Radyo ve Televizyon Üst Kurulu’nun (RTÜK) eski Başkanı Ebubekir Şahin’in şikayeti üzerine başlatılan soruşturma kapsamında dün gözaltına alınan Arı, geceyi Ankara Emniyet Müdürlüğü’nde geçirdi.
Arı, bugün saat 10.00 sıralarında adliyeye sevk edildi. Saat 12.00’de başlayan savcılık ifadesi yaklaşık bir saat sürdü. Savcılık, gazeteciyi “yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçlamasıyla tutuklama talebiyle hakimliğe sevk etti.
İsmail Arı'nın hakimlik sorgusu saat 16.00'da başladı. Hakimlik gazetecinin tutuklamasına karar verdi.

BirGün muhabiri İsmail Arı gözaltına alındı
75 gün tutuklu kalmıştı
İsmail Arı, 21 Mart 2026’da, eşinin ailesini ziyaret etmek için bulunduğu Tokat’ta Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü başka bir soruşturma kapsamında gözaltına alınmıştı.
“Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçlamasıyla tutuklanan Arı, 75 gün Sincan Cezaevi’nde kalmıştı.
Arı, 5 Haziran 2026’da Ankara 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen ilk duruşmada hakim karşısına çıkmıştı. Mahkeme, savcının tutukluluğunun devamı yönündeki talebine karşın Arı’nın herhangi bir adli kontrol tedbiri uygulanmadan tahliyesine karar vermişti.
Suçun oluşması için beş koşulun birlikte gerçekleşmesi gerekiyor
Kamuoyunda “dezenformasyon yasası” olarak da bilinen düzenlemeyle Türk Ceza Kanunu’na (TCK) eklenen 217/A maddesi, Ekim 2022’de yürürlüğe girdi.
Madde, “sırf halk arasında endişe, korku veya panik yaratmak saikiyle, ülkenin iç ve dış güvenliği, kamu düzeni ve genel sağlığı ile ilgili gerçeğe aykırı bir bilgiyi, kamu barışını bozmaya elverişli şekilde alenen” yayan kişiye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası öngörüyor.
Ancak bir bilginin yanlış ya da gerçeğe aykırı olduğunun ileri sürülmesi tek başına suçun oluşması için yeterli değil. Maddede sayılan unsurların birlikte bulunması gerekli. Buna göre yayılan bilginin gerçeğe aykırı olması ve bunu yayan kişinin bilginin gerçeğe aykırı olduğunu bilmesi, bilginin ülkenin iç veya dış güvenliği, kamu düzeni ya da genel sağlıkla ilgili olması, alenen yayılması, kamu barışını bozmaya elverişli olması ve kişinin bunu sırf halk arasında endişe, korku veya panik yaratma saikiyle yapması gerekiyor.
“Kamu barışını bozmaya elverişlilik” şartının da somut delil veya olgularla ortaya konulması gerekiyor.
"Gazeteciler üzerinde kullanılmayacak" demişti
AKP ve MHP’nin teklifiyle hazırlanan düzenleme, basın meslek örgütleri ve muhalefetin itirazları arasında 13 Ekim 2022’de TBMM Genel Kurulu’nda kabul edildi.
İktidar temsilcileri ise düzenlemenin gazetecilik faaliyetlerini cezalandırmayacağını savundu.
Dönemin AKP Grup Başkanvekili Mahir Ünal, yasanın kabul edilmesinden iki gün sonra yaptığı açıklamada, “dezenformasyon” suçunun oluşması için beş koşulun da birlikte bulunması gerektiğini söyledi.
Ünal bu koşulları; yayılan haberin gerçek olmaması, ülkenin güvenliği veya kamu sağlığıyla ilgili olması, halk arasında panik, korku ve endişe yaratma kastı taşıması, kamu barışını bozmaya elverişli olması ve aleni biçimde yayılması olarak sıraladı.
Ünal, “Beş unsurun bir aradalığı aranacak. Bu beş unsurdan üçü varsa suç teşkil etmeyecek” dedi, ayrıca TCK 218’e işaret ederek haber verme sınırlarını aşmayan ve eleştiri amacıyla yapılan düşünce açıklamalarının suç oluşturmayacağını söyledi.
Dönemin Adalet Bakanı Bekir Bozdağ da Ocak 2023’te suçun oluşmasının “çok zor şartlara” bağlandığını savunmuş, bir kişinin yalnızca yazı yazmasının kamu barışını bozduğu anlamına gelmeyeceğini ve düzenleme nedeniyle fazla soruşturma açılmasını beklemediğini söylemişti.
En az 13 gazeteci tutuklandı
Türkiye Gazeteciler Sendikası’nın (TGS) 2025-2026 Basın Özgürlüğü Raporu uygulamada ortaya çıkan tabloya ilişkin veriler içeriyor.
TGS’ye göre, yasanın yürürlüğe girdiği Ekim 2022’den 1 Nisan 2026’ya kadar en az 88 gazeteci hakkında toplam 113 soruşturma başlatıldı. Bu dönemde 29 gazeteci gözaltına alındı, altı gazeteci tutuklandı. Bir gazeteci hakkında da konutu terk etmeme şeklinde adli kontrol kararı verildi.
TGS ayrıca bu tarihe kadar TCK 217/A kapsamında açılan davalarda kesinleşmiş bir mahkumiyet hükmü bulunmadığını bildirdi. Ancak TGS raporunun veri kesim tarihi olan 1 Nisan 2026’dan sonra da gazeteciler aynı maddeden tutuklandı.
Aydınpost imtiyaz sahibi Yelis Ayaz, 15 Mayıs’ta, Evrensel muhabiri Doğa Baskan 25 Haziran’da, gazeteci Ali Çağatay 26 Haziran’da, Cem Küçük 31 Temmuz’da, gazeteci Ali Tarakcı 26 Eylül’de aynı madde kapsamında tutuklandı.
Son olarak gazeteciler Şaban Sevinç ve Mustafa Balcı da 9 Ekim’de tutuklandı.

"Dezenformasyon yasası meşru gazeteciliği kriminalize eden bir baskı aracına dönüştü"
(HA)










