Japonya’da yapılan erken genel seçimlerde, ülkenin ilk kadın başbakanı Takaiçi Sanae liderliğindeki Liberal Demokratik Parti (LDP), savaş sonrası dönemin en büyük seçim başarılarından birine imza attı.

Takaiçi Sanae kimdir?
Devlet televizyonu NHK’nin sandık sayım sonuçlarına dayandırdığı verilere göre LDP, parlamentonun alt kanadı olan 465 üyeli Temsilciler Meclisi’nde 316 sandalye kazandı. Parti, önceki dönemde sahip olduğu 198 sandalyeyi büyük bir sıçramayla artırarak, anayasa değişikliği için kritik eşik olarak kabul edilen üçte iki çoğunluk sınırı olan 310 sandalyeyi aşmış oldu.
Bu sonuçla LDP, İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana Temsilciler Meclisi’nde bu düzeyde bir başarıya ulaşan ilk parti unvanını elde etti. İktidar ortağı Nippon Ishin Partisi (JIP) de sandalye sayısını 2 artırarak 36’ya yükseltti.

Öte yandan LDP’nin, parlamentonun üst kanadı olan Danışman Meclisi’nde (Sangiin) henüz çoğunluğu bulunmuyor. Ancak alt mecliste sağlanan bu güçlü tablo, anayasa değişikliği ve önemli yasa tasarılarının gündeme alınmasının önünü açabilecek bir gelişme olarak değerlendiriliyor.
Muhalefete ağır darbe
Seçimlerin en dikkat çekici sonuçlarından biri ise muhalefetin yaşadığı büyük kayıp oldu. Ana muhalefetteki Anayasal Demokrat Parti (CDP) öncülüğünde kurulan Merkezci Reform İttifakı (CRA), sandalye sayısını 172’den 49’a düşürdü. Bu tarihi yenilginin ardından bazı muhalefet liderleri istifa edebileceklerine dair sinyaller verdi.
Açıklama yapan Başbakan Takaiçi Sanae, “Seçim sürecinde verdiğimiz sözleri yerine getirme konusunda çok ağır bir sorumluluk taşıyoruz” dedi. Kabinede kapsamlı bir değişikliğe gitmeyi planlamadığını belirten Takaiçi, anayasa değişikliğiyle ilgili somut adımların parlamentoda tartışılmasını umduğunu ifade etti.
Japon seçmenler, Temsilciler Meclisi üyelerini belirlemek üzere sandık başına gitti. Ülke genelinde 1.285 adayın yarıştığı seçimler, son yılların en yüksek rekabetine sahne oldu.
Japonya'da kadınların siyasete katılımı
Japon Times ve International Knowledge Network of Women in Politics’in ahebrlerine göre, Japon parlamentosu Diet’in en kritik kanadı olan Temsilciler Meclisi’nde kadın milletvekilleri, toplam sandalyelerin yalnızca yüzde 15,7’sini oluşturuyor.
Toplumsal cinsiyete dayalı bilinçdışı önyargılar, kadınların siyasete katılımını engellemeyi sürdürüyor. Bu tablo, Japonya’nın siyaset alanında tam anlamıyla toplumsal cinsiyet eşitliğine ulaşabilmesi için kat etmesi gereken uzun bir yol olduğunu gösteriyor.
Ana muhalefetteki Anayasal Demokrat Parti’nin Temsilciler Meclisi üyesi ve ikinci dönemini geçiren Natsumi Sakai, 7 yaşındaki kızını büyütme sorumluluğu ile siyasi çalışmalarını dengelemekte zorlandığını dile getiriyor.
Sakai, “Seçimlere dair kalıp yargılar bana dayatıldığında bu süreci yönetmek çok zordu,” dedi.
Natsumi Sakai, Nisan 2024’te yapılan ara seçimde milletvekili seçildi. Bu seçim, kızının ilkokula başladığı döneme denk geldi.
Japonya’daki basının verilerine göre kadının siyasete katılımı şöyle:
abinedeki kadın sayısı ve üst düzey siyasi pozisyonlarda kadın varlığı çok sınırlı kaldı.
🔹 Toplumsal cinsiyet stereotipleri, aile sorumlulukları ve erkek merkezli siyasi kültür kadınların siyaset sahnesine çıkmasını zorlaştırıyor.
🔹 Buna rağmen bazı ilerlemeler görülüyor: üst mecliste rekor sayıda kadın seçilmesi gibi.
🔹 2026’da ilk kadın başbakanın seçilmesi de önemli bir kırılma noktası olarak değerlendiriliyor.
(EMK)

