İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırıları ve ablukasının yanı sıra 24 Eylül 2025 tarihinde Küresel Sumud Filosu’na yapılan müdahale nedeniyle, taban sendikaları Giorgia Meloni hükümetinin soykırıma karıştığı iddiasıyla genel grev çağrısında bulundu.
“Blocchiamo Tutto” (Her Şeyi Engelleyelim) sloganıyla düzenlenen grev, İsrail'e silah ve malzeme sevkiyatını durdurmak için ülke çapında liman, yol ve iş yerlerinin abluka altına alınmasına yol açtı.

Filistin’de dijital sömürgeciliğe karşı direniş
Temel Sendika Birliği (Sindacale di Base -USB) ve İtalyan Genel İşçi Konfederasyonu (Confederazione Generale Italiana del Lavoro -CGIL)’nun öncülük ettiği genel grev ilanlarının yanı sıra pek çok öğrenci ve gençlik hareketleri aracılığıyla da üniversite, lise işgalleri ve liman eylemleri de bu süreçte etkili oldu.
22 Eylül’de Sumud Filosu’na destek amacıyla USB’nin başlattığı hareket 24 Eylül’de Filo’ya yapılan saldırıdan sonra diğer sendika ve örgütlerin de katılımıyla “Blocchiamo Tutto” hareketine evrildi. İtalya’da gazetecilik faaliyetini sürdüren aktivist Rachele Gonnelli, İtalya’daki Filistin yanlısı eylemlerin tarihsel sürecini ve “Blocchiamo Tutto” hareketini bianet’e anlattı.

Filistin Direniş Ekonomisi yayımlandı: Toprakla kurulan direnişin hikâyesi
“İtalyan Komünist Partisi, FKÖ ve Fetih ile yakın bağlara sahipti”
İtalya'da Filistin'le dayanışma neden bu kadar güçlü? Bu desteği yaratan tarihsel hafızayı ve süreci açıklayabilir misiniz?
İtalya'daki Filistin halkıyla dayanışma esas olarak 1960'lar ve 1970'lere dayanmaktadır. O dönemde, anti-emperyalist bir gerilla hareketi olan Fedailer, Che Guevara ve Vietkong ile birlikte İtalyan aşırı solu tarafından övülüyordu. Bu arada, o zamanlar Batı'daki en güçlü komünist parti olan ve seçmenlerin yaklaşık %30'una sahip İtalyan Komünist Partisi, Filistin Kurtuluş Örgütü (PLO) ve Fetih ile yakın bağlara sahipti. Filistin Kurtuluş Örgütü'nün İtalya'da oldukça saygın bir gayri resmi büyükelçisi olan Nemer Hammad bulunuyordu.

Küresel Sumud Filosu "Blocchiamo Tutto" hareketini nasıl şekillendirdi? Filodan önceki eylemlerin talepleri, Blocchiamo Tutto hareketinin taleplerinden hangi yönlerden farklılık ve benzerlik gösteriyor?
Sumud Filosu hareketi ve sizin "Her Şeyi Engelleyelim" dediğiniz hareket pratikte örtüşüyor, tek bir hareket. Aslında, "Her Şeyi Engelleyelim" sloganı altında hareket edenler kendilerini Sumud'un "yer ekibi" olarak görüyorlardı. "Her Şeyi Engelleyelim" sloganı, daha önceki yıllarda savaşa ve yeniden silahlanmaya karşı aşırı bir sivil itaatsizlik biçimi olarak silah yüklü gemileri bloke eden Cenova liman işçilerinin bir komitesinden kaynaklandı. Bu liman lojistik işçileri geleneksel olarak güçlü bir sendika gücüne sahip. Çünkü Cenova, İtalya'nın önde gelen limanı. Dahası, Nazi-faşizme karşı direnişte halkının cesaretiyle altın madalya kazanan Cenova, Avrupa'da kendi kendini (yani partizanlarla) özgürleştiren tek şehir.

31 OCAK’TA ÜÇ KENTTE EYLEM
Filistin’e Özgürlük Platformu: Vanaları kapat, ilişkiyi kes
"Pes etmiyoruz, yeni bir filo daha çıkacak"
İtalya'nın İsrail ile ilişkilerinin durumu nedir ve bu durum Filistin'e yönelik kamuoyu dayanışmasını nasıl etkiliyor?
Ne yazık ki, Giorgia Meloni'nin İtalya'sı ile Benjamin Netanyahu'nun hükümeti arasındaki diplomatik ilişkiler ve ticaret mükemmel. Şüphesiz ki, İtalya'daki Filistin yanlısı hareket de hükümete karşı bir harekettir. Ve "Özgür Filistin"den sonra sokaklarda en popüler slogan, Giorgia Meloni'ye yönelik "Siamo tutti antifascisti" (Hepimiz anti-faşistiz) sloganıdır.

Kaynak: No Harbour For Genocide/Genel grev sürecinde İtalya’daki kritik eylemlerin harita üzerindeki gösterimi
“Gemilerimizle ve arkadaşlarımızla bağlantıyı kaybedersek tüm Avrupa’yı durdururuz”- Riccardo Rudino USB Temsilcisi CALP, Cenova’dan sesleniyor.

Meksika, Filistin davet edilmediği için Gazze Barış Kurulu'na katılmadı
Soykırım hâlâ devam ediyor ve ateşkes ihlal ediliyor. Hareketin mevcut durumu ve kamuoyu desteği nedir?
Bu, baskı aşamasıdır. Hükümet, (anayasal görevi kurumsal güç dengesini sağlamak olan) Cumhurbaşkanı Sergio Mattarella tarafından yalnızca kısmen değiştirilen yeni bir güvenlik kararnamesi çıkardı ve sokak protestolarına, karayolu, demiryolu ve deniz ablukalarına sert önlemler alıyor. Tutuklamalar yapıldı, ancak her şeyden önemlisi, Filistin için grev yapan işçilere ve sendika üyelerine para cezaları kesildi. Merkez solun sağ kanadı (!) "nehirden denize kadar" özgür bir Filistin'i savunan herkesi antisemitizmle suçlayan bir yasa önerdi.
Hükümet, BM Özel Raportörü Francesca Albanese aleyhindeki Fransız şikayetini destekledi (neyse ki, BM şikayeti reddetti). Ve daha fazlası. Ama pes etmiyoruz ve Nisan ayında yeni bir Filo yola çıkacak. Ayrıca, Mart ayı sonunda, 23'ünde, yargıçların özgürlüğünü sınırlamayı amaçlayan bir yasa hakkında anayasa referandumu yapılacak. Eğer "Hayır" oyu kazanırsa, tüm anti-emperyalist ve pasifist hareketin yeniden nefes alacağına inanıyorum. Muhtemelen sizin de diyeceğiniz gibi: "İnşallah".
(ÇTY/NÖ)







