Kadın Cinayetlerine Karşı Feministler, Cemil K.'nin ve 8 erkeğin Ayşe Tokyaz’ın öldürülmesine ilişkin görülen dava sonrasında Küçükçekmece Adliyesi önünde yaptıkları açıklamada, erkek şiddetini önlemekle yükümlü kurumların açık ihmallerini ve polis içindeki erkek dayanışmasını teşhir etti.
Feministler, yaşananların münferit olmadığını vurgulayarak, “Bu bir cinayet düzenidir” dedi.
Açıklamada, erkek şiddetine maruz kalan kız kardeşini bulmak için karakollara başvuran genç bir kadının, tam da şiddeti önlemekle görevli kurumlar tarafından yeniden erkek şiddetine maruz bırakıldığı anlatıldı. Feministlerin açıklaması şöyle:
“Biz bugün, erkek şiddetine maruz kalmış kız kardeşini bulmaya çalışan ve görevi tam da şiddeti önlemek ve acil müdahale etmek olan kurumlara başvuran bir kadının, kendisinin nasıl saatler boyu erkek şiddetine maruz bırakıldığını dinledik.”
Kadın Cinayetlerine Karşı Feministler, Hatay’dan gelen 22 yaşındaki genç kadının, kız kardeşinin canı için çırpınırken karakollarda sistematik biçimde oyalandığını, zaman kaybettirildiğini ve şiddet gördüğünü vurguladı.
Açıklamada, polislerin genç kadını duvara fırlattığı, saatlerce baskı altında tuttuğu, taciz ettiği ve mesai arkadaşları Cemil Koç’a zaman kazandırdığı ifade edildi.
Feministler, karakolda yaşananları şöyle aktardı:
“Koskoca karakolların, bu mahallede bir emniyet teşkilatının, 22 yaşında Hatay’dan gelmiş gencecik bir kadını, kız kardeşinin canı için çırpınırken nasıl oyaladığını, saatler boyu duvara toslattığını, mesai arkadaşları Cemil Koç’a nasıl zaman kazandırdığını dinledik.”
Açıklamada, polislerin yalnızca fiziksel şiddet uygulamakla kalmadığı, aynı zamanda cinsel tacizde bulunduğu ve dijital delilleri ortadan kaldırdığı vurgulandı. Feministler, Esra’nın telefonuna el konulduğunu ve delillerin bizzat polisler tarafından silindiğini belirtti. Karakoldaki polislerin, masaya yumruk vurarak Esra’ya “ağlaman da duygu sömürüsü” dediği aktarıldı.
Açıklama şöyle:
“Karakolda Esra’nın telefonuna el konulduğunu, başka polislerin telefondaki delilleri sildiğini, polislerin masaya yumruk vurarak ‘ağlaman da duygu sömürüsü’ dediklerini dinledik.”
Kadın Cinayetlerine Karşı Feministler, Esra’nın annesini aramasına dahi kısıtlamalar getirildiğini, yalnızca hoparlörde konuşmasına ve karakolda olduğunu söylememesi şartıyla izin verildiğini ifade etti. Feministler, bu sürecin açık bir erkek dayanışmasıyla yürütüldüğünü vurguladı.
Açıklamada, Cemil K.'nin un Esra’nın karakoldaki ifadesine ulaşabildiği, sonrasında Esra’yı arayarak “ifadenin içeriğini okuduğunu” söyleyerek tehdit ettiği de belirtildi. Feministler, bu durumu şu sözlerle değerlendirdi:
“Bu çürük elma dediğiniz düzen nasıl oldu da Esra’nın satır satır ifadesine ulaştı? Nasıl oldu da ‘bana kimse bir şey yapamaz’ deme cüretini buldu? Kim var arkasında, kimden aldı bu cesareti demeden geçemezsiniz.”
Kadın Cinayetlerine Karşı Feministler, yaşananların Küçükçekmece ile sınırlı olmadığını vurgulayarak, Halkalı ve Kanarya’daki karakolları da işaret etti. Feministler, kadına yönelik şiddet söz konusu olduğunda sistematik bir ihmal ve umursamazlıkla karşı karşıya kalındığını belirtti:
“Bu konu bugün burada yargılananlarla sınırlı değil. Küçükçekmece’de, Halkalı’da, Kanarya’da bu karakollarda neler oluyor? Daha kaç kadın kendisi için, arkadaşı için, kız kardeşi için şiddeti önlemek üzere karakola gittiğinde bu muameleye maruz kalacak?”
Açıklamada, devletin tüm kurumları yerindeyken bir kadının neden tek başına bırakıldığı sorusu yöneltildi. Feministler, Esra’nın, Cemil Koç ve benzerlerinin arkasında örgütlü bir cinayet düzeni olduğunu açıkça ortaya koyduğunu ifade etti:
“Biz bu birkaç günde bir kez daha çok iyi anladık: Cemil Koç’un ve benzerlerinin arkasında örgütlü bir cinayet düzeni var. Esra yalnız başına hakkından gelmiş bu cinayet düzeninin. Ama asla yalnız olmamalıydı.”
Üç gün süren duruşmanın ardından tüm sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verildiğini hatırlatan Feministler, 24 Mart saat 10.00’da Küçükçekmece Adliyesi’nde görülecek ikinci duruşma için çağrı yaptı. Açıklamada, Ayşe Tokyaz’ı el birliğiyle öldüren örgütlü erkekliğin açığa çıkarılması ve tüm sorumluların yargılanması için mücadeleyi sürdürecekleri vurgulandı.

Ayşe Tokyaz davası 24 Mart 2026'ya ertelendi

AYŞE TOKYAZ DAVASINDA 3. GÜN
Esra Tokyaz konuştu, sanık erkekle, polislerin iş birliğini tek tek anlattı
(EMK)





