Türkiye'de "Ailem Güvende" adı altında LGBTİ+'lara yönelik başlatılan operasyonların üzerinden bir ay geçti. Operasyonların hak savunucuları ve LGBTİ+'lar üzerindeki etkileri, Judith Butler ve Kaos GL Genel Yayın Yönetmeni Yıldız Tar'ın katıldığı "Türkiye’de LGBTİ+ haklarına yönelik baskıların ilk ayı" başlıklı webinarda konuşuldu.
Çevrimiçi olarak gerçekleştirilen buluşma Kaos GL, Özgürlük İstiyoruz Kampanyası, Uluslararası Af Örgütü, PEN Norveç, Turkey Litigation Support Project ve Human Rights Watch tarafından düzenledi.
Webinar'a Türkiye ve dünyadan 1500'den fazla kişi katıldı.

'Genel ahlak'tan 'Ailem Güvende'ye Kaos GL'ye 20 yıllık iktidar baskısı
Yıldız Tar: Bir aydır mutfak masamızdaki sandalye boş duruyor
Webinar'ın açılış konuşmasını Yıldız Tar yaptı. Tar, "Gökyüzünü Birlikte Omuzlamak" başlıklı konuşmasında operasyonların LGBTİ+'ların yaşamlarına etkilerini anlattı. Kaos GL Denetim Kurulu üyesi ve ev arkadaşı Metin'in tutuklanmasının ardından yaşadıklarını paylaşan Tar, "Bir aydır mutfak masamızdaki sandalye acı verici bir şekilde boş duruyor. Her sabah evimizdeki sessizlik, onun yokluğuyla yankılanıyor" dedi.
Operasyonları "insanlıktan çıkarma üzerine kurulu, örgütlü bir düşmanlık siyaseti" olarak nitelendiren Tar, "müstehcenlik" ve "genel ahlak" kavramları üzerinden LGBTİ+'ların kriminalize edildiğini belirtti. Baskılara rağmen mücadeleyi sürdürdüklerini vurguladı:
Yas tutarken bile örgütleniyoruz. Yurt dışına çıkış yasaklarıyla ve sindirme girişimleriyle karşı karşıyayken bile arkadaşlarımızı mahkeme salonlarında savunuyor, gerçekleri haberleştiriyor ve mücadelemizi sürdürüyoruz.
Tar, konuşmasında tutuklu hak savunucuları Nedime Erdoğan, Janset Kalan, Umut Derin ve Selin Berghan'ın cezaevinden gönderdiği mesajları da paylaştı ve uluslararası kamuoyuna dayanışma çağrısında bulundu:
Otoriter rejimler, dünyanın sessiz kalarak suç ortaklığı yapmasına güvenir. Dünyanın başka tarafa bakmasına güvenirler. Lütfen başka tarafa bakmayın. Arkadaşlarımızın sessizliğe gömülmesine izin vermeyin. Metin'in, Nedime'nin, Janset'in, Umut'un ve Selin'in isimlerini topluluklarınızda, üniversitelerinizde, parlamentolarınızda dile getirin. Yetkililer, ördükleri her duvarın bütün dünya tarafından izlendiğini bilsin.

Bir annenin “Ailem Güvende” kaygısı: Çocuğum eve dönebilecek mi?
"Radikal neşeyi güçlendirmek çok önemli"
Butler, Türkiye’de LGBTİ+'lara yönelik operasyonları değerlendirirken kriminalizasyon politikalarına ve baskılar karşısında dayanışmanın önemine dikkat çekti. LGBTİ+'ların yaşamlarını tehdit eden koşullarda kuir neşenin korunması gerektiğini belirtti:
Radikal neşeyi güçlendirmek çok önemli. Bu saldırı korkunç boyutlarda ve insanların yaşamını tehdit ediyor. Bu kriminalizasyon daha ne kadar devam edecek? Panik ve korku içinde yaşamak mümkün. Ancak LGBTİ+'lar birbirini destekledikçe gullüm de olur, neşe de olur, direnç de olur.
Türkiye'de eşcinselliğin 19. yüzyıldan bu yana yasal olduğunu hatırlatan Butler, "Ailem Güvende" operasyonuyle LGBTİ+ kimliklerin suçla ilişkilendirilmeye çalışıldığını söyledi:
Bu zulümlerle, LGBTİ+'ların yasal olarak tanınmalarını kaldırma hazırlığında olabilirler. Bu saldırılarda yapılan şey aslında LGBTİ+'ları suçla ilişkilendirmek. Kamunun tahayyülünde suç ve LGBTİ+ olmak arasında bir bağlantı oluşturmaya çalışıyorlar.
"Erdoğan'ın taktikleri Orbán'ınkinden çok da farklı değil"
Butler, operasyonlarda yöneltilen "müstehcenlik" suçlamasının LGBTİ+’'arın ifade özgürlüğünü ve hak savunuculuğunu sınırlamak amacıyla kullanıldığını belirtti.
Söz konusu suçlamaların gazetecileri, avukatları ve kültürel üretim alanlarını da tehdit ettiğini belirterek şöyle konuştu:
LGBTİ+'lar müstehcenlikle ilişkilendirildiğinde filmleri de yasaklayacaklarını düşünüyoruz. Herhangi bir medya kuruluşu da LGBTİ+'ların taleplerini haberleştirirse kapatılacak, avukatlar da aynı tehlike altında. Bu bakış açısıyla her türlü düşünce müstehcenlik kapsamına girebilir.
Butler, Türkiye’deki gelişmeleri uluslararası toplumsal cinsiyet karşıtı hareketle ilişkilendirdi:
LGBTİ+'ların hedef alınmasından acı çeken insanlar var. Akademik özgürlük, medya tehdit altında. Olup bitenleri haberleştirmek bile tehlike arz ediyor. Türkiye’de yaşananlar uluslararası toplumsal cinsiyet karşıtı hareketin bir parçası. Erdoğan'ın taktikleri Orbán'ınkinden çok da farklı değil.

AP Türkiye Raportörü Sánchez Amor: “'Ailem Güvende' artık ifade özgürlüğüne açık saldırı"

LGBTİ+ ailelerinden ‘Ailem Güvende’ operasyonlarına tepki: ‘Biz aile değil miyiz?’
"LGBTİ+’ların ailelerine saldıran kimse, aileyi müdafaa ettiğini söylemesin"
Konuşmasının sonunda operasyonların "aileyi koruma" söylemiyle yürütülmesine değinen Butler, LGBTİ+’ların seçilmiş ailelerinin de bu süreçten zarar gördüğünü belirtti.
Butler, sözlerini aile kavramının kan bağıyla sınırlanamayacağını vurgulayarak bitirdi:
Bizim de ailelerimiz var, bazılarıyla kan bağıyla bağlıyız, bazılarıyla kan bağıyla bağlı değiliz. Bu aileler zarar görüyor. LGBTİ+'ların ailelerine saldıran kimse, aileyi müdafaa ettiğini söylemesin. Kim sizin yanınızdaysa o sizin ailenizdir. Kalbim sizinle, zihnim sizinle.
(EG)
















