladı.
Valilik, açıklamasında “genelgenin herhangi bir kesimi kısıtlamayı ya da anayasal bildirinin koruduğu ve yasanın güvence altına aldığı kişisel özgürlüklere müdahale etmeyi amaçlamadığını” savundu.
Açıklamada ayrıca “vurgunun yasaklamaya değil, kurumsal görünümün düzenlenmesine ve kozmetik ürünlerin aşırı kullanımından kaçınılmasına yönelik olduğu; bunun da kişisel özgürlük ile resmî çalışma ortamının gerekleri arasında bir denge sağlamayı hedeflediği” öne sürüldü.

Valilik genelgesi, farklı dinî ve toplumsal aidiyetlerin bulunduğu ülkede kaygıları artıran bir dizi karar ve olayın ardından geldi. Bunlar arasında, Şam kırsalındaki El-Tel Belediye Meclisi’nin kadın giyim mağazalarında erkeklerin çalışmasını yasaklayan kararı da yer alıyor. Benzer şekilde Turizm Bakanlığı, geçtiğimiz yaz plajlar ve halka açık yüzme havuzlarında kıyafet kurallarını düzenleyen talimatlar yayımladı. Ziyaretçilerden “daha mütevazı” kıyafetler giymeleri istendi.

Suriye’de kadınlara halk plajlarında ‘burkini’ zorunluluğu
Genelgenin sahada nasıl uygulandığını ve yarattığı tepkiyi daha iyi anlamak için Lazkiye’deki farklı kurumlarda çalışan kadın memurlarla konuştuk.
“Yaptırım korkusuyla makyajı azalttık”
Lazkiye Tarım Müdürlüğü’nde çalışan Dr. Selma, kararı, kişisel alana müdahale olarak gördüğünü vurguladı.
Selma, çalıştığı kurumda şimdilik resmî bir yaptırım uygulanmadığını, ancak kendisi dâhil birçok kadının olası yaptırımlara karşı tedbir alarak makyajını azaltmaya başladığını anlattı:
“Çevremde hiçbir kadın memur işine abartılı makyajla gitmiyor zaten. Ama düzenli ve bakımlı bir görünüm iş ortamında olumlu bir etki yaratır. Valilik kararı sonradan yumuşatmaya çalışsa da genelgedeki yasak ifadeleri çok netti ve yaptırım korkusu yarattı.”
“Ülke radikalleşme yolunda”
Selma’ya göre, bu tür kararlar radikal yaklaşımın bir parçası. Kadınların kamusal hayattaki varlığını ve özgürlüklerini kısıtlamak için bilinçli bir politika yürütüldüğünü belirten Selma, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Daha önce Lazkiye Limanı’nda memurdum. Konteynerlerin yüklerini denetleyen ekibin içindeydim. Yeni yönetim geldiğinde kadınların o alanda çalışmasını yasakladı. Sonra kurumdaki üst düzey kadın personelin hepsini erkeklerle değiştirdi. Üstelik bunu liyakate değil, sadakate bakarak yaptı. Kesinlikle tüm bu kararların birbirine bağlantılı olduğuna ve ülkeyi radikalleştirme yoluna soktuğuna inanıyorum.”

BİR YIL SONRA: SURİYELİ KADINLARIN GERÇEKLERİ – 3
Şam’a dönen Rahaf anlatıyor: Kadınlar için geri dönüş daha zor
“Önce şehrin bakımsızlığıyla uğraşsınlar”
Lazkiye Elektrik Müdürlüğü’nde çalışan Rezan da kararı kişisel özgürlüklere müdahale olarak değerlendirdi.
“Genelge zaten abartılı makyajı kısıtlayacağını söylemiyor. Makyajı tamamen yasakladığını açık şekilde belirtiyor” diyen Rezan, valiliğin önceliklerini eleştirdi:
“Şehrin altyapısında, yollarında ve diğer hizmetlerinde bu kadar eksiklik varken valiliğin bu tür konularla uğraşması çok saçma. Kadınların bakımlılığıyla uğraşacaklarına gitsinler şehrin bakımsızlığıyla uğraşsınlar. Şehrin her köşesinde biriken çöpleri toplasınlar.”

“Karar, temkin ve korku yarattı”
Lazkiye’de öğretmenlik yapan Seher ise makyajın tamamen kişisel bir tercih olduğunu vurguladı.
“İlk metinde ‘tam yasak’ ifadesi yer aldı. Sonrasında yapılan açıklama yumuşatıcı olsa da kararın kendisi kadınlar arasında bir temkin ve korku yarattı” diyen Seher, birçok kadın memurun olası yaptırımlardan çekinerek makyajını azalttığını ya da tamamen bıraktığını aktardı.
Seher’e göre bu tür kararlar, yönetimin “vatandaşların sıkıntılarından ne kadar bihaber olduğunu ve radikal bir ajandaya hizmet ettiğini” gösteriyor:
“Memurlar çok zor şartlarda geçiniyor. İnsanlar kelimenin tam anlamıyla ekmek parası bulamıyor. Hele ki çalışan kadınlar için tüm bu sorunlar ve baskı ortamında geçinmek çok daha zor. Yönetimin bu tür kısıtlamalara odaklanması hiç masum değil.”

Suriye’de liman işçileri ve öğretmenlerden protesto
“Karar, daha geniş bir eğilimin parçası”
Şam’da yaşayan Renim, Lazkiye’deki makyaj yasağı kararının ya da Şam’ın kırsalındaki kadın giyim mağazalarına ilişkin düzenlemelerin tekil uygulamalar olarak görülmemesi gerektiğini düşünüyor.
Bu ve benzeri düzenlemelerin kamuoyunun tepkisini ölçmeye yönelik adımlar olduğunu belirten Renim, “Çok yakında daha kapsamlı alanlarda, daha geniş bölgelerde, belki de Şam’ın içinde uygulandığını görürsek hiç şaşırmayız” diyor.
Halep’ten Rağad da benzer bir endişeyi dile getirerek şöyle konuştu: “Halep’te yaşamama ve memur olmamama rağmen şimdiden makyaj yaparken kendimi kontrol ettiğimi fark ettim. Mümkün olduğunca makyajımın hafif olmasına dikkat etmeye başladım.”
Hak savunucuları ve hukukçular ne diyor?
İnsan hakları savunucuları ve hukukçular, mevcut aşamada Suriye’de yürütme ve idareyi etkili biçimde denetleyen bağımsız bir yargısal mekanizma bulunmadığına dikkat çekiyor. Bu durumun, geçiş sürecinde kadınları ‘en zayıf halka’ hâline getirerek kişisel özgürlükleri ve temel haklarını hedef alan bu tür karar ve uygulamalara daha açık bıraktığını ifade ediyorlar.
İnsan hakları ve uluslararası ceza hukuku alanlarında çalışan avukat Mutasım el-Kilani, bu tür yerel kararların tekil uygulamalar mı yoksa ortak bir politika doğrultusunda mı alındığı sorusuna şöyle yanıt verdi:
“Bu tür kararlar genel olarak kişisel özgürlüklere kısıtlamalar getiriyor. Yerel kararların kapsadığı coğrafi sınırların ötesinde de etkiler yaratıyor. Bu kararların en büyük sorunu, anayasal ve hukuki meşruiyet eksikliğidir. Çünkü açık bir yasama dayanağı olmadan çıkarılıyor ve ülkedeki geçici anayasal bildirinin güvence altına aldığı temel haklara doğrudan müdahale ediyor.”
Mutasım el-Kilani’ye göre geçici anayasal bildiri, özgürlük ve insan onurunun yanı sıra ifade, seyahat ve özel hayat özgürlüklerini de açıkça güvence altına alıyor. Bu nedenle kamusal alanda kişisel görünümü sınırlayan her karar, söz konusu haklara doğrudan müdahale anlamına geliyor.

Suriye’de geçici anayasa bildirgesi: "İslam hukuku yasaların temel kaynağıdır"
El-Kilani, bildirinin idari kararların ancak yürürlükteki yasalar çerçevesinde çıkarılabileceğini de açıkça ifade ettiğini hatırlatıyor. Bu çerçevede idari makamların yeni kurallar koyma yetkisi bulunmadığını, yalnızca yasama organının çizdiği sınırlar içinde düzenleme yapabileceklerini vurguluyor.
Valilerin yetkilerinin de yasalar uyarınca düzenleyici ve yürütmeye ilişkin alanlarla sınırlı olduğunu söyleyen El-Kilani, valilik talimatlarının yürürlükteki kanunlara, yönetmeliklere veya anayasal çerçeveye aykırı olamayacağını belirterek şöyle dedi: “Kişisel özgürlükleri ilgilendiren ve açık, belirli bir yasal dayanağa dayanmayan her karar anayasa ile çelişiyor.”
Suriyeli Kadınlar Siyasi Hareketi’nin (SWMP) kurucusu avukat Dima Musa da valilik kararının ilk bakışta sıradan bir idari talimat gibi göründüğünü söylüyor. Ancak Musa’ya göre asıl sorun, kararın herhangi bir yasal dayanak ortaya konmadan “sorumluluk doğuracağı” uyarısıyla birlikte yayımlanması.
Konuya ilişkin Syria TV’ye konuşan Musa, bu tür adımların özgürlüklerin ne ölçüde sınırlandırılabileceğini test etmek için kullanıldığını vurguluyor. Musa’ya göre asıl risk ise bunun, daha geniş kapsamlı kısıtlamaların başlangıcı olabilmesi.
(ANB/VC)











