İsrail ordusu, işgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinde iki İsrail askerinin öldürüldüğü silahlı saldırının ardından geniş çaplı bir operasyon başlattı.
Dün (23 Ekim) El Halil yakınlarındaki geçici bir kontrol noktasına ateş açan iki Filistinli, iki İsrail askerini öldürmüş ve üçünü de yaralamıştı. Ateş açan Filistinliler yaklaşık 20 dakika süren çatışmada öldürülmüştü.
Saldırının ardından İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, El Halil ile komşu Halhul’un kuşatma altına alınmasını istedi. İsrail güçleri kentin giriş ve çıkışlarını kapatırken bazı mahallelerde yaşayan Filistinlilerin evlerinden çıkarıldığı bildirildi.
İsrail ordusu operasyonun “saldırganların faaliyet gösterdiği bölgeyle sınırlı” olduğunu ve birkaç gün sürmesinin beklendiğini açıkladı. Ordu ayrıca bölgede silah ve “terör altyapısı” arandığını ve onlarca kişinin sorgulandığını duyurdu.
Netanyahu: Daha büyük operasyon yolda
The Guardian’ın aktardığına göre Netanyahu, Batı Şeria’da 1967’den bu yana gerçekleştirilecek en kapsamlı İsrail askeri operasyonu için planların hazırlandığını söyledi.
Operasyon için tarih açıklamayan Netanyahu, El Halil’de tahliyelerin ve yıkımların süreceğini, Batı Şeria’daki İsrail yerleşimlerinin de genişletileceğini belirtti.
İsrail Savunma Bakanı Israel Katz da saldırganların geldiği mahallelerin boşaltılacağını açıkladı.
Katz, El Halil’de uygulanacak yöntemi Gazze ve Cenin Mülteci Kampı’ndaki İsrail operasyonlarıyla karşılaştırarak, “Cenin Mülteci Kampı modeli El Halil’e geliyor” dedi.
“Bugün teröristlerin çıktığı El Halil’deki her aşiret mahallesi sakinlerinden boşaltılacak. Gazze’de olduğu gibi, Lübnan’da olduğu gibi.” İfadelerini kullandı.
Smotrich yıkım görüntülerini paylaştı
İsrail Maliye Bakanı Bezalel Smotrich ise saldırının ardından bir Filistinliye ait evin buldozerle yıkıldığı sırada çekilen görüntülerini sosyal medya hesabından paylaştı.
Smotrich, ruhsatsız olduğu belirtilen yapının yıkılmasının amacını “caydırıcılık yaratmak ve bedel ödetmek” sözleriyle açıkladı.
Yıkılan evin sahipleriyle saldırganlar arasında herhangi bir bağlantı bulunduğuna ilişkin açıklama yapılmadı.
İsrail Yüksek Mahkemesi, yıkımlar başladıktan kısa süre sonra işlemlerin geçici olarak durdurulmasına karar verdi. İnsan hakları avukatı Mohammed Dahleh, bölgedeki iki fabrika sahibinin adına yaptığı acil başvuruda yıkımların uluslararası hukuktaki kolektif cezalandırma yasağına ve İsrail idare hukukuna aykırı olduğunu savundu.
Dahleh, yaşananları şöyle değerlendirdi:
“Bugün gördüğümüz şey, Gazze’de kullanılan hukuka aykırı uygulamaların Batı Şeria’nın kalbinde tekrarlanması girişimiydi. Gazze’de ve Batı Şeria’daki mülteci kamplarında yaptıkları gibi tüm bölgeleri ortadan kaldırmak istiyorlar.”
İsrailli insan hakları avukatı Michael Sfard da Smotrich’in açıklamasının yıkımların “kolektif cezalandırma” amacı taşıdığına ilişkin doğrudan bir kabul olduğunu söyledi.
Filistinlilerin hareketi kısıtlandı
İsrail ordusu El Halil’de araç giriş ve çıkışlarını büyük ölçüde durdurdu. Kentte yaşayan Filistinlilerin bazı bölgelerden yalnızca üç noktadan, kimlik ve güvenlik kontrolünden geçirilerek çıkmasına izin verileceği açıklandı.
Filistin haber ajansı WAFA ise İsrail askerlerinin bazı mahallelerde onlarca kişiyi evlerinden çıkardığını bildirdi. AP’nin aktardığına göre kapanmalar ulaşımı ve sağlık hizmetlerine erişimi de etkiledi.
Yaklaşık 250 bin Filistinlinin yaşadığı El Halil, işgal altındaki Batı Şeria’nın en büyük Filistin kenti.
AFP foto muhabiri hedef gösterildi
Çatışmayı olay yerinden görüntüleyen AFP foto muhabiri Hazem Bader de saldırının ardından bazı İsrailli siyasetçiler ve medya kuruluşları tarafından hedef gösterildi.
Bader, başka bir haber için yoldayken kontrol noktası yakınlarında silah seslerini duyduğunu, güvenli bir noktaya geçerek çatışmayı fotoğrafladığını anlattı.
Bazı İsrail medya kuruluşları, isimsiz kaynaklara dayanarak Bader’in saldırıdan önceden haberdar olmuş olabileceğini öne sürdü. İsrail polisi ise foto muhabirinin saldırıyla ilgili önceden bilgi sahibi olduğuna dair herhangi bir şüphe bulunmadığını açıkladı.
Yabancı Basın Derneği (FPA) suçlamaları “tehlikeli ve iftira niteliğinde” olarak nitelendirdi.
Dernek, Bader’in uzun yıllardır çalışan profesyonel bir gazeteci olduğunu ve başka bir göreve giderken tesadüfen olay yerinde bulunduğunu belirterek, aksi yöndeki iddiaların gazetecilerin güvenliğini tehlikeye attığını söyledi.
İsrail’in El Halil’deki operasyonu, 28 Ekim’de yapılacak parlamento seçimlerinden günler önce başladı. Aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir de saldırının ardından El Halil’e giderek Filistin Yönetimi’nin dağıtılması ve Filistinlilerin hareket özgürlüğüne yönelik daha fazla kısıtlama getirilmesi çağrısında bulundu.
(HA)

