15 Temmuz darbe girişimi sonrasında ilan edilen OHAL ve KHK’lerle görevlerinden uzaklaştırılan Barış Akademisyenleri ve diğer öğretim üyesi ve görevlileri için mahkemelerin verdiği göreve iade kararlarının yerine getirilmemesi İzmir'de sendikaların ortak eyleminde protesto edildi.
KESK'e bağlı eğitim emekçileri sendikası Eğitim Sen ve sağlık emekçileri sendikası SES'in 9 Eylül Üniversitesi önünde düzenlediği basın açıklamasında protesto metnini Eğitim-Sen İzmir Üniversiteler Şubesi Başkanı Lülüfer Körükmez okudu.
Evrensel'in haberine göre, OHAL ve KHK'lerin siyasi iktidarın çok önceden başlattığı akademik tasfiyenin temel araçlarından biri haline getirildiğini ifade eden Körükmez, Barış Akademisyenlerinin çatışmalı süreçte insan hakları ihlallerinin son bulması ve barış için müzakere koşullarının oluşturulmasını talep eden bildirisinin “üniversitelerde gerçekleştirilen tasfiyelerin gerekçesine dönüştürüldüğünü" söyledi. "Bu kapsamda 406 akademisyen[in], çeşitli tarihlerde yayımlanan KHK’ler ile üniversitelerinden ihraç edil[diğini]" açıkladı.
İktidarın isteğine göre üniversite dizaynı
İktidarın amacının üniversiteyi yeniden dizayn etmek olduğunu ileri süren Körükmez, “Dokuz Eylül Üniversitesi Rektörlüğü de bu süreçte üzerine düşeni yapmış; 2017 Haziran ayında Barış İmzacılarını açığa alarak bu cezalandırma pratiğinin bir parçası olmuştur." dedi. Eğitim Sen İzmir Üniversiteler Şubesi Başkanı "Yaklaşık bir yıl boyunca açıkta bırakılan ve haklarında somut hiçbir işlem yapılmayan 12 akademisyen[in], 8 Temmuz 2018 tarihinde yayımlanan 701 sayılı KHK ile üniversiteden ihraç edil[diklerini]" hatırlattı.
Körükmez en son öğretim görevlisi Dr. Emel Yuvayapan hakkında verilen iade kararıyla üniveristeden toplam beş akademisyenin görevine döndüğünü belirtti. Geri gelen arkadaşlarını selamlayan Başkan bununla birlikte Barış İmzacılarının büyük çoğunluğunun hâlâ görevlerine iade edilmediklerini vurguladı.
Körükmez'in yaptığı açıklamaya göre, DEÜ'de halen iki öğretim görevlisinin davası farklı yargı aşamalarında sürerken "dört iade kararı ise idare tarafından uygulanmadı. Üç akademisyenin ataması, ihraç sonrasında emekli olmaları gerekçe gösterilerek yapılmadı. Araştırma Görevlisi Özer Yersüren’in ataması ise, ihraç edildiği dönemde kadroda bulunma süresi dolduğu gerekçesiyle yapıl[mıyor]."
Körükmez, “Henüz karar çıkmayan tüm imzacılar için" iade kararları verilmesini, "tüm ret kararları[nın] ivedilikle bozulma[sını]" istedi. "Mevcut iade kararlarının gereği ise gecikmeksizin yerine getirilmelidir.” dedi.
Başkan "son arkadaş[ları] da iade edilene kadar dayanışma ve mücadele[lerini] kararlılıkla sürdürece[klerini]" vurguladı.
SES: “Korku iklimiyle mücadele etmeliyiz”
SES 1 No’lu Şube Eş Başkanı Olcay Tekin de, “göreve iade edilmeleri yolundaki" kararlara karşın "iade edilmeyen akademisyenler " olduğunu söyledi. "Tüm sağlık çalışanları ve akademisyenler bir an önce görevlerine başlamalıdır. Bu hukuksuzluk giderilene kadar mücadelemiz devam edecek” dedi.
Dr. Yuvayapan: "Mutluyum ama, bu mutluluk eksik, korku iklimiyle mücadele etmeliyiz"
Görevine iade edilip işinin başına geri dönen öğretim görevlisi Dr. Emel Yuvayapan da, “Göreve başladığım için mutluyum ama bu mutluluk eksik," dedi.
"Bütün arkadaşlarımız görevlerine iade edilene kadar da böyle olacak. Yaratılan bir korku iklimi var. Fatma Nur Çelik öğretmenin öldürülmesi bile bu iklimin bir parçası. O yüzden biz bu korku iklimi ile mücadele etmeliyiz.”
(AEK)

