İstanbul Tabip Odası (İTO), yeni eğitim-öğretim yılının başlaması dolayısıyla yaptığı açıklamada, okulların yalnızca akademik bilginin aktarıldığı alanlar olmadığını, çocukların fiziksel, zihinsel, ruhsal ve sosyal gelişimlerinin desteklendiği temel kamusal yaşam alanları olduğunu belirtti.
İTO Çocuk Hakları Komisyonu ve Yönetim Kurulu imzasıyla yayımlanan açıklamada, ekonomik kriz, sosyal eşitsizlikler ve kamusal hizmetlerdeki gerilemenin okul çağındaki çocukların sağlığını doğrudan etkilediği vurgulandı.
“Çocukların sağlık hakkı, ailelerin sosyoekonomik durumuna ya da okul yönetimlerinin inisiyatifine bırakılamaz” denilen açıklamada, devletin çocukların sağlık ve eğitim hakkını güvence altına almakla yükümlü olduğu hatırlatıldı.
“Kamusal eğitim güçlendirilmeli”
İTO, nitelikli, ücretsiz ve erişilebilir kamusal eğitimin güçlendirilmesini ve eğitimde fırsat eşitliğinin sağlanmasını istedi.
Özel eğitim kurumlarının yaygınlaşmasının ve eğitime erişimin ailelerin ekonomik olanaklarına bırakılmasının çocuklar arasındaki eşitsizlikleri derinleştirdiğini belirten Oda, özellikle okul öncesi eğitime erişimde gelir düzeyi, yaşanılan bölge ve kurum kapasitesine bağlı eşitsizliklere dikkat çekti.
Açıklamada, her çocuğun “kamusal, eşit, ücretsiz, erişilebilir, sağlıklı ve güvenli koşullarda; laik, nitelikli, bilimsel ve kapsayıcı eğitime” erişme hakkı olduğu vurgulandı.

MESEM nedir?
MESEM uygulamalarına son verilmesi çağrısı
Çocuk işçiliğinin eğitim, sağlık, gelişim ve korunma haklarını tehdit ettiğini belirten İTO, yoksulluk ve eşitsizliklerle mücadele edilmesini ve aileleri destekleyen sosyal politikaların güçlendirilmesini istedi.
Açıklamada, çocukların “mesleki eğitim” adı altında yeterli koruma sağlanmadan çalışma yaşamına dahil edilmesine karşı çıkılarak Mesleki Eğitim Merkezi (MESEM) uygulamalarının sona erdirilmesi talep edildi.
“Çocuğun yeri okul” denilen açıklamada, mesleki eğitimin çocukları erken yaşta çalışma yaşamına itmenin değil, nitelikli eğitime erişimin aracı olması gerektiği belirtildi.
Her çocuğa ücretsiz sıcak yemek ve temiz su
İTO, okullarda her çocuğa en az bir öğün ücretsiz, dengeli ve doyurucu sıcak yemek sağlanması çağrısında bulundu.
Yetersiz beslenmenin büyüme ve gelişme geriliği, dikkat dağınıklığı, öğrenme güçlüğü ve anemi gibi sorunlara yol açabileceği belirtilen açıklamada, çocuk yoksulluğunun beslenme üzerindeki etkilerine dikkat çekildi.
Oda ayrıca her okulda çocukların erişebileceği, düzenli analizleri yapılan ücretsiz ve güvenli içme suyu bulunmasını istedi.

Okul Yemeği Koalisyonu: Kantin değil, yemekhane okulun bileşeni olmalı
“Temizlik velilerin bağışlarına bırakılamaz”
Okullardaki temizlik personeli ve hijyen malzemesi eksikliğinin kronikleştiğini belirten İTO, sabun bulunmayan tuvaletler, yetersiz havalandırma ve kalabalık sınıfların bulaşıcı hastalık riskini artırdığını kaydetti.
Açıklamada, “Temizlik ve hijyen giderleri velilerin bağışlarına terk edilemez” denilerek her okula yeterli sayıda kadrolu temizlik personeli ve hijyen malzemesi sağlanması talep edildi.
Aşı takibi yapılmalı
İTO, çocukluk çağı aşılarının hem bireysel hem toplumsal sağlık açısından temel bir halk sağlığı uygulaması olduğunu belirtti.
Okul kayıt dönemlerinde çocukların aşı durumlarının birinci basamak sağlık hizmetleriyle koordinasyon içinde değerlendirilmesini ve eksik aşıların tamamlanmasını isteyen Oda, Sağlık Bakanlığı’nı aşı kararsızlığı ve aşı reddine karşı bilimsel kanıta dayalı, şeffaf ve güven artırıcı çalışmalar yürütmeye çağırdı.
Devamsızlık yalnızca “disiplin sorunu” değil
Açıklamada, okula devamsızlığın yalnızca akademik başarı üzerinden değerlendirilmemesi gerektiği de vurgulandı.
Devamsızlığın arkasında yoksulluk, sağlık sorunları, bakım yükleri, ulaşım sorunları, dışlanma ve zorbalık gibi nedenlerin bulunabileceği belirtilirken, özellikle kız çocuklarının erken yaşta evlilik, bakım yükü ve toplumsal cinsiyet eşitsizliği nedeniyle eğitimden kopmasının önlenmesi istendi.
İTO, okula düzenli devam etmeyen çocukların erken dönemde fark edilmesi ve sosyal, sağlık ve eğitim desteklerine yönlendirilmesi gerektiğini kaydetti.

"15-17 yaş grubunda çocuk işçiliği beş yılda yüzde 70 arttı"
Ruh sağlığı için okul sosyal hizmeti talebi
Savaş, göç, yoksulluk, çocuk işçiliği, ayrımcılık, zorbalık ve şiddetin çocukların ruh sağlığını olumsuz etkilediğini belirten İTO, “okul sosyal hizmeti” modelinin kurumsallaştırılmasını istedi.
Okullarda sosyal hizmet uzmanlarının görev yapması ve Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık hizmetlerinin güçlendirilmesi gerektiği ifade edildi.
Oda ayrıca okul içi şiddet, dışlanma ve akran zorbalığına karşı erken müdahale ve önlemeye dayalı mekanizmalar kurulmasını istedi.
Okul sağlığı hemşireliği yeniden kurulmalı
İTO, kronik hastalığı, nörogelişimsel farklılığı ya da özel gereksinimi olan çocukların okul yaşamına eşit ve güvenli biçimde katılabilmesi için gerekli düzenlemelerin yapılmasını talep etti.
Tip 1 diyabet, astım, epilepsi, besin alerjisi gibi kronik hastalıkların okul ortamında güvenli biçimde yönetilebilmesi için okul sağlığı hemşireliğinin yeniden kurumsallaştırılması ve yeterli sayıda hemşire istihdam edilmesi istendi.
Açıklamada, “Hiçbir çocuk, sağlık durumu ya da gelişimsel özelliği nedeniyle eğitim hakkından veya okul yaşamına eşit katılım hakkından mahrum bırakılmamalıdır” denildi.
İstanbul Tabip Odası, Milli Eğitim Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı başta olmak üzere yetkilileri kamusal sağlık ve eğitim hizmetlerini güçlendirmeye ve çocukların haklarını güvence altına alan politikaları hayata geçirmeye çağırdı.
(NÖ)






