İstanbul Barosu İnsan Hakları Merkezi, hasta mahpus Mehmet Edip Taşar'ın durumuna ilişkin İstanbul Beyoğlu'nda bulunan baro binasında basın toplantısı gerçekleştirdi. Çok sayıda avukatın katıldığı toplantıda, basın metnini İstanbul Barosu İnsan Hakları Merkezi üyesi Rabia Gündoğmuş okudu.

Ağır hasta mahpus Mehmet Edip Taşar’a kötü muamele Meclis gündeminde
Taşar’ın çok sayıda hastalığının bulunduğunu ve 19 kez anjiyo olduğunu belirten Rabia Gündoğmuş, şunları söyledi:
"Taşar nefes almakta güçlük çekmekte, tek başına ayağa kalkmamakta, kansızlıktan derisinde morluklar oluşmaktadır. Ayrıca ağrılarının geceleri dayanılmaz bir seviyeye geldiği, kronik sağlık sorununa rağmen hastaneye sevklerinde ciddi problemler yaşadığı, sevki gerçekleşse dahi yeterli tedavinin yapılmadığı, ayakta duramamasına rağmen nezarette ayakta durmaya zorlandığı, tarafımıza aktarılmıştır.
"Ailesi ile yaptığı son açık görüşte ise tanınmayacak derecede zayıfladığı, nefes almakta zorlandığı, fiziksel görünümünün önemli ölçüde değiştiği ifade edilmiştir. Kan şekerinin 600’e kadar çıktığı, ritim bozukluğu ve kansızlık yaşadığı, görme yetisini büyük ölçüde kaybettiği aktarılmıştır. Her ne kadar kötüleşen sağlık durumu nedeniyle risk teşkil etse de Taşar’ın ivedilikle ameliyat olması gerekmektedir."
"Yürümeye zorlandı"
Taşar’ın infaz erteleme başvurusu yaptığını ve Adli Tıp Kurumu’nun (ATK) Taşar hakkında "hapishanede kalabilir" raporu verdiğini söyleyen Rabia Gündoğmuş, "ATK’ya en son sevki sırasında, doktorlara yürüyemediğini ifade etmesine rağmen kendisini muayene eden doktorların ‘yalan söylüyorsun, yürüyebiliyorsun’ şeklinde beyanda bulunduğunu ve yürümeye zorlanarak yere düştüğünü ve yerde sürüklendiğini aktarmıştır. Ağır hasta mahpus Mehmet Edip Taşar’ın sağlık durumu, hapishanede kaldığı her geçen gün daha kötüye gitmekte, hapishanede görüşe gelen avukatlara dahi ilgili personel tarafından ‘inşallah görüşe gelebilir’ şeklinde yanıt verilmektedir" ifadelerini kullandı.
Hasta mahpusların durumu
Taşar’ın 40 kiloya düştüğünü, görme yetisini kaybettiğini, hareket kabiliyetinin azaldığını ve konuşmakta güçlük çektiğini vurgulayan Rabia Gündoğmuş, "Gelinen aşamada, infazı hakkında erteleme ve tutuklu bulunduğu dosyalardan tahliye kararı verilmesi hayati önem taşımaktadır" dedi.
Avrupa İşkencenin Önlemesi Komitesi’ne (CPT) göre ölümcül hastalığı olanların tahliye edilmesi gerektiğini aktaran Rabia Gündoğmuş, 11’inci Yargı paketinde hasta mahpusları kapsam dışında bırakıldığını dile getirdi.
Çağrı
Rabia Gündoğmuş, Anayasa'nın 17’nci maddesinde düzenlenen yaşam hakkı gereği Taşar’ın serbest bırakılması gerektiğinin altını çizerek şu çağrıyı yaptı:
"Ağır hasta mahpus Mehmet Edip Taşar, 15 Şubat tarihinde Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’na yeni bir infaz erteleme başvurusunda bulunmuş, başvuruya dair henüz bir karar verilmemiştir. Yine 16 Şubat tarihinde tutuklu yargılandığı dosyaya dair tahliye talepli başvuru yapılmış bu başvuruya ilişkin de bir karar verilmiş değildir.
"Telafisi mümkün olmayacak bir eşikte olan ağır hasta mahpus Mehmet Edip Taşar için geçen her dakika artık kritiktir. Anayasa Madde 90/5 gereği tarafı olduğumuz uluslararası insan hakları sözleşmeleri, Mahpuslara Muameleye Dair Birleşmiş Milletler Asgari Standart Kuralları ve Avrupa İşkencenin Önlenmesi Komitesi’nin asgari standartları uyarınca, kendisinin ivedi şekilde tedavisi için gerekli teçhizatı ve donanımı olan bir hastaneye sevki ile infazının ertelenmesi ve tahliye edilmesi gerekmektedir."
(AB)

